şükela:  tümü | bugün
  • vıcık vıcık ahmaklık ve çiğlik kokan eylemdir.

    altını çizerek belirteyim; merhum şahsı anmaktan bahsetmiyorum. öldüğü haberini alır almaz hemen, hiç zaman kaybetmeden merhumun hiç umrunda olmadığı bir fotoğrafı, imzaladığı bir kitabı, onun içinde bulunduğu ve rafta unutulmuş, bir şeylerin arasına karışıp tozlanmış halde duran bir malzemeyi sosyal mastürbasyon malzemesi yapıp ertesi gün uyandığında o kişinin öldüğünü bile unutmuş olmaktan bahsediyorum. yâd etmenin bu kadar kabası ve eğretisi, bir başsağlığının bile birkaç "like"a devşirilmeye çalışılacak kadar samimiyetsizleştirilmesi, zahmet edip kabrine bile uğramadan çok üzgünmüş taklidi yapılması, o şahsız tüm hayatının bu kadar niteliksizleştirilmesi sadece beni mi rahatsız ediyor bilemiyorum.

    adam yataklara düşüyor. aylarca, yıllarca o yatakta çaresiz bir şekilde tavanı seyrediyor belki ve bu durum kimsenin umrunda olmamakla beraber, en fazla bir "vah vah, tüh tüh" den öteye gitmiyor. ama o adam ölmeye dursun azizim... aman tanrım ağlayan smileyliler, merhumun yaşarken ettiği özlü sözleri, artistik portreleri falan gırla. insan takip etmeye yetişemiyor ve daha sabah olmadan o kişinin bu dünyadan geçmiş olduğu bile unutuluyor.

    "yahu sanane kardeşim isteyen istediği şekilde ansın sana giren çıkan mı var?" diyenleri duyar gibiyim: insanların minik parlak ekranları yüzlerine siper ederek birbirlerinden, duygularından, yaşamın ve ölümün hallerinden bu kadar uzaklaşmaları günümüzündeki neredeyse bütün sorunların kaynağıdır ve dolayısıyla evet dolaylı yollardan hepimize girip çıktığı gibi bana girip çıktığı da oluyor.