şükela:  tümü | bugün
  • arka kapak tanıtımı 'eğer duygusal olarak olgun ve erişilebilir olmayan ya da bencil bir ebeveynle büyüdüyseniz; öfke, yalnızlık, ihanet ya da terkedilme gibi duyguları çok uzun süredir hissediyor olabilirsiniz.' sözleriyle başlayan, son zamanlarda okuduğum en iyi kitaplardan biri. dr. lindsay daha giriş kısmından sizin tam da yanınızda olduğunu hissettiriyor ve bu deneyimin kendinizi anlamaya, duygularınızı farketmeye, belki de sizi yıllardır çevreleyen görünmez zincirleri kırmaya yönelik bir yolculuk olduğunu fısıldıyor. bu tür ebeveynlere sahip olanların, alanda çalışan terapistlerin, anne-baba olmayı planlayanların şiddetle okumasını tavsiye ediyorum. çok kafa açacak, çok şey öğretecek, bolca da soru işareti hediye bırakacak bir kitap. kelime dağarcığıma 'prematüre yetişkin' kavramını eklemesi de benim bonusum oldu.
  • istisnasız herkesin okuması gereken bir kitap diye düşünüyorum. hepimiz yaşamda farklı roller üstleniyoruz ve illa ki insanlarla bağlarımız var fakat olmasa bile sadece kendini tanımak için okunmalı.
    eh kitaptan bir bölüm aktarayım da tam olsun;
    ----
    psikiyatrist harriet fraad'ın "toiling in the field of emotion makalesinde (2008, 270) başkalarını anlamak için gösterilen çabayı tanımlamak için duygusal emek terimini kullanır. "duygusal emek, duygusal gereksinimleri anlamak ve karşılamak için beyni ve kasları kullanarak zaman, çaba ve enerji harcamaktır. duygusal gereksinimler ile insanların takdir edilme, sevilme ve önemsenme ihtiyaçlarını kastediyorum. bireylerin duygusal gereksinimleri, genellikle dile getirilmez, bilinmez ya da bilinçaltındadır. duygusal emek, genellikle fiziksel emek (mal veya hizmet üreten) ile birlikte oluşur. ancak duygusal emek takdir edilme, sevilme ve önemsenme gibi belirli duyguları üretmeyi amaçlayan fiziksel emekten ayrılır." (sf 81).
    ...
    birçok rol ve meslek, duygusal emeğe bağlıdır ve eğer iyi sonuçlanırsa başkaları bu çabayı neredeyse fark etmez. hizmet sektöründeki birçok meslekte olduğu gibi iyi bir anne olmak, değeri anlaşılmayan bu emek için bir örnektir.
    olgun insanlar (duygusal olarak olgunlaşmış) empati ve benlik bilinci içinde yaşadıkları için ilişkilerdeki duygusal emeği otomatik olarak üstlenirler. önemsedikleri kişinin zor zamanlar geçirdiğini göz ardı etmeleri imkansızdır.
    ...
    duygusal olarak olgunlaşmayan insanlar ise, bu beceriden yoksun olmanın gururunu yaşarlar. dürtüsel ce duygusuz tepkilerini "ben sadece düşündüklerimi söylüyorum." ya da ben kendimi değiştiremem." gibi bahanelerle mantıklı hale getirmeye çalışırlar. eğer düşündüğünüz her şeyi söylememenin iyi bir işaret olduğunu ya da insanların değişmeden olgunlaşamadığını onlara anlatmaya çalışırsanız, muhtemelen size öfkeyle karşılık verecekler ve söylediklerinizi saçmalık olarak görecekler. (sf 82).
    ---
  • akıllara şu başlığı getirir (bkz: sokakta yürüyen insanların yüzündeki mutsuzluk)
  • günümüzde nba'de çok güzel bir örneğini los angeles lakers takımında görmekteyiz. (bkz: lonzo ball)
  • çocuk yaşta olgunlaşmışlardır.

    yine müthiş özet geçtim panpalar hadi yine iyisiniz.
  • kitaba bu aksam basladim. 42 sayfa okudum henuz. hayatimin ozetini yapmis adeta. yuregim agzimda okuyorum her sayfayi, gozlerim doluyor istemsizce. bu gece bitiririm muhtemelen. umarim ilerleyen sayfalarda cozum yollari da vardir.

    okudukca kendi cocuklarima da aynisini yaptigimi farkediyorum. bilmeden ayni kendi ebeveynlerim gibi ama biraz torpulenmisi olmusum. duzeltmek icin okumam lazim.
  • bir klinik psikoloğun kaleminden çıkan ve pek çok gerçek olduğunu düşündüğüm ebeveyn çocuk ilişkisi örneği barındıran kitap.

    özellikle bulunduğumuz coğrafyada , ebeveyn olsun olmasın çoğu kişinin gerek nesilden nesile aktarım yönüyle, gerek fiziksel yaşama şartlarımızın zorluğu nedeniyle hastalıklı savunma mekanizmalarına sahip olması hepimizin malumu. bu insanlar çocuk yetiştirdiğinde de oluyor sana ''olgunlaşmamış ebeveynin çocuğu.''
    fakat artık pek çok şeyin erişebilir ve bilinebilir olması, bu çocukların kendilerindeki hasarı farketmelerine neden oluyor. farkındalık, büyütür insanı. bu insanlar da büyüyor en nihayetinde.

    bu noktadaki sıkıntı ise, ebeveynimizle kurduğumuz ilişkinin, pek çok yetişkin ilişkisinde bilinçdışı olarak bize rehberlik ediyor olması. bu kitabın sağlamaya çalıştığı en büyük yarar , kendimizi ailemizin etkisinden kurtarmak değil, ailemizin bize öğrettiği yakınlık kalıplarından kurtarmak.

    türkiye'de dört basım yaptı bu kitap, daha da yapacağını düşünüyorum ve ilişkisel zorluklar yaşayan ''yetişkin çocuklar'' için güzel bir rehber olabileceğini düşünüyorum.

    kitaptan alıntılar alttadır efendim, keyifle okuyunuz.
    --- spoiler ---

    hayatta yapacağınız tek şey ise, biri sizin istediğinizi verene kadar beklemek değil.

    ilişki kurmak isteğinizi buna karşılık verebilen insanlara saklayın.

    ailenin bir üyesi olmak, insanlara eşya gibi hükmetme hakkını kimseye vermez.
    kendiniz için harekete geçmek travmatik çaresizliğin panzehiridir. kendinizi ifade etmek, en büyük özgürlüktür. bağımsız bir yetişkin olarak, ailenizin anlayışına ihtiyaç duymadan da yaşayabilirsiniz. duygu ifade ederken en önemli husus ise, ailenizi değiştirmeye çalışmak değil, kendinize karşı dürüst olmaktır.
    iyi ilişkiler, iyi planlanmış evler gibi hissettirmelidir. içinde yaşaması öyle kolay olmalıdır ki mimarisine ya da planına bakmaya gerek kalmamalıdır.
    duygusal olarak olgun insanlar tutarlıdır ve tutarlı olmak insanı güvenilir yapar. ayrıca duygusal olarak olgun insanlar her şeyi kişisel algılamazlar. pot kırmayı red değil bir hata olarak görürler. bir hata yaptığınız için sevilmediklerini hissetmeyecek kadar gerçekçidirler.

    o kişiye neden umut bağladınız? onu tanımıyorsunuz ki?
    --- spoiler ---