şükela:  tümü | bugün
  • "savaşmaktan ve ölmekten korkmak beni daha mı az erkek yapar ?"

    insanın aklına takılan samimi bir soru.
  • yaşamaktan korkmak seni daha az erkek yaparda, neyin çıkarında olduğunu bilmeden girdiğin bir savaş veya ölmek yapsa yapsa moron yapar.
  • cevabı hayır olan soru. daha az erkek değil de sizi daha az insan yapacak bir şey arıyorsanız;

    (bkz: göte göt diyememek)
  • daha çok panik atak yapar.
  • yapmaz, en azından beni yapmıyor. zira ölmekten korkmak, ürkmek gerektiğinde gözü kapalı ölüme gitmeye engel değil. kendimle başbaşa kaldığımda hep sorguladığım şey ölüm. doğuyorsun, büyüyorsun, şanslı isen iyi bir eğitim alıyorsun, iyi bir insan olmaya çalışıyorsun, günün en az 8 saati ekmek parası peşinde koşuyorsun, emeklilik hayalleri kurup yine şanslı isen bunları gerçekleştiriyorsun, ömrünün son deminde hastalıklarla mücadele ede ede inancın, dinin ne olursa olsun bedenin çürüyüp ruhunla kendin için bir bilinmeze doğru yola çıkıyorsun. tabii ki korkacaksın. bilinmezden korkuyorum..
  • ölmekten korkmak kimseyi daha az erkek, kötü insan, beceriksiz yaşam formu yapmaz.

    hatta korkmak kimseyi daha aciz, içine kapanık ve yeteneksiz hiç yapmaz.

    ve daha da ötesi korkmak veya korkmamanın cesaretle ve bu durumda belirtilen erklikle, hiçbir alakası yoktur.

    çünkü gerçek cesaret korktuğunu dahi söyleyebilmektir.
    korkusuzluk denen şey yalandır. olay olsa olsa çaktırmamaktır ve renk vermemektir.

    hayatım boyunca, cesaret, ölüm korkusu gibi kavramları profesyonel düzeyde bizzat yaşadım, tanıştığım hemen herkesten benzeri soruları belki binlerce kez aldım. çünkü o rutin hayatlarında, evlerindeki koltuk takımlarını dahi kişiselleştirip, mülkiyetçilik kollarında hayata kazık kakmaya meyilli insanların bu cesaret ve korkmak üzerine geniş bir handikapı mevcut.

    erkeklik kavramına kadar indirgenen ama aslında insanın öz benliğindeki ilkel içgüdülerde "alfa" olma sendromunu kapsayan şeyden kaçınmanız için bir kaç ipucum mevcut.

    1. mülkiyetsiz yaşayın: hiçbir ev, araba, kazak, ayakkabı, insan veya topluluk sizin değil ve siz de o şeyler bütünü değilsiniz.

    2. cesaretinizi sınamak için profesyonel bir girişimde bulunun: ama bunu ne olursa olsun yapın. ağlayın, bağırın, çağırın, gözlerinizi kapatın ama mutlaka yapın. sonuçta kafadaki o soru işaretini oluşturan karanlığı içine yakılan ışıkla, o kadar da korkulan bir şey olmadığını keşfetmenizi sağlarsınız.

    3. kesin hükümlerden, sert köşelerden kaçının: "şunu yapan laledir", "bu topluluk aptal", "ordakiler yeteneksiz" gibi, kendi eksikliklerini başka insan veya insanların eksiklerini yermekle daha şahane bir insan olmayacaüınızı farkedin. kendinizi bu anlamda geliştiremedikten sonra, başka insanların kötü olması sizi iyi yapmaz, onlara göre birazcık avantajlı olmanızı sağlar yalnızca.

    özetle, ölmekten korkmak, sadece ölmekten korkmaktır.
    olay, buna kendinizi nasıl adapte edebileceğinizle alakalıdır.
    ve erkeklik dediğiniz o şeyin tüm bunlarla hiçbir alakası yoktur.

    bu şahane güzel kitap konusuymuş, birisi üzerine yazsa bari. *
  • ...
    ne ölümden korkmak ayıp,
    ne de düşünmek ölümü.

    (bkz: nazım hikmet)