*

şükela:  tümü | bugün
  • salak magazin programlarında haftanın rüküşlerini ve şıklarını seçerken kullanılan puanlama cümlesi.

    son olarak ayaklarına giydiği uzun burunlu yüksek topuklu ayakkabilar giydigi kıyafetle uygun değil. ve hülya avşar'a olmadi diyor on üzerinden iki veriyoruz.
  • (ara: magazin)
  • sözlükte duymaya alışacağımız laf....
    * * *
  • 3 olmamisa karsilik geliyorsa 0 in karsiligi ne olur sorusunu akillara getiren puanlandirma cumlesi
  • devamı da vardır:

    ...ve geçiyoruz çağla şikel'e!!!..
  • "yine sicmissin, merkepten biraz hallice gozukuyorsun, biz de zaten mafyanin/sov dunyasinin lekelemek ya da azicik burnunu surtturmek istedigi boynundan yukarsi yuz-goz-sac, gozundan berisi ense olan bir heykelcik ariyorduk, bari soyle azicik yuksek verelim de bizim de ayni malligin adami oldugumuz anlasilmasin" demeye getirilir.
  • bu kalıpların arkasındaki anlamı kavramaya pek kafam basmıyor açıkçası. derdimi de anlatamadım.

    - olmamış diyor, 10 üzerinden veriyoruz

    yav kimsiniz siz? kaç kişisiniz? ekip misiniz, çete misiniz, yoksa siz de mi mafyasınız? onu geçelim, asıl anlatmak istediğim... yani şöyle olması gerekmiyor mu:

    - olmamış
    - al sana 3

    ama bunu demiyorlar ki? bunu söylemeden yok şöyle dedik, böyle dedik. neye dayanarak? işteee sevgili okurlar, bu soruların cevabını gün yüzüne çıkarmak için iki günümü bu konu üzerine eğilerek geçirdim. yani insan neden demediği bir şeyi demiş gibi gibi konuşur diye. ulaştığım analiz sonuçlarını sizlerle paylaşıyor olmaktan hoşnutum.

    öncelikle, bu adam tek kişi. önceden düşünürdüm zaten hep. yani bunlar 5-10 kişi olsa, her ağızdan ayrı ses çıkacak: "benden 2" "ben 4 veriyorum abi" "sandaletin içine çorap giymiş, 7" "usta bu bizim yengenin kuzeni, 9 vermezsem..." vs... şimdi size soruyorum, bunların ortalamasını alsak tam sayı çıkma olasılığı nedir ki? tamam diyorum, her zaman küsüratlı olmaz, arada tam çıktığı olur da, ben hiç duymadım ki "olmamış diyor 10 üzerinden 5.5 veriyoruz" diyen spiker. bu olay kıllandırmıştı beni. dedim hep yuvarlıyorlar mı diye. hep yuvarlanmaz ama, bilen bilir, 10 üzerinden 9 almakla 10 üzerinden 10 almak çok farklıdır. işte bu yüzden, bu adam, tek! tek başına tezgahlıyor, dümenin başında yalnız bir kişi var.

    yalnız olduğunu ortaya çıkarttık, kanıtladık da... bu adam neden çoğul konuşuyor sanki yanında 3-5 kişi daha varmış gibi? bunun cevabını siz de düşünseniz bulursunuz aslında. bakın mesela ben yazının tümünde tekil konuşsam, daha ciddiyetsiz bir hava olmayacak mı ortamda? belki biraz daha samimiyetsiz falan. ama ne diyorum: "kanıtladık" "beraber başardık" etajer... daha bir gaza gelmiyor musun "oha yaptık hakkaten" diye? sana soruyorum yaav? ha? soruyoruz yani, hep beraber, arkadaşlar da var...

    bu da temiiz. kafam rahat. fakat bir soru daha var kafalarımızı kurcalayan: neden hiç dememiş olduğu bir şeyi demiş gibi yapıyor? aslına bakarsanız hiç dememiş olduğunu bilmiyoruz. yani bizim duymamamız, söylemediği anlamına gelmez. değil mi? ama madem tek kişi olduğunu herkese gösterdik, bu adam kendi kendine mi konuşuyor o zaman? evet! elbette! sonuçta, adamın işinin partiden defileye, oradan katalog çekimlerine koşan mankenlere; sosaayitinin kokanalarına puan vermek olduğunu düşünündüğünüzde, hafif tozutmuş, gözleri seyiren biri olduğuna kanaat getirebilmeniz gerekir. bu adamın, kendi kendine konuşmasına yetecek ruhsal darbeyi de mesleğinden dolayı aldığını ifşa ettiğimize göre, şimdilik daha fazla soru kalmıyor.