şükela:  tümü | bugün
  • siyaset bilimi asistanları içerisinde en bilgili, en anlatabilme kapasitesi yüksek, artık asistan denmesin dedirten, bir sonraki dönem budapesteye gideceği söylentileri dolaşan ve bizi üzen; şahsiyet, kişi.
  • siyasi bilgisiyle insana "bu ilter turanın oğlu mu yoksa" derdirten bilgi üniversitesi asistanı.
  • budapeste'den gelince de boyle hayirsizlik olur mu dedirten hesap sorulasi, arkadaslarini hemen unutan kisi..
  • ordu fen lisesi'nin efsane müdür baş yardımcısı. tek müdür yardımcısı olmasına rağmen neden müdür baş yardımcısı olduğunu, kimin neyin başı olduğunu düşünmeden edemiyorum.
  • kendisi artık asistan demiyeceğimiz şahıs kendisinden yaz okulunda ir 212 polik felsefe aldım ve mucizevi şekilde a- aldığım için çok sevdiğim insan dersleri çok akıcı disiplinli ancak aklına uyarsanız birbirinizi çok seveceğiniz bilgi üniversitesi öğretim görevlisi.

    gereksiz not: sakalları olmasa daha bir iyi olacak.
  • (bkz: cetvel ömer)
  • gerçekten gür sakalları var. eyyorlamam bu kadar.
  • bilgisi ve ders anlatış şekli her zaman beğeni toplayan istanbul bilgi üniversitesi hocasıdır. şadan inan rüma kendisi için ,siyasi ve diplomatik tarih dersinde "geçen hafta ben olmadığım için 68 hareketini ömer anlattı,hoş ben olsaydım da ömer anlatmalıydı" demiştir.
  • sakalları kesmiş,bizleri üzmüş bilgi ir hocalarından.
  • ordu fen lisesi bas mudur yardimcisi, matematik hocasi.
    basli basina bir efsanedir. cetvel lakabi, elinden dusmeyen t-cetvelinden gelir. bazen piskopata baglayip "=" isaretini, "y" harfinin kuyrugunu cetvel koyup cizebilir. bunu sehir efsanesi zannediyorduk fakat dersimize girdiginde, gercek olduguna gozlerimizle sahit olduk.

    bir keresinde bir arkadasimizin sorusu uzerine, "oglum senin aptal oldugunu ispatlayabilirim" deyip elinde cetvelle tahtaya yonelmisti. gercekten ispatlayacak zannettik. cunku herseyi ispatlardi. neyseki tahtaya yonelmesinin sebebi dersin geri kalanini anlatmakmis.

    ayrica, 90 kisiden 3 donem (o zamanlar), yani 270 kisinin adini, soyadini, numarasini, sinifini ezbere bilirdi. odasina izin istemeye girdigimizde, izin kagidini isim, sinif falan sormadan doldurup kagidi uzatirdi. ama bazen karistirabilirdi tabi. bir keresinde, bir arkadasin ismini "orhan veli kanik" ile karistirmis. arkadasin izin aldigi ders de bir baska efsane olan ibrahim hakkı çebinin dersi. ibrahim hoca izin kagidinda "orhan veli kanik" ismini gorunce, olayin omer hoca kaynakli oldugunu haliyle farkediyor. hic istifini bozmadan kafasini kaldirip tepkisini veriyor : "arkadaslar ben bu sinifta orhan veli kanik diye bir sair tanimiyorum ?"