şükela:  tümü | bugün
  • artık bir tiyatro oyunudur.
    gökçe biçer tarafından filminden tiyatro sahnesine uyarlanan oyunun baş rolünde (filmde robin williams'dı) usta oyuncu can gürzap yer almaktadır.
    ilk sahnelemesi 4 nisan 2016'dan itibaren trump kültür ve gösteri merkezi'nde olmak üzere ileri tarihlerde de çeşitli mekanlarda izlemek mümkündür.
    biletler `biletix`'te.

    haber metni ise detayda şöyle demektedir:
    "ölü ozanlar derneği’ni, gökçe biçer oyunlaştırdı, hakan altıner sahneye koydu. yönetmen yardımcılığını damla cercisoğlu’nun, dekor/kostüm tasarımını tülin pural’ın, ışık tasarımını kaan pural’ın, efekt tasarımını akın dirgen’in üstlendiği oyunda can gürzap, tayfun yılmaz, sadi özen, efe yeşilay, metin hasgül, berkay şanveren, can türkdoğan, emre çoldur, mekin sezer, enes daniş, onur yaldız, alev sezer, gökhan dost, irem uğural, banu batur, hande djavadi rol alıyorlar."

    (bkz: http://www.milliyet.com.tr/…ay-kultursanat-2217202/)
  • edebi eserlerin beyaz perdeye aktarılmasına karşıyım fakat bu eser eksikleri olmasına rağmen beyaz perdeye gayet başarılı bir şekilde yansıtılmış. bana göre kitabı okumaktansa filmini izlemek daha zevkli. bu görüşüm sadece bu eser için geçerlidir. yukarıda bahsettiğim gibi edebi eserlerin beyaz perdeye yansıtılması doğru değildir ve okunmasında fayda vardır.
  • kadıköy tiyatro festivali kapsamında izlediğim beni tatmin etmeyen oyun. oyunculukları çok abartılı buldum. kesinlikle filmi çok daha iyi.
  • oyunu; film ve kitaptan bağımsız değerlendirmek oldukça zor. bu yüzden eleştirirken o dezavantaja rağmen sahneye konulduğunu unutmamak lazım ki ben de biraz önyargılı gidenlerdenim. buna rağmen oldukça keyifli aktı gitti.

    geçiş müzikleri çok güzeldi. genç oyuncuların heyecanı da görülmeye değerdi. can gürzap tüm karizması, mis gibi ses tonu ile kendini çok da göz önünde tutmaya çalışmadan, olağanca rahatlığıyla sahnedeydi. işini iyi yapıyor olduğunun farkında olan insan özgüveni bambaşka bir şey. bunu görebileceğimiz çok az insan var bu ülkede. kıymetlerini bilmek gerek.

    oyunda; kitapta ve filmde yer alan bazı kısımlar yok. bunları azıcık gözünüz arıyor.
  • izlediğim en güzel filmlerden birinin oyunudur ve oyun boyunca filmin her bir karesini ezbere bildiğimi göstermiştir. bu nedenle sahnelemesi bence riskli bir oyundur.
  • önce kitabını okuduğunuz eserlerin filmlerini beğenmezsiniz ya hani...
    aslında bunun temel sebebi, bizim zihnimizde kendi deneyimlerimizden bir hayaller tablosu oluşturup onu resmetmemizdendir.
    işte; ölü ozanlar derneği, kitabını önce okuduğum halde filmini hiç yadırgamayıp olmuş bu dediğim nadir eserlerdendir. oyununu da merak ediyorum.

    herkesin, en geç üniversiteli zamanlarında okuması ve sonra izlemesi gereken eserdir.