şükela:  tümü | bugün
  • seks ve ölüm arasındaki ilişkinin çarpıcı gerçeği. ölüm korkusu ile cinsel etkinliğe sık sık baş vurulabilir.

    yayılmış ve ameliyat edilemeyen rahim kanseri bir kadının açık acısı ve zayıflığına rağmen taliplerinin sonu gelmez. sağlıklı döneminde olduğundan çok daha fazla seks yapma ihtiyacı olduğunu söyler. birlikte olduğu insanlar ölüm korkusuyla baş ederler. hayatının merkezine ya da onlardan birinin ifadesiyle “ dünyanın bağırsaklarına” bu kadar yakın olmanın verdiği coşkudan söz ederler. kadının ölüme bu kadar yakın olmaktan, onun yüzüne fışkırmaktan ve her seferinde eksiksiz ve yarasız bir şekilde çıkmaktan mutluluk duyarlar. kadının bu farklı motivasyonu; yoğun ağrısına rağmen güçlü bir seks isteği duyması, ölüme o kadar yakın ve yalnız ölmekten o derece korkması bir başka insanla birleşme gereksinimin içinde kaybolmasıdır.
  • kendinden daha genç insanlarla ilişkiye girenlerde ve belki de nekrofillerde görebileceğimiz kavramsal ilişki.

    bir insan, ölü bir bedenle niçin ilişkiye girer? ölümü yenme arzusundan olabilir mi? bu arzunun da sebebi korkudur; hastalık düzeyindeki bu korkuyla baş edebilmenin yolu da, ölüme en yakın olan şey üzerinde kontrol sahibi olmaktır, ki ölüme en yakın olan şey: ölü bir bedendir. tabii, cesedin bir ihtimal hayata dönebileceği, ruhun tam olarak çıkmış olmaması gibi şizofrenik düşünceleri yadsıyamayız.
    -
    yoğun ağrılar çeken bir kadın, bu ağrıların dineceği düşüncesiyle sevişebilir. çünkü seks -belki de- en güçlü uyarıcıdır. bazı insanlar, birazdan can verecek olan kişilerle sevişme arzusu duyabilir; çünkü onu tekrardan hayata bağlayacağını düşünür. mesela kan pompalamayı durdurmuş bir kalbi, seks yardımıyla tekrardan çalıştırabilir misiniz? bu bir teoridir; ahlaka aykırıdır ama gerçek olma ihtimali de vardır.