şükela:  tümü | bugün
  • neden öldüğümüzü ve ölümün evrimsel süreçte neden elenmediğini anlattığımız bu videoda değinmemiş olsak da, şu şiir epikürüs'e atfedilir:

    "ölümden neden korkayım?
    ben varsam, ölüm yok.
    ölüm varsa, ben yokum.
    sadece ben yoksam var olabilen bir şeyden neden korkayım?"

    aslında bu, epikürüs'ün monoeceus'a yazdığı bir mektupta söylediği şu sözlerin şiirleştirilmiş halidir:

    "ölümün bizim için bir hiç olduğu fikrine kendini alıştırmalısın. iyilik ve kötülük, bir hissiyatın olmasına işaret eder; ama ölüm, tüm hissiyatın yok olmasıdır. dolayısıyla ölümün bizim için bir hiç olduğuna yönelik doğru kavrayış, ölümlülüğü daha da keyifli kılmaktadır. bunu, yaşama sınırsız bir zaman eklemekle değil, ölümsüzlük sonrasına olan özlemimizi elimizden alarak yapar. ölümden sonra hiçbir dehşet olmadığını anlayan biri için, yaşamak konusunda da hiçbir dehşet bulunmaz. dolayısıyla bir insanın ölümden korkması aptalcadır. bu aptallık, ölümün acılı olmamasından değil, bu acının daha gelmeden duyulmasından ileri gelmektedir. yaşandığı andan sonra hiçbir acı yaratamayacak olan bir şeyden, ona yönelik beklentiyle acı duymak anlamsızdır. dolayısıyla ölüm, yani tüm kötülüklerin en fenası, bizim için bir hiçtir. çünkü biz varken, ölüm henüz gelmemiştir ve ölüm geldiğinde, biz artık yokuzdur. işte bu nedenle, hem yaşayan hem de ölüler için ölüm bir hiçtir; çünkü yaşayan için ölüm yoktur, ölüler ise artık yoktur."

    bunun bir diğer formu, "doğumundan önce, var olduğuna dair herhangi bir bilincin veya algın var mıydı? ölümden sonrasında da aynısı olacak." şeklinde sunulur. insanların ölümden sonra bir şey yoksa (veya ölümden sonra sonsuz bir yaşama inanmayacak olurlarsa) karanlık içine hapsolacakları, hiçbir şey ve hiç kimseyle irtibat kuramayacakları, boşlukta öylece süzülecekleri gibi bir düşüncenin hatalı olduğunu izah etmek için kullanılmaktadır. tıpkı doğumdan öncesi gibi, ölümden sonra da var oluşa dair hiçbir farkındalık olmayacağına işaret eder.

    bu daha nörobiyolojik olarak izah edecek olursak: insan bilinci, özfarkındalığa sahip olmasıyla (yani "var olduğunun farkında olması ile) bildiğimiz anlamıyla bilincin en üst formudur. doğumdan önce ve ölümden sonra ise, "yok olduğunun farkında olmaması" ile bilincin en düşük formunda bulunacağı düşünülmektedir.
  • bir müslüman olarak katılmadığım önerme.

    özetle doğmadan önce ruhun ve bedenin yok, öldükten sonra ruhun var bedenin yok. yani her halükarda 1 eşit değildir 0.