şükela:  tümü | bugün
  • aziz nesin'in ellili yıllarda yazdığı bir ölünün ağzından istanbul'un o devirdeki sosyal yaşamını eleştirip sosyal hizmetlere tatlı tatlı giydirdiği mizah kitabı. benim gözümde en güzel kitaplarından biridir.
  • ölmüş bir eşşekle ilgil yarım yamalak aklımda kalan bir hikaye şöyle;

    bir tasavvuf ehli ve talebeleri çölde gezintideyken (bkz: çölde gezintiye çıkmak), yollarının üzerinde ölmüş bir eşşeğe rastlamışlar. müridler burunlarını tutarak, tiksinerek, ölü eşşeğin yanından geçmişler. kemale ermiş kişi ise geçerken "ahh, ne güzel dişleri var" demiş.

    hülasa; burdan çıkaracağımız sonuç: çirkin görünen şeylerin ardında bir güzellik vardır her zaman; güzel düşünen, güzel görür kıstasınca.

    (bkz: bay didaktik)
  • kurban bayramına uzun zaman kala satın alınıp arka bahçeye bağlanan umarsız koyun...
  • nevşehir'e bağlı avanos ilçesinde adı makbule olan bir kadın yaşardı. eğer erkek olsaydı şu an adını aşık veysel'le, neşet ertaş'la anıyor olabilirdik. fakat kadın olduğu için sivri dili ve deyiş söylemekteki kıvraklığı pek az kişi tarafından biliniyor. günün birinde makbule'nin pek de sevmediği bir akrabası uyuz bir eşek alır, eşek de bir süre sonra ölüverir. makbule bunun üzerine ölmüş eşek deyişini söyler:

    "samsundan gelirim de urgandır yüküm,
    sırtımdan soydular palanım kürküm,
    değme ağa değme pek geldi uykum,
    yemen de kargalar etimi yemen,
    böyle olup öldüğümü ağaya demen.

    böyle olup öldüğümü demen ağaya,
    sırtım yere geldi de ayaklarım havaya,
    beni değiştirdilerdi bir ölçek arpaya,
    yemen de kargalar etimi yemen,
    böyle olup öldüğümü ağaya demen."
  • "öyle insanlar var ki, çoktan ölmüş olmaları gerekirken, yaşıyoruz diye ortalarda dolaşıp duruyorlar."
  • acıkınca eti yenilmesi öğütlenen hayvan. kaynana götünden daha makbul bence.

    "acıktıysan accık ye
    derelerde böcük ye
    ölmüş eşeğin etini ye
    kaynanın götünü ye"
  • cesur hayvan.
  • girişimci genç bir çocuk bir köylüye ait yaşlı eşeğe talip olur. köylüye bu eşek için 100$ ödemek istediğini bildirir. köylü: "bu eşek yaşlı ve güçsüz, işinize yaramaz, kaldı ki 100$'ın bu eşek için çok olduğunu, esasen satmak istemediğini" beyan eder. genç adam ısrar eder. nihayet, köylü satmayı kabul eder. ancak, ertesi gün eşeği teslim edebileceğini de ekler. genç adam memnun olur, ve 100$'ı köylüye hemen orada öder.

    ertesi gün, köylüye giden genç ummadığı bir cevapla karşılaşır. köylü: "eşek sizlere ömür" der..

    genç adam üzülür: "o zaman paramı iade eder misiniz?" der..

    köylü: "üzgünüm harcadım." der

    genç adam: "bana ölü de olsa eşeğimi teslim edin."

    köylü merak eder: "ne yapacaksınız ölü eşeği?"

    genç: "bir piyango düzenleyeceğim ve eşeği ödül olarak vereceğim" der..

    köylü, kahkaha atar ve ölü eşeği verir..

    aradan zaman geçer, meydanda genci gören köylü merakla yanaşır, gülerek sorar : "ne yaptın genç, piyango noldu?"

    genç gayet neşelidir: "piyango düzenledim, tanesi 2$'dan 500 bilet sattım ve 998$ kazandım der!''

    köylü hayretle sorar: "kimse itiraz etmedi mi, sorun çıkmadı mı eşek ölü diye?"

    genç adam : "sadece ikramiyeyi kazanan itiraz etti ve sorun çıkardı. ona da parasını verdim ve sorun kalmadı" der…
  • "orospuyu ölü sikiyle korkutmak" ne kadar mümkünse, ölmüş eşek de kurttan o kadar korkar.

    ***
    "ölmüş insan kurtarılır mı?"
    kanserinin terminal yani son evresinde ağır uykulu halden zaman zaman uyanıp bu dünyaya mesaj veren, yorgun ve ölmeye razı kadın hastanın fısıltıları...
  • aziz nesin tarafından yazılarak 1957 yılında basılan, o yıllardan günümüze hiçbir şeyin değişmediğini trajikomik hikayelerle görmemizi sağlayan kitap.

    'kıçını şeytana dikizleten, gözü bağlı adalet tartan karının adaleti elbet böyle olur.'
hesabın var mı? giriş yap