şükela:  tümü | bugün
  • ruh diye uydurulan şey aslında bilinçtir, bilinç ise beynin karmaşık yapısı içerisindedir. beyin ölünce bilinçte ölür ve sonsuza kadar yok olur.
    ha bunun böyle olmadığını sonsuza kadar farklı formlarda, farklı dünyalarda yaşayacağımızı söyleyip bir nevi masturbasyon aracı olarak din diye bir şey icat edilmiştir.

    edit: din felsefesi ve teoloji terk biri olarak şöyle bir açıklama yapayım ; senin atalarının henüz beyni muğlak (bir başka deyişle ; soyut) şeyleri kavrayamadığı için kendinden güçlü gördüğü şeylere tanrı olarak tapınıyordu (ateş, güneş, aslan kaplan ot bok), daha sonraları o insanların en büyük derdi olan karınlarını doyurma işlemi tarım ve hayvancılıkla dert olmaktan çıkınca başka şeylere kafa yormaya başladılar. böylece antik uygarlıklar doğdu ve buna bağlı olarak sanatta, edebiyatta, bilimde ilerleme kaydedildi. tabi ki düşünce tarzları da değişti, öncelikle toplulukları yönetmek ve bir arada tutabilmek için bazı kanunlar yazıldı. ardından daha büyük toplulukları daha büyük bir amaç uğruna birleştirebilmek için komplike dini inanışlar ortaya çıktı. geçmişe bakıldığında insanoğlunun fiziki bir tanrı (ya da doğa üstü varlıklar) inancından daha muğlak bir tanrı inancına geçişi net olarak görülebilir. (tabi hala fiziki bir tanrı inancı olan büyük topluluklar var)

    dincileri geçtim, şimdi burada hümanist arkadaşlar çağımızın yeni modası "evren'e -kaynağa- dönüş" "enerji formu" falan diyorlar ama bende "umarım" diyorum. sonuçta yok olup gitmeye bayılmıyorum. gel gör ki şu an ki en akla yakın teoride bu. tabi dinciler bunu "haa hiçbir şeye inanmıyorsun o zaman sana herşey serbest nasıl olsa öbür dünya yok dimi puuuu!" diye suistimal ediyorlar fakat ben onları kendi hallerine bırakıyorum.

    edit: başlık başa
  • harddisk'in üzerinden tır geçirip parçalayınca içindeki bilgilere ne oluyorsa o oluyor yani yok oluyor.

    edit: bazı arkadaşlar yeşillendirmiş ve yeterince açık olmadığından yakınmış. açıklamaya çalışayım. beynin bir elektriksel ağ olduğunu biliyorsunuz. bu ağ belli yolaklarla veri transferi yapmak için dizayn edilmiştir. insan beyninde bilgi tek bir hücrede değil hücreler arasında yaratılan elektriksel kalıcı ağlarla saklanır.

    "bilinç" ise belli bazı verilerin işlenmesi ve transferi hadisesinden ibarettir. asıl olarak beyinsapında aras şeklinde kısaltılan "asendan retiküler aktive edici sistem" in doğru şekilde çalışması ile bilinçlilik durumu oluşur. sadece verinin olması yetmez, bunun akış yönü ve oluşturduğu elektriksel ağ bilinçlilik durumunu oluşturur. düzgün ve amaca yönelik bir veri akımı yoksa veri olsa bile bilinç olmayacaktır (beyin ölümünde olduğu gibi). hardware (yani insan vücudu ve hücreleri, akım elemanları ve hedef hücre ve organlar) ölünce software (veri) de doğal olarak kaybolacağından bilinç de yok olur.
  • gök kubbede kalacak hoş bir sada olarak açıklanabilecek sorundur.
    (bkz: sorunsal sorunsalı)
  • bu sorunsal hakkında, karısını döven, depp soyadlı, oyuncu adamın başrolünü üstlendiği bir adet bilim kurgu filmi vardı.

    (bkz: transcendence)

    magazinsel düzeltme: depp karısını dövmemiş, karı boşanma çirkefliği yapıyor da deniliyor.
  • gönül ister uçsun fezalardan fezalara, reenkarne olsun bize farklı canlılarda ya da vücutlarda deneyim yaşatsın, apollo'nun tapınağında tanrılarla taşaklarımızı yaydırtsın veya sonsuz muhteşem manzaralı mekanlarda üzüm sularının içildiği 72 huri/nuri kölelerinin etrafımızda bize her türlü zevkleri yaşattığı cennete ışınlansın, gönül ister, hem de çok ister ama aslında gönül değil bilinç ister bir bilinç6 olarak şöyle deyim, doğmadan öncesi ile ilgili ne biliyorsan öldükten sonra da onu biliceksin, yani bilemeyeceksin, çünkü sonsuzluğa kadar yok olmuş olacaksın, bugüne kadar katrilyonlarca hatta evreni de katarsak sayamayacağımız bir sayıda canlı geldi geçti, sen kendini ne bok sanıyorsun da bilincinin sonsuzluğa geçeceğini düşünüyorsun, ölümün evrenin bir parçası olduğuna halen ikna olamıyorsun, canlılığın ne olduğunu halen bizler tartışıyoruz ancak herşey bilim üzerinden ilerliyor, bilim ölümün arkasında beyinin elektrik faaliyetlerinin kesilmesi sonrası bildiğimiz çözünme aşamamız dışında en ufak bir tespiti yok, burada tek sonsuzluk seçeneği ve ya ömrü uzatma seçeneği çözülebilirse belki gelecekte, beynimizdeki verileri bir başka insana ya da beyne aktarma ile olacak, tabi bu kadar karmaşık bir yapı nasıl aktarılabilir tam bir muamma, sonuçta hard disk şurada diyemiyoruz, ömür boyunca anılarımız deneyimlerimiz ne kadarlık bir veri ve nasıl beyinde tutuluyor büyük bir araştırma konusu, insan açısından demiyorum etrafımızdaki birçok farklı türün beyni de çok kompleks, daha küçücük meyve sineklerinin bilinçlerini bile klonlayamadık, velhasıl kelam bilinç senin bedeninle var, bedenin yoksa sen de yoksun, bilinç bedenin bir yanılsaması ve yansımasıdır. bütün canlılar ölümü son ana kadar kabul etmez ancak kaçamaz da. insanlık açısından şizofrenik hikayelerle bu dünyanın içine sıçmadan birbirimizi mutlu edebilseydik, şu an birçoğumuz keyifle yaşayıp ölümü kabul ederken çok mutlu olacaktık, malesef ki şizofrenik bir dünyadayız halen olmayan birşeye haykırıp kendi kendimize yaşattığımız cehennemden bizi kurtarmasını bekliyoruz, böyle bilinçlerin bir an evvel bilinçsizleşmesi dileğiyle diyerek noktaladım..
  • ölünce bilinç nereye gidiyor demenin ölünce acıkmak, koşmak, hapşırmak nereye gidiyor demekten farkı yok.
  • kilisede anlatılana göre beden olmadan bilinç denen şeyin bir boka yaramadığıdır. muhabbeti yapanlar ateist olup ayrılasalarmış kiliseden daha makbulmüş.
  • (bkz: #62352097)
  • yok olur gider.

    sonsuzluğa kadar var olacağı yalanı dinler tarafından insanlar ölümleri yaklaşınca çıldırıp, dünya kaosa sürüklenmesin diye ortaya atılmıştır.

    ama yok öyle bir şey, ölünce yok oluyorsun ortadan, hiç olmamış gibi. sadece sevdiklerinin anılarında yaşıyorsun.

    bu da ölümsüzlük bulunana kadar böyle olacak maalesef dinci kardeş.