şükela:  tümü | bugün
  • sinir sistemi destek dokusuna ait, özellikle beyincikte görülen kötü huylu tümör.
  • özellikle son yıllarda cep telefonunun aşırı kullanılmasına bağlı sıklığı artmıştır. bu nedenle 30-40 yaşlarında sık görülür.

    en sık epilepsiye sebep olan beyin tümörleridir. sıklıkla frontal lob'dan çıkar.

    edit: bilgi eklendi.
  • ismi havalıymış, içeriği üzücü.
  • ben doktor değilim. kız kardeşim maalesef bu hastalığa sahip. ben de tıpkı diğer insanlarda olacağı gibi sayısız geceler uykusuz kaldım bu hastalığı araştırmak için. ancak türkçe kaynaklar çok yetersizdi. inglizicem de çok iyi sayılmaz akademik terimleri bilmiyorum elbette. yine de vikipedi sitesinde sağ tıklayıp türkçe diline çevir diyebiliyorum. ancak geçen gün annemi yakaladım hastalığı araştırırken. kim bilir kaçıncı arayışıydı kadının. vikipedi yasaklıydı ama yine de sayfaya girip türkçesini göremediği zaman sayfayı türkçeye çevirmek aklına gelmezdi. bunu fark edince benim annem gibi kaç kişi daha vardır diye düşündüm. en azından bunu birisi yapmış olsa belki okur bilgi edinirler diye düşündüm. çünkü annemin babamın bu hastalığı araştırırken defalarca ekşi'ye girdiklerini gördüm. burda da bilgi yoktu. ben de en iyisi vikipedideki bu bilgileri buraya çevrilmiş bir şekilde koyayım dedim. belki birisi okur belki birisine faydam dokunur.

    oligodendrogliomlar, beynin oligodendrositlerinden veya bir glial prekürsör hücresinden kaynaklandığına inanılan bir glioma türüdür.öncelikle yetişkinlerde (tüm primer beyin ve merkezi sinir sistemi tümörlerinin %9.4'ü) ortaya çıkarlar, ancak çocuklarda da bulunur (tüm primer beyin tümörlerinin %4'ü).

    vakaların yüzde elli ila sekseninde herhangi bir yerde, bir oligodendrogliomun ilk belirtisi nöbet aktivitesinin başlangıcıdır. çoğunlukla frontal lobda oluşurlar. kafa içi basınç artışı ile birlikte baş ağrısı da oligodendrogliomun yaygın bir semptomudur. tümörün konumuna bağlı olarak, görme kaybı, motor güçsüzlük ve bilişsel düşüşten herhangi bir nörolojik eksiklik indüklenebilir. bu tümörün anatomisini (boyut, yer, heter/homojenlik) karakterize etmek için bilgisayarlı tomografi (bt) veya manyetik rezonans görüntüleme (mrı) taraması gereklidir. bununla birlikte, bu tümörün kesin tanısı, çoğu tümör gibi, biyopsi muayenesine dayanır.

    oligodendrogliomalar genellikle mevcut tedaviler kullanılarak tedavi edilemez olarak hissedilir. bununla birlikte, daha yaygın astrositomlara kıyasla , uzun süreli hayatta kalma ile yavaş yavaş büyürler. bir seride oligodendrogliomalar için ortalama sağ kalım süreleri derece ıı için 11.6 yıldı.

    bununla birlikte, bu tür rakamlar yanıltıcı olabilir, çünkü tedavi tiplerini veya tümörlerin genetik imzalarını etkilemezler. yakın tarihli bir çalışmada, kromozom delesyonları ve tedavi olarak radyasyon veya kemoterapinin etkilerine dayanan sağ kalım, aşağıdaki sonuçlar (hem düşük dereceli hem de anaplastik oligodendrogliomalar) ile analiz edildi: radyasyon ile 1p / 19q silme = 121 ay (ortalama), 1p / 19q silme kemoterapi ile = 160 aydan fazla (ortalamaya henüz ulaşılmadı), radyasyonla 1p / 19q silme yok = 58 ay (ortalama) ve kemoterapi ile 1p / 19q silme yok = 75 ay (ortalama).

    bu tümörün sert doğası ve nöroşirürji , kemoterapi ve radyasyon terapisi ile ilişkili potansiyel morbidite nedeniyle , nöroonkologların çoğu başlangıçta dikkatli bir bekleme süreci izleyecek ve hastaları semptomatik olarak tedavi edecektir . semptomatik tedavi sıklıkla nöbetler için antikonvülzanların ve beyin şişmesi için steroidlerin kullanımını içerir .

    temozolomidin standart dozlama programı, 28 günlük döngülerde art arda 5 günlük günlük dozlamadır. bununla birlikte, farklı dozlama programları, daha düşük miktarlarda ilaç kullanarak sürekli günlük dozlama gibi daha iyi sonuçlar verebilir (örneğin, 28 günlük döngüler sırasında 21 günlük dozlama). değiştirilmiş bir dozlama çizelgesi örneği olarak, 7 hafta boyunca her gün daha düşük günlük dozlar ve ardından 4 haftalık izin süreleri kullanılarak umut verici sonuçlar gösterilmiştir. dozlama süresi ile ilgili olarak, oligodendrogliomalar için onkologlar tarafından reçete edilen süre önemli ölçüde değişir ve 6 döngü ila 32 döngü (yani 3 yıldan fazla) arasında değişir. bir çalışmada araştırmacılar, 5/28 günlük döngüde en az 12 ay boyunca temozolomid alan hastaları, bu hastaları iki gruba böldüler: 12-18 döngü için temozolomid alan hastalar ve "uzun süreli" hastalar 19 veya daha fazla döngü (aralık 19 ila 32 döngü arasındaydı). araştırmacılar, "uzun süreli" tedavi ("kısa süreli" hastalar için medyan progresyonsuz sağkalım için 95 hafta (73 haftalık takip) için istatistiksel olarak anlamlı bir avantaj olduğunu, ancak "uzun süreli" hastalar için medyan ilerlemesiz sağkalım henüz ulaşılmadı (134 haftalık takip)).

    yaygın olarak sızan doğası nedeniyle oligodendrogliomalar tamamen rezeke edilemez ve cerrahi eksizyonla tedavi edilemez . tümör kütlesi bitişik beyin yapılarını sıkıştırırsa, bir beyin cerrahı diğer tüm kritik, sağlıklı beyin yapılarına zarar vermeden tümörün olabildiğince fazlasını çıkarır. cerrahiyi kemoterapi , radyasyon veya her ikisinin bir karışımı takip edebilir , ancak son çalışmalar radyasyonun genel sağkalımı iyileştirmediğini göstermektedir (yaş, klinik veriler, histolojik derecelendirme ve cerrahi türü dikkate alındığında bile).

    oligodendrogliomalar, diğer tüm infiltre eden gliomlar gibi , çok yüksek (neredeyse tekdüze) bir nüksetme oranına sahiptir ve zamanla kademeli olarak artar. tekrarlayan tümörler genellikle daha agresif kemoterapi ve radyasyon tedavisi ile tedavi edilir. son zamanlarda, stereotaktik cerrahinin erken teşhis edilen küçük tümörlerin tedavisinde başarılı olduğu kanıtlanmıştır.

    hastaların azınlığında uzun süreli sağkalım bildirilmiştir. agresif tedavi ve yakın izleme ile düşük dereceli oligodendroglioma için tipik yaşam beklentilerini aşmak mümkündür. westergaard'ın çalışması (1997) 20 yaşın altındaki hastaların ortalama sağ kalımının 17.5 yıl olduğunu göstermiştir. başka bir çalışmada 20 yıl sonra% 34'lük sağ kalım oranı gösterilmiştir. yukarıda bahsedildiği gibi tedavi ya tümörlerin genetik imza tip faktör yok ancak, bu rakamlar yanıltıcı olabilir. ek olarak, bu tür tarihsel veriler, hastaların (diğer beyin tümörü tiplerine kıyasla) nispeten uzun süre hayatta kalması ve zamanla daha yeni tedavi seçeneklerinin sunulması nedeniyle önemini yitirir.

    bazı yerlerini kestim bilgilerin. burda yazan bilgilerin çoğu ortalama gliom tümerleri için geçerli ufak olanlarda cerrahi operasyon yetiyor demişti kardeşimin doktoru. yüksek seviyeli olanlar ise en çekilmez olanları. ancak şunu söylemekte fayda var. tıp her gün ilerliyor belki de artık ortalama sağ kalım süresi uzamıştır. en azından ben öyle umuyorum. keşke herkes iyileşse şu illet hastalıklardan.
  • sadece bu beyin tümörü kemoterapiden fayda görürler.
  • ismi havalı kendisi belalı bir beyincik tümörü. gelecek yıllarda lineer doğrusundan çıkıp parabolik bir eğri göstermesi muhtemel tümör teknolojinin getirdiklerinden.
  • who grade ıı bir tümördür. genelde astrositomalardan daha iyi bir prognoz gösterir. beklenen yaşam süresi 5-15 yıldır. beyin hemisferlerinde ağırlıklı beyaz cevherde yerleşir. tüm gliomların %5-15 kadarını oluşturur. 4-5. dekadlarda görülme sıklığı artar. makroskopisinde iyi sınırlı, gri jelatinöz kitleler olarak kendisini görürüz. kitlede sıklıkla kalsifikasyon vardır. kalsifiksayonları ct'de görebiliriz. sıklıkla kistik bir komponent ve hemoraji de vardır. mikroskopik incelemede ise tümörde ince dallanan vasküler yapılar tipiktir. tümör hücre sitoplazması, perinükleer olarak şeffaf bir halo ihtiva eder. sahanda yumurta görüntüsü(chicken wire) ve pleksiform damarlar görürüz.

    hastalık ilerliyor ise düşük grade'den yüksek grade'e geçişi genelde 6 yıldan uzun bir zamanı kapsar. olgiodendroglioma'da vasküler endoltelyal proliferasyon görürsek artık ona anaplastik oligodendroglima deriz, who grade ııı bir tümör olan ileri halidir. bunda atipi, mitoz ve nekroz artmıştır dolayısıyla prognozu daha kötüdür.

    oligodendrogliomlarda en yaygın(%90'ında) genetik anormallik ıdh1 ve ıdh2 gen mutasyonlarıdır. tümörde bu mutasyonları saptamış isek daha iyi bir seyir göstereceğini öngörebiliriz. ek olarak kromozon 1p ve 19q'da delesyonlar da sıklıkla karşımıza çıkar( olguların %80'i) başka ilave mutasyonlarda gözlenebilir ve prognozu belirlerle örneğin cdkn2a'da mutasyon gibi ya da 9p ve 10q'da kayıplar gibi.