şükela:  tümü | bugün
  • tüm bulgularıyla ölümün kesinleştiği an. miras, ceza hukuku gibi alanlarda kişinin öldüğü an (mirasçı sıfatının kazanılması gibi nedenlerle) önemlidir. beyin ve kalp ölümü, spontan solunum ve dolaşımın durması gibi bulguların varlığının birlikte görüldüğü an ölüm anı olarak bir doktor tarafından saptanır ve kayıtlara geçen bu saat, dakika, o kişinin ölüm anıdır.
  • en korkulan an.
  • bazilari tarafindan kalbi duran ve bir sure bu halde kalan bazi insanlarin beyaz bir isik, bazilarinin bir gecit, bazilarinin ise kendilerini ve cevrelerinde olan biteni gorduklerini iddia ettikleri an olarak iddia edilen an.
  • bayılmaktan farkı özellikle nedenleri konusunda farkı anlaşılmak şartıyla müthiş bir rahatlama anıdır.özellikle şoktan komaya geçiş yapan insanların hayatta kalabilenlerinin tasvirledikleri andır:o an içinde bulunduğun konumda artık acılarını hissetmemeye başlarsın.buna karşılık kulaklarınız sesleri gittikçe kısık duymaya başlar ve karşınızdaki insanların,doktorların...çabaları sizi rahatsız etmeye başlar.zaten konuşamazsınız ki onlara rahat bırakın beni diyemezsiniz,beyaz bir fon görüyorsunuzdur artık,uzağında ise karartı vardır,o karartıyı anlama çabasında iken rahatlama iyice artar ayaklarınızdan kasıklarınıza gelir.......
    o karartıyı anlayamadım ama ne olduğunu gördüğümüz zaman ölüm anı olabilir.
  • herşeyin sona erdiği finish çizgisi.
  • muammanın çözüldüğü, sorulara cevap anıdır.
  • bir lahzadır, beklenen ve istenmeyen, her canlının tadacağı.

    cihan bey için 78 yıl, 5 ay, 14 gün, 9 saat, 23 dakika, 17 saniye. bir saniye daha uzamayacaktır. on sekizinci saniyede canı yoktur.

    son yarım saatine girerken fenalaştı devlet hastanesinin üçüncü katındaki siyah gri taş döşemeli, mavi badanalı odasında. refakatçisi doktor çağırmak için aceleyle çıktı kapıdan. "yoğun bakım" adıyla anılan "ölüm-kalım" ünitesine alındı acilen, hemşirelerin telaşsız monoton hareketleriyle. hemşirelerden kilolu olanı, panik yapma der gibi salladı kafasını ağır ağır, refakatçiye. elektrik faturası çok gelmişti bu ay, oğluna para verip faturayı yatırmasını tembih etmişti ya, yatırmış mıydı acaba.. hastaya baktı umarsızca, kafasındaki düşünceler eşliğinde. bu yaşlı gariban çok acı çekmeden verse bari canını diye söylendi. hayli yaşlıydı. sekiz numaradaki hastanın da serumunu takacak daha. unutmaması lazım. bitmiyor hiç işi.

    -------

    göz karardı, beden hissedilmiyor, ölüm hissine karşı olan tüm merakı kayboldu, artık bunu öğrenmek istemiyor zihin, şiddetli bir acı var bıçak darbeleri gibi kesik kesik, bilinç yarı uyanık, renk yok, hayal yok, korku had safhada, susuzluk hissi çok yoğun, bulantı, en derinlerde bir panik hissi, kulağına gelen koma kelimesi, yok daha neler.. korkutucu çığlık ve feryatlar. kendi korkusu yetmiyormuş gibi bir de bu sesler. oksijen gitmiyor beynine diyor birileri, yüzüne bir maske takıyorlar solunum için, kalp ritmi de yavaşlamış, hiç sırası değildi yani. bedeninde sarsıntı, ateş gibi yanıyor canı, üşümeler geliyor. kalp durmuş. elektro şok, tepki yok, kaybediyoruz, göğsüne bastırıyorlar son hızla, ona tüy gibi geliyor. daha kuvvetli elektro şok, hayır olmuyor, dönmüyor, kaybediyoruz, nabız hissedilmiyor, gidiyor. gidiyor mu yoksa, bitiyor mu yani ? bu mu ima ediliyor ? sesler kayboluyor, sesler karışıyor, uğultu artıyor, el hissetmiyor kendisini tutan elleri, beden kasılıyor, girdaba giriyor her şey, yutuyor her şeyi bir şey, hatıralar siliniyor, dua gibi bir mırıltı, ölüm düşüncesi, üşüyor, çok üşüyor, iliklere işleyen bir korku, geri dönememe düşüncesi, şu rahatsız yatağın üzerine uzandığı son yatak olduğunu idrak ediş, nefes alamıyor, hırıltı, hırıltı… kusma hissi, zaman kayboluyor, heceler son kez belli belirsiz. şimşek gibi geçen "ne olacak" sorusu. tüm fikirler terk etti zihnini. sadece korku ve dua.. uğultu dorukta, algı sıfır, her yer kaygan, tutunmak imkansız nesneye, perde kalkıyor gözünden, acı, acı, sürekli acı. bir anafora girdi son hızla. her şey akıyor, yer yok yön yok boyut yok, her şey karanlık bir ışık hüzmesi. gözleri sımsıkı yumduğunda görülen sayısız siyah pırıltılar gibi.

    -------

    nihayet can terk etti bedeni. çarşaf örtülüyor cansıza. artık o cansız. birkaç dakika önce kırpıştırdığı gözleri donuk. birkaç dakika önce var olan umutları, istekleri, hayalleri, sevgisi, nefreti, iktidarı... her nesi varsa çarşafın altında. çarşafın altında ise sadece bir ceset. geride nesi kaldıysa pay edilecek vasiyet ettiği diğer yeryüzü sakinlerine. morga gidecek ölü, çarşaf da yıkanacak çamaşırhanede diğer ölü adaylarının üzerine örtülmek üzere. cebinde sigarasının ve çakmağının durduğu gömleğini tutuyor refakatçisi, gözünde dehşetin ve anlam veremediği korkunun ışıltısıyla son kez bakarken ölüye.
  • (bkz: sekerat)
  • "öleceğimi kederle anladığım zaman, icimi inanılmaz bir genişlik hissi sardı. geçiş anını, bu genişlik hissi ile yaşadım.."

    benim adım kırmızı, 11