*

şükela:  tümü | bugün
  • her zaman kisinin kendisinden beklenen tavir, olgu. (bkz: uyma ona)
  • kemale ermek
  • insanin sudan sebepleri onemseyip kendine acimayi geride biraktigi andan sonra girilen ruh hali.
  • hiç tahmin etmediğiniz insanların size gelip hiç tahmin etmediğiniz konular hakkında konuşması, sizin de onu kırmamak için, ne kadar kırıldığınızı göstermeden ses çıkartmamanız. düşünceli olmak.
  • büyük mutluluklar, büyük üzüntüler, büyük umutlar ve büyük hayal kırıklıkları ile ulaşılan, kazanmayı da kaybetmeyi de göze almadan elde edilemeyen meziyet.
  • hayat ateşinin insanı pişirmesi, çiğliğini alması durumudur.
  • insanın ; sekreter, şoför, aşçı ve mürebbiyelere para ödemeye başlayacağını ümit ettiği yaş.
    yani yaş iş; (bkz: türk filmi)
  • yaşanmışlıkların getirisi olarak yetişir yaşam ağacında.
  • olgunluk, hayatın akışında parcalanmak degil bir bütün olarak kalabilmektir.
  • bir tek kelimenin bir insan uzerinde ne kadar derin izler bırakabilecegine ornek teskil eden kelime.

    sorgulanması gereken husus, olgunlasmanın hareketlerimizde mi yoksa, hayata bakıs acımızın ne kadar degismis olup olmadıgında mı oldugudur.

    olgun oldugunu varsayan sahıslar cogu zaman bunun ne oldugunu bile bilmezler. olgunlugu sakin tavırlar takınıp etrafındaki kimseleri ne kadar takmazlarsa o kadar olgun olduklarını sanırlar. en ufak bir seyden bile, mesela yere dokulen su birikintisinin olusturdugu sekli komik bir olguya benzetip gulmeyi becerebilen insanlara "off bos musun ya! buyu artık!" gibi kelimeler sarf etmeyi olgunluk bellerler.

    oysa o insanın, o "sulu" ismi yakıstırılıp ciddi muhabbete taraf olarak alınmayan kimsenin, hayatta en ufak ve en sacma seye bile gulmeyi becerebildigini, dolayısıyla kendini ve etrafını mutlu edebilmeyi becerebildigini goremezler.

    olgun olan kisi bu "sulu" kimsedir aslında. cunku bu kimse, hayatta hicbirseyin bir insanı en ufak derecede dahi olsa kırmaya degmeyecegini ve her dakika gulebilmenin mutlu olabilmenin hic ama hic bir zararı olmadıgını, aksine yararı oldugunu kesfeden kisidir.

    yine de o sulu insan bu kimselerden, onlara almayı reddettikleri neseyi sacmasına karsın, saygıdan baska hicbirsey beklemez.

    ne yazık ki onu da bulamaz bu kişi. uzulur, kırılır belki ama cekinmeden baskalarına da olsa o neseyi sacmaya devam eder. fakat hep o kazanır sonunda.

    hayat oyle kısadır ki hicbir ayrıma, sınıflandırmaya, dargınlıga ve kavgaya degmez.

    olgunluk affetmektir, unutmaktır. ve hareketlerden pek anlasılmaz. insanin kafasındadır aynen herşeyin orada olduğu gibi.

    işte olgunlgun tanımı budur.