şükela:  tümü | bugün
  • genç bir şair ve yazar.

    “haydarpaşa lisesi mezunu. ses mühendisliği okuma niyetiyle başlayıp film prodüksiyon’a yönelmiş, uluslararası ilişkiler bölümüne yeltendiğinde kendini siyaset bilimi ve kamu yönetimi bölümünde bulmuştur. buradan yavaşça sosyoloji bölümüne kaymış, ilgi alanı psikoloji ve felsefe’ye dönmeye başlasa da boğaziçi üniversitesi sosyoloji bölümünü bitirerek noktayı koymuştur. editörlük, metin yazarlığı, senaryo ve dramaturji çalışmaları içerisinde bulunmuş, topladığı türlü çeşit çakıl taşını dilin bayırında bırakmıştır. evsiz, çocuksuz bir istanbulludur. müzik ile ciddi düşünmektedir. “

    kan şiir serisi üzerine
  • bir ara tanış olduğum, ultra zeki ve fakat takıntılı bir yazar. gençtir kendisi. otuzuna basmamıştır daha. gelecekte dahi olarak anılacak eminim. çoğu kişinin bencil diyebileceği bir ruh haline sahip. fakat, kendisinden uzaklaşıp yazılarına yakınlaştıkça fark ettiğim şey, insan değil gerçek merkezli olması. ilişkilerinde insana değer vermiyor, ki kendine de değer vermiyordu. konuşuyorsun ve seni sadece analiz için değerli görüyor. son cümleler ondan çıkıyor ve bu cümleler senin üzerine muhteşem bir yorum cümlesi. kırıcı değil belki ama fazla rasyonel, bu da çok rahatsız edici. yorucu...

    güncel olaylar üzerine bir kelime etmeye gücenirken, fikir konularında iri mavi gözleri parlardı. işte o konuşmalarında çok tutkuluydu. yazılarında da bir o kadar dolgun cümleler kullanıyor. kitap isimleri her şeyi anlatıyor zaten: söylem, kan, kın, kor, kut

    şimdilerde bakıyorum, müthiş bir hızla kitaplarını çıkarıyor. bu hıza içi boş kitaplar beklersin ama bir o kadar dolular. bir dünya kuruyor, bu sadece şiir değil, edebiyat veya sanat değil. bir sistem kuruyor. yıllar sonra neler olacak göreceğiz. bu hıza dayanamayıp patlayacak mı yoksa tarihte bir yer edinecek mi bakalım.
  • kitapları iletişim’den, metis’ten, ayrıntı’dan falan basılsaydı şimdiye adını herkes duymuştu. hem iyi bir dili var hem de görünen o ki daha çok kitapla karşımıza çıkacak. yerinde olsam idealizmi falan kenara bırakır, iyi bir yayıneviyle anlaşırdım. kut kitabının arkasındaki şu şiirin etkisindeyim hala. ağır metafizik:

    “vuruşmak öylesine
    bir anda yani ansızın
    asla buluşmayacak iki kıtanın kaynaşmasıdır
    şiddet dediğin, üretim çılgınlığıdır
    barışmadır el ele verip
    tüm gücüyle bir anda kavuşup
    kan akıtmadır birbirinin üzerine.
    taraflar birbirini içiyor
    kutsal ki ne kutsal...

    vuruşmak bir kitabedir
    ehline sorun, tanrısına...
    şiddet dediğin
    orta yere çatırdayarak bir dağ dikiyor
    çıkın tepesine, yırtın son perdeyi bir kerede
    musa olun.”