şükela:  tümü | bugün
  • bunlari herhangi bir olayda etrafta tirnaklarini yerken gorebilirsiniz:
    -abi kimdir bunlar?
    -yetkililer hocam.
    -iyi de niye boyle tirnaklarini yiyorlar?
    -olu sayisinin artmasindan endise ediyorlar.
    -fesupanallah. niye lan?
    -olum onu da yapmasalar onlarin yetkili olduklari nerden anlasilacak.
    -bi siktir git.
  • çeşitli olaylar olmadan önce gerekli tedbirleri almayan yetkililerimizin olaydan sonraki vicdan rahatlatma tribi.
  • -hassiktir ya gene heyelan olmuş rize'de 5 ceset çıkarmışlar bir evden allahım işallah artmaz ölü sayısı yarabbim ya artarsa
    -pardon süleyman bey mi?
    -bi saniye
    -artarsa çok feci olur gerçekten yaa...buyrun benim?
    -alt katan gönderdiler beni de ankara eskişehir karayolunun 46. kilometresinde şehirlerarası yolcu taşıyan bir otobüs karşı yönden gelen mazot yüklü bir tankerle çarpışmış konuyla siz ilgileniyormuşsunuz galiba
    -hayır kardeşim yanlış göndermişler sizi ben doğal afetlere bakıyorum. 3. katta sağdan ilk kapıya girin karşıdaki masada nihal hanım var o ilgilenir sizin kazayla
    -peki çok teşekkür ederim kolay gelsin
    -eyvallah eyvallah
  • kimdir bunlar, açıklansın! dedirten yetki topluluğu
  • devletin memur kadrosunu şişirme operasyonlarından biri. bi de bunları sakinleşirmek için kurulmuş "olu sayisinin artmasindan endise eden yetkilileri teskin eden yetkililer" vardır..

    -abi kesin 100 000 kişi öldü.. allah kahretsin biliyodum ya.. kesin 150 000 olucak.. nasıl sallandı görmedin mi ya.. bitti mahvoldu şehir..
    -metin olmalıyız metin bey.. umutsuzluk bize göre deil.
    -bırak ya du kımıldama sanki sallanıyoruz.. olmaz ya gitti caaanım cocuklar.. bi tane daha artcı olursa nolcak ha nolcak..
    -olmaz olmaz korkmayın.. ben herkesin bi şekilde kurtulucagına inanıyorum..
  • bir ton ihmal sonucunda gerçeklesen felaketteki gerçek ölü sayisini bilen yetkililerdir. endiselenmis gibi görünürler, alistira alistira gerçek rakamlari verirler ya da vermezler..
  • bir haber bülteni klişesi. özellikle son dakika felaket haberlerinde rastlanır bunlara. bir olay olduğunda karargahlarındaki alarm çalar, özel kıyafetlerini giyip endişelenmeye başlarlar. medyada isimleri çokça geçiyor olsa da aslında bu adamlar televizyona falan hiç çıkmazlar. muhabirler bir olay olduğunda bu ekibin görev başında olduğunu zaten bildiğinden onların ağzından demeç vermekte sakınca görmezler. "yetkililer ölü sayısının artmasından endişe ediyor."
    ve fakat, endişeleri oldukça beyhudedir. bir felaket olduktan sonra, misal bir ev yanıp kül olduktan sonra ölen kişi sayısı artmaz. yangın sırasında ölen ölmüştür zaten. (kurtarma çalışmaları sırasında enayi bi itfaiyecinin kafasına kalas falan düşmezse tabii.) artan şey olsa olsa enkazdan çıkartılan ceset sayısıdır. lakin kendileri bunu bilmemektedirler ya da maaş almaya devam etmek için bilmiyor taklidi yapmaktadırlar.
  • artan ölü skorlu hadise bu yetkililerden birinin yakınlarının başına geldiğinde dosya başka bir yetkiliye verilir, artık o yetkilinin endişe etmesi yasaktır. gizlice endişe ettiği tespit edilirse yetki belgesini ve takma tırnaklarını masaya bırakmasını ister şefi. benim halaoğlunun asker arkadaşı orda çaycı, o söylemiş. daha neler neler anlattı da aklıma gelmiyo şimdi.
  • bir de olu sayisinin artmasindan endise duyan yetkililerden farkli olarak olu sayisinin (bkz: nasil olacaksa) azalmasindan mutluluk duyan yetkililer vardir ki bu aksam yasadigimiz elim ucak kazasinda orneklerini fazlaca gorduk. maalesef bu yetkililer adlarinin gectigi her olay gibi bu olayda da som agizli olmaktan oteye gidemediler ve olu sayisi artti.
  • - iyi günler..
    - iyi günler, buyrun?
    - ben "ölü sayısının artmasından endişe eden yetkili" olmak istiyorum...
    - vaaaayyyy... referansların neler?
    - walla daha önce titanic için çok çalıştım... bayağı da başarılı olmuştum... ölü sayısına bakabilirsiniz...
    - güzeeeeellll... başka?
    - ıııı... bi de "world trade center"a iki adet uçak girmişti, orada da çok endişe etmiştim...
    - eee? yani?
    - boşuna endişe etmemişim yani... onu diyorum işte... asıl gerçek referansım, 17 ağustos 1999 tarihinde olmuştu... çok çalıştım, inanılmaz insan üstü bir gayret gösterdim ve yaptığımla gurur duymak istemiyorum(!) ama iyi bir iş olmuştu... 35 binin üzerinde ölü... nasıl?
    - walla gerçeği söylemek gerekirse referanslarınız gayet iyi...
    - teşekkür ederim efendim...
    - ... rica ederim... peki işe alındınız...
    - çok sağolun... inanın yüzünüzü kara çıkarmıycam... ne zaman başlıyorum acaba?
    - yarın işbaşı yapın... önünüzde çok iş var... zira amerika ırağa girdi girecek... bombalar falan... hadi hayırlı olsun bakalım...