şükela:  tümü | bugün
  • ergun candan'ın sınır ötesi yayınlarından çıkmış kitabıdır. bu aralar kafayı yemem ve candan'ın neredeyse tüm külliyatını okumam sonucu tanıştığım kitaptır. içeriği hakkında fazla söylenecek birşey yok zaten kitabın adı anlatıyor neyle ilgili olduğunu. ayrıca merak eden bir kitapçıdan alıp okuyabilir. lakin şöyle bir durum var. bakmayın bu kitabı alıp okuduğuma, öyle iyi saatte olsunlar falan ödüm patlar böyle mevzulardan. kitabı merakıma yenik düşüp aldım ve okudum. işin bok yanı gün içinde ancak uyumadan önce kitap okumaya fırsat bulabiliyorum. zaten mevzu ikircikli, insanı donuna ettirecek cinsten, bir de resimler koymuşlar kitaba yok hayalet, yok ilk medyumlar (ilk medyumlar 3 tane kızkardeşmiş, yine iyi saatte olsun bey abilerimize karışmışlar, bir de fotolarını koymuşlar karıların, 1800lerden kalma the others filminden fırlama tipler. o noktada ben hafiften altıma kaçırdım zaten söylemesi ayıptır) daha bismillah 3. sayfa yahu.

    kitap ilerliyor yine fotolar yok kendi kendine uçan sandalyeler, yok tekinsiz evler. allah kahretsin sizi yaa mecbur musunuz foto koymaya kitaba. korkumdan yarısını okuyamadım kitabın. hayır sayfayı çeviriyon olmadık resim çıkıyo karşına. donuma sıçtım korkudan lan allahsızlar! komple öbür bölüme geçiyom ben anında tabi. neyse yaa. bir daha böyle kitap alırsam iki olsun. alırım mis gibi osman aysu filan, ne bilim danielle steel neyime yetmiyo. bundan böyle kendimi recep ivedik'e adamaya karar verdim. en azından gülerim canım aaa.
  • bazilarinin sandigin aksine bir korku romani degildir,zaten bana gore yazarin diger kitaplarini okumamis birine hicbir sey ifade etmez.kitabi biraz olsun dogru irdeleyebilmek icin onceden farkindalik kapisini biraz aralamis olmak gerekiyor.ergun candan ezoterizmde aslinda kisinin idrak etse bile baskalarina aktarmasi cok zor olan konulari herkesin anlayacagi dilde basari ile anlatan bir yazar,bu bakimdan konu ile ilgili olanlar icin baslangic kitaplari yazmistir.olumden sonra neler oluyor kitabi ise gayet basarili,yazarin diger kitaplari ile celismeyen, konulari gayet guzel aktarmis bir eserdir.
  • (bkz: pompa)
  • (bkz: pamuk)
  • ölüyoruz diyebiliriz. yani ölü olarak kalacağız. sonrası yok. öldün amk hala sonra diyosun. önce bi önündekini yaşa. sonraymış?!
  • merak ettiğim olay.

    "hiçbirşey olmuyor tamam mı? ne gerizekalısınız ya" diyen yurdum aynştaynlarının ve sizi 2 tane katı kalpli zebani bekliyor diyen yurdum hocalarının düşündükleri gibi düşünmek istemiyorum.

    nasıl doğarken zorlu bir süreçten geçip yeni bir hayata başlıyorsak, ölürken de o zorlu süreçten geçip yeni bir hayata başlamayı isterdim. cennet ya da cehennemin çok ötesinde bir istek. iyinin ve kötünün siyahın ve beyazın arasında biryerde. saçmalıyorum ama ne bileyim lan. keşke akıbetimizi seçme hakkımız olsaydı. elbette cennete ve cehenneme inanıyorum. inanana hakaret edenlere inanmamak lazım. sana hakaret ederek derdini anlatmaya çalışanı neden ciddiye alasın ki?
  • göte pamuk tıkıldığına şahit olmuşluğum var. asıl olay bu.
  • (bkz: çürüme)

    neil degrasse tyson, siz sadece gezegenin bir parçası değilsiniz. aynı zamanda gezegen sizin içinizde der. daha ayrıntılı, güzel anlatımı: http://www.youtube.com/watch?v=9d05ej8u-gu

    çürüyen beden yine bu dünyada kalıyor, topraktan başka canlılara hayat veriyor. hiçbir zaman tamamen yok olmuyorsunuz yani.

    hiçbir dine inanmayan biri olarak ruh kalıyor mu, ruh hayata devam ediyor mu diye bildiğimi iddia etmeyeceğim. dindar da bilmiyorum sadece ne olduğuna dair bir inancı var.
  • inancımıza göre öldüğümüz zaman kıyamete kadar bekliyoruz. eğer günahkarsak da kabir azabı bizi bekliyor. cehennnemin fragmanı gibi. kıyamet gününde amel defterlerimizden sağ tarafımızdaki meleğin yazdığı defter daha ağırsa yani sevaplarımız cennete tek yönlü bilet alıyoruz. eğer defter sol elimize verilirse önce bronzlaşıyoruz yani cehenneme gidiyoruz; günahlarımızdan arındıktan sonra cennete gidiyoruz. sonuç olarak eğer imanlı bir şekilde öldüysek her türlü cennete gideceğiz. eğer imanımızda sıkıntı varsa o zaman nanay gülüm nanay. sırat köprüsü denen olayda o köprüden geçerken melekler insanları kurtarmak için çalışacak diye biliyorum. daha doğrusu köprü üstündeyken aynen yüzüklerin efendisinde olduğu gibi insanları oradan alıp götürecek cennete. cennete gitmenin bir diğer yolu vatanın için, ailen için şehit edilmendir. o zaman da cennetliksin. tabi şu var onu yaradan bilir. yani vatanını korurken arkana bakmadan kaçarken ölürsen şehit yoluna değil başka bir yola gidersin. anladın sen. bunlar inancımıza göre böyle. haa başka bir şeye inanıyorsan git ona sor. eğer ateistsen de seni pek ilgilendirmiyor. sen başka başlıklarda takıl.
  • askerlik gibi bir şey oluyor. yaşadığın yerin uzağında bir yerde başka bir canlı olarak diriliyorsun. 1 büyük çark, 2 orta büyüklükte çark, 1 küçük çark var. büyük çark tür çarkı. dinozor dişi kırılmış. orta çarklardan birincisi baba, ikincisi anne çarkı. bu işlerin müdürünün yardımcısı bunları çeviriyor. bu çarklar birbirine bağlı olduğu için her iki çarkın her seçeneğinin eşleşebilmesi gibi bir ihtimal yok. bazı çarklarda aynı kişiden birden fazla olabiliyor. mesela anne çarkında en az 8 tane seda sayan var. sinan engin'le, nihat doğan'la falan eşleşebiliyor. analog bi sistem yani. hacklemesi zor olsun diye böyle yapmışlar. brad pitt olmadan angelina jolie'yi ayarlayamamanız da sistemin analog olmasından kaynaklanıyor. bu işlerin müdür yardımcısı, ilk çarkı çevirip türünüzü belirliyor. köpek, hamamböceği, fil ya da başka bi şey olabilirsiniz. işleri fazla karıştırmamak için insan diyelim mesela. insana denk geldiğinizde insan türünün orta çarkına geçiliyor. müdür yardımcısı onu da çevirdiği sırada seks yapan 2 kişiyi temsil eden 2 diş ortada birleşiyor. sonra küçük çarkla cinsiyetiniz belirleniyor. straight erkek ve dişi dişleri daha büyük olduğu için onların denk gelme ihtimali daha yüksek. böyle bi şey oluyor gençler. bilgiyi sağlam kaynaktan edindim.