şükela:  tümü | bugün
  • "...........

    hala bir tenha akşam, bir trenin
    o çekici yabancı akşamı.
    yani hala bir ölü akşamı."

    "yağmurda ıslandık. kazıcılar oradaydı. kazdık.
    korktuk ve ağladık.
    toprak kara ıslaktı. yakardık.
    açılan çukuru gördük. derindi.
    tabutu tuttuk."

    iyi ki geldiniz, burada bulundunuz
    her şey öyle uzun, biz soğukuz ve
    öyle solgunuz...

    ......."

    turgut uyar
  • (bkz: gassal)
  • - ağıt;

    çılgın! bir dağdan gelen ses!
    kimliği karışık. bir ölünün içindeyiz.
    ellerim tükenirse ne güzel.
    kıyı adamlarına içiki götürüyorum.

    "bir köpeğe bir ağıt
    bir kadına bir ağıt
    bir kıyıya bir ağıt
    bir doğu kentine bir ağıt
    bir batı kentine bir ağıt
    bir kantine bir ağıt."

    coşkun süreç bütün bağışlanmazlığını almış gidiyor.
    su hazır.
    herkes kendi azlığını almış gidiyor.
    o trenler, uzun şeylerin aldandığı,
    bir boşluğu betimleyen ey en güzel resim.
    akşamımız kıyı alışverişlerinin en gözde malı.
    bir çöl bitkisinin gövdesinde rahat buluyorum sırtımı
    ölüme temiz değilim.

    "bir gün bir şeyler aranırsa
    bu benim korktuğumdur."

    ah sonsuz düzen
    nasıl da varsın..

    "toprak kara ıslaktı. yakardık.
    açılan çukuru gördük. derindi.
    tabutu tuttuk. tahtaları koydular.
    tabutu indirdik. ağladık.
    toprağı ellerimizle attık. ağladık.
    ölüyü gömdük."