şükela:  tümü | bugün
  • tomris uyar'ın, yaza yolculuk adlı öykü kitabında yer alan öyküsüdür.

    ''ilk gelenlerimiz, yazbaşında görünürlerdi. yıkık kilisenin yamacındaki gelincikler yeni bittiğinde, gecenin ayazı tamtamına kırılmadan, gemi haftanın iki günü uğrarken, kıyıda, kışın getirip bıraktığı yosunlar, çerçöp, geçen yazdan kalma deniz yağı şişeleri, unutulmuş hasırlar hâlâ dururken -kum kamyonu, haziran'a hazırlık, temiz bir kum örtüsü serpmemiş daha kumsala. lokantalarla kır kahvelerini kimlerin işteceği bile belli değil, pansiyonların, otellerin fiyatları kararlaştırılmamış. belediyenin kiraya verdiği tek göz dükkanlar açılmamış. kıyı yaza hazır değilken daha''
  • çok çok güzel bir öyküdür. keşke fırsatım olsa da yeniden okuyabilsem.
  • unutulmuş çok güzel bir öyküdür bu. güzelliğinin kaynağı karakterlerin ve anlatılanların çoğunun gerçek olmasından kaynaklanır. evet bir zamanlar öyle bir otel varmış marmara adası'nda. tomris ve turgut uyar çifti çocuklarıyla beraber her sonbahar ve ilkbahar'da kafa dinlemek için gelirlermiş buraya. o zamanki adıyla marmara otel'e yani. turgut uyar çok severmiş özellikle. hatta ölmeden önce son sözleri olarak, beni mehmet'e(otelin sahibi) götürün, dediği rivayet olunur. tomris hanım bu öyküyü yayınladıktan sonra otel sahibiyle araları bozulur ve uzun bi süre gitmezler. sonrasında pek geleni gideni olmayan otel satılır ve tomris uyar'ın çok önceden dillendirdiği gibi ölür gerçekten.

    yıkıp yerine otel yaşpmışlar sanırım. nergis otel'di galiba. öyküyü ilk okuduğum da buraya gideceğim, demiştim. kısmet değilmiş.