şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: olur mu olur)
  • olur mu veyahut olmaz mı karşılığı, (bkz: olduğu kadar)
  • olmuyor, yapamıyorum. kimin ağzından çıkıyor bu kelimeler? sanki başka biri konuşuyor ben ağzımı oynatırken. ne yapacağım gayet açık ama yüzyüze gelince nasıl da değişiyor işler. ama yok, olamıyor işte. yok senin dünyana giriş iznim.

    oldurtmuyor mesafe, öldürtmüyor da ama.. uzaktan bakınca ne her şey net, soğuk ve koyu gri, ne kadar da kolay karar vermek,
    ama yakına gelince işler değişiyor. bozguna uğruyorum. gardım düşüyor, bir kenara atıyorum maskemi.omzularım çöküyor ve hazırladığım tüm kelimeler anlamını yitiriyor birer birer.

    uzaktan her şey ilgisiz, soğuk, dümdüz ve gri, yaklaştıkça dikenli belki ama kırmızı işte, kırmızının en güzeli hem de..

    olmazdı hani? korkuyorum. hayatı sevip tadını sonuna kadar çıkaran insanlardan korkuyorum ve birer birer eliyorum onları hayatımdan. yapamıyorum. düzene doğru kayıyor ayaklarım. sabah 9 akşam 5 hayallerimi bağlıyorum yeni aldığım kravatla. yüzüme bir kilo mutluluk parası ödediğim bir ruj sürüyorum. ama bir gülümseme vaadetmiyor dudaklarım. en sevdiğim renkteki topuklu ayakkabılarımı giymek bile yetmiyor içimdeki mutsuzluğu savurmaya, ayaklarımı sürüyerek ilerliyorum.
    başka bir insan oluyorum o tayyörü giydiğimde. giymemek istiyorum. onun yerine hayatıma durgun sakin,sıkıcı, sıradan ve yakından bakınca bile gri olan insanlar ekliyorum durmadan.

    olabilir mi? yaklaşıyorum, gözlerinin içine bakıyorum. ya çok iyi rol yapıyorsun ya da yalan söylemiyorsun bana.grilerim eriyor, yüzümdeki soğuk ifade çarpılıyor. ne yapsam yanlış. ve ne yapsam gerçek. elini tutmak istiyorum, kravatımdan çekiştiriyor düşünceler. sana inanmak istiyorum. ne kadar saf olabildiğimi aklım almıyor. geri geri gidiyor ayakların ve her çocukça geri dönüşünde birini nasıl sevdiğini anlıyorum. seviyorum bu seni yakından. ama bu kadar uzağa dayanır mı bilmiyorum. her şey griye dönecek yine.

    seni incitmek istemezken ben ölüyorum ama umrunda değil. kendi renklerinle mutlusun sen.
    kararımı verip çıkıyorum
    ve en kırmızı rujumla sahte bir gülümseme çiziyorum dudaklarıma.
  • olur o iş anlamı da var yav. çöpçatanlık yaparken, ayarlamaya çalıştığımız tarafların bulunduğu meclislerde, çakal arkadaşlarla "olur olur" diyip tokuştururuz bardakları mesela.
  • basrollerini alper kul, sinasi yurtsever ve onur buldu'nun paylastigi, cekimleri su siralar yeni baslamis komedi filmi. haydi bakalim.
  • alper kul'un senaryosunu ali kobanbay ile birlikte yazdığı film. 7 kasım 2014'te vizyona girecek.
  • olmamış filmdir. bağırmalı çağırmalı, abartılı küfürlü kodemediden hoşlananların malum ortamlardan da izleyebileceği bir filmdir. emeğe saygı, bilete yazık.

    ali ağaoğlu içeren filmdir.

    olur olur özel klip - ilaç gibisin sevgilim
  • 7 kasım'da vizyon'a girecek diye bildiğim film. skeç kıvamında izlenilip geçilmeli; çokta sinopsis'e girilip irdelenmemesi gerek diye düşünüyorum.
  • inanılmaz, gerçekten inanılmaz derecede kötü bir film. hayatımda çok kötü film izledim ama bu listeye en tepeden girdi. kesinlikle sinemada para falan vermeyin, hatta evde falan da izlemeyin. hayatınızdan gidecek 2 saate yazık.

    galasına gittik geçen gece, oyuncularla falan izledik ama pişman olduk..

    --- spoiler ---

    filmde senaryo anlamında elle tutulur hiçbir şey yok. alper kul ile ilgili hafızamda ne olumlu ne olumsuz hiçbir ibare yokken artık adam hakkında bütün düşüncelerim negatif. koca film bir boğaz manzaralı platoda yitip gitmiş. adam gibi düşünülmüş, hazırlanmış hiçbir şey yok. ciguli'nin ölmesinden sonra vizyona girmesi kendisine veda gibi olmuş. osurma sıçmalı şeylere insanları güldürmeye çalışmak zavallılık. filmin en komik sahnesi olan ali ağaoğlu sahnesi dahi küfürden ibaret.

    yazık bu filme harcanan paraya. bu prodüksiyonun masrafı ile 100 tane sinema telavizyon öğrencisine burs verseydi yapımcısı türk sineması adına daha mantıklı bir iş yapmış olurdu. 0.5/10 veriyorum. izlemeyin, izlettirmeyin.

    --- spoiler ---