şükela:  tümü | bugün
  • olagan ve her an mümkün oldugunu benimseyince olusan duygu. yine de hicbir önem arzetmez. ölüm cani isterse gelir ve alir.
  • "hayat o kadar anlamsız ve bir o kadar mudanasiz, dünya üzerindeki varlığım o kadar önemsiz ki... simdi ölsem ne fark edecek" diyorum çoğu zaman..
  • daha yaşamaya başlamadım ki diye düşündüren his. arada gelir bir uğrar gider.
  • her zaman açığız ölüme yalnız yapmak iatediklerimizi gerçekleştiremezsek o zaman gözlerimiz açık gidebilir.
  • hayata dair umitlerim yok.bugun olsem sadece neden dun degildi diye sorarim.intihar etmeyi cok defa dusundum ama kendime yakistiramadim nedense.gercekten sevdigim babacan kivamdaki arada bir ictigim ev sahibi curumus cesedimi koklayacak da ailem konsolusluktan gecenin bi vakti gelen telefonla perisan olacak falan.hikaye.olay got yemesi.ama gotunun yedigi an hazir hissetmek de senin elinde.ben yapamadim onca imkanim oldu.allah kuytu kosede yesillenmis bir dal parcasina bile hayat vermisken benimkini harcamak fikri nefret ettirdi kendimi benden.ama yarina da cikmazsam sasirmam.
  • (bkz: dmt)
  • ilginçtir ki mutsuzluk nöbeti ya da panik atak geçirdiğim zamanlarda yatışma evremde hissettiğim duygudur. şu an yaşadığım koşulları düşünürsek eskiye göre çok artmıştır bu hissi hissetme sıklığım. sevmediğim bir şehirde, güvensiz bir ortamda, sokakta insanların öldürüldüğü ya da rastgele dövüldüğü bir mahallede birkaç sene boyu yaşamaya mecbur olmak, ayrılmaya paramın olmaması, birkaç sene içinde o paranın asla olmayacak olması, çıkar ilişkisi dışında bana yanaşanlar ve işleri bitince kaybolanlar dışında hiç arkadaşımın olmaması, ailemin yanımda olamaması, yalnızlık, bunca çabanın ve sürünmenin sonucunda madem öleceksek, ki sonsuz yaşama falan inanmam, neticede çürüyüp gideceksek bu kadar uğraşmanın ve çabanın, sürünmenin anlamı nedir? bu soruyu cevaplayamamam. ama göt yemiyor ki insan kendini öldürsün. başka yerden bekliyor, ama istemem biri beni öldürsün. bir de şu var, ölüm böyle hazır hissederken gelmez bence, en hazır olmadığımız, hatta "oh onca sürünmenin ardından sonunda refaha erdik" dediğimiz anda gelecekmiş gibi hissediyorum, maksat ibnelik olsun hesabı. sürekli bir hazır olma ama gene de tam hazır olmama halidir çoğu zaman.
  • mükemmel bir histir. insanı rahatlatır. dünyevi dertlerin bir anda hiçbir önemi kalmaz. neden bu kadar yıpratmışım ki kendimi duygusu hakimdir. tam bir huzur.
    (bkz: intihar etmeye kesin karar verilen an)
  • william shakespeare’in hamlet adlı oyununda yazdığı gibi “acaba zalim feleğin okuna, taşına göğüs germek mi, yoksa bu mihnet deryasına karşı koyarak hepsine son vermek mi daha asil bir hareket olur? ölmek: uyumak… hepsi bu kadar… ve bir uykuyla bütün kalp ağrılarını, vücudun yakındığı bin bir derdi dindirebilmek… işte varlığımızın özlediği netice! ahh, işte güçlük burada! çünkü ruhumuz bu fani kalıptan sıyrılıp ölüm uykusuna daldığı an, nasıl bir rüya göreceğimizi kim bilir?”

    ölüm nasıl bir şey acaba? son nefesimizi verirken aklımızdan neler geçecek? filmlerdeki gibi hayatımızda bizim için en önemli olan anılar mı gözümüzün önünde canlanacak ya da ölüm korkusu mu saracaktı bünyeyi? kaç dakika sürecek? ruh bedenden çıkınca kendisini özgür hissedecek, acılar dinecek miydi?

    10 yıldan uzun bir süredir kendimi ölüme hazır hissediyorum. yaşamaya hazır olamadım ki hiç.

    didem madak ne güzel söylemiş;” camdan papuçlarım kırık, prens de bulamaz beni artık. hayata söyleyin bundan sonra gitsin anlamını masallarda arasın.”
  • genelde ağlama krizine girdiğimde kendini hissettiren duygudur. hele birisinde hıçkırıklara boğulmuşken ve yan odada ailem varken, kendi odamda bulunan tüm ilaçları çalışma masama dizip hepsini içmem durumunda öldürme olasılığı var mı yok mu diye hesap yapmışlığım bile vardır. panik atak olmam nedeniyle o dönemde antidepresan da kullanıyordum. ilaçların birbiriyle etkileşimi durumunda öldürmeyip süründüreceğine kanaat getirip ağlamayı kestim ve sakinleşmeye çalıştım. bu olaydan sonra 3-4 kez daha yaşamımı sonlandırmayı düşündüğüm oldu.

    velhasılı kendi hayatına son veren insanların ne hissettiğini, nasıl bir psikoloji ve ruh hali içerisinde olduğunu kestirmek zor. bu duyguyu yaşamayan anlayamaz. dolayısıyla insanları yargılamamak gerektiğini düşünüyorum. intiharı meşrulaştırmaya çalıştığımı düşünmenizi kesinlikle istemem. bu hissi bir kez bile tatmış olan varsa önerim; hayatınızı iyileştirmek için çaba gösterin! ölümü düşünmenize neden olacak kadar kendinize boş zaman bırakmayın! yalnız da olsanız kendinizi mutlu edecek şeyleri keşfedin ve çok büyük beklenti içerisine girmeden hayattan keyif almayı deneyin!

    edit: mehmet pişkin'in intihar notu! >>> tam da bahsettiğim şey!