şükela:  tümü | bugün
  • 6-7 yaşlarımda günde 5 defa dinlemezsem rahat uyuyamadığım barış manço'nun sahibinden ihtiyaçtan albümünde beni en duygulandıran şarkılardan biriydi. o yaşta ne düşünür neye böyle hüzünlenirdim bilemiyorum ama odamda bu şarkıyı çevirip çevirip* dinleyip sessiz sessiz ağladığımı, bir çeşit yaprak dökümü tribine girdiğimi çok iyi hatırlıyorum.
    şimdilerde mp3'ünü bulup dinlediğimde ise bu şarkı bana barış manço'nun hayatının erken bestelenmiş bir özeti gibi geliyor.
  • baris manco'nun ölümü anlatmadigi ender sarkilarindan biri bu aslinda...

    ama olum ne kelime, olumden beter seyler icinde var olan... yalnizlik, terkedilmislik, caresizlik, yanlislar...

    ve gencecikken, ve daha "yolun basinda"yken yazdigi, hala onu umut doluyken, hala dolu bir hayati yasarken yaptigi bir sarki...

    "artik hic donmeyecek sevgiliy beklerim omrumun sonbaharinda"

    "fazla vaktin kalmadi giden geri donmuyor omrumun sonbaharinda"

    "hala kalem tutacak bir parca gucum kaldi omrumun sonbaharinda"

    "hala yazip cizecek birkac satirim kaldi omrumun sonbaharinda"

    "gonlum katlansin diye goren goz gormez oldu omrumun sonbaharinda"

    "hep yuzume kapandi dost bildigim kapilar omrumun sonbaharinda"

    "hala bitirmedigim bir yarim sarkim kaldi omrumun sonbaharinda"

    "elimden kacirdigim gencligimi ozlerim omrumun sonbaharinda"

    "ve hala beni dinleyen bir avuc dostum kaldi omrumun sonbaharinda"

    vura vura... acita acita dinlenen bir sarki... yasanmisligin, pismanligin, acinin icine eden, adami boka batiran repeat yapinca dunyadan koparan...

    ama adam eden, ama akli basina getiren, ama sorgulatan, ama akillandiran, ama ruhu aydinlatan...

    sagol baris abi...
  • baris manco 'nun oldugu gun ve akabindeki bir kac hafta radyolarda, tv lerde surekli calinan, buyuk ustanin huzun, veda, pismanlik gibi duygulari nefis bir sekilde aktardigi duygu yuklu muhtesem sarki
  • barış manço'nun henüz 44 yaşındayken nasıl bir psikolojiyle ihtiyarlığı bu kadar güzel anlatabildiği şaşırtıcıdır; zira barış manço dinleyiciye şarkıda anlattıklarını şarkıyı okuduğu anda yaşamakta olduğunu hissettirmektedir. işin ilginci gerek bu albümde gerekse diğer albümlerinde kendisini genç ya da orta yaşlı olarak sunmaktayken bu şarkı bir istisna olarak durmaktadır. çok ön plana çıkan bir eser olmaması da sanırım bu istisnai niteliğinden kaynaklanmaktadır.
  • çok fazla bilinmeyen bir barış manço sarkısıdır. ara ara akla geldikçe hüzne boğar..

    (bkz: http://www.youtube.com/…lpe25m2y5tq&feature=related)
  • "artık hiç dönmeyecek sevgiliyi beklerim, ömrümün sonbaharında..."

    gidenin gelmeyeceğini, elden kaçırılanların ebediyyen kaybedildiğini bilen herkese hitap eden şarkıdır aslında. sadece ömrün değil, bir dostluğun, bir aşkın, bir dönemin sonbaharını yaşayan herkesi derin derin düşündürür. artık bitmekte olduğunu anladığımızda bir şeylerin, içe gelip yerleşen o acayip hissi anlatır. daha ne yapsın?
  • "ve hala beni dinleyen bir avuç dostum kaldı ömrümün sonbaharında"

    başka türlü can alıcı bitirilemezdi bu şarkı. çok etkileyici.
  • geçen gün gecenin beşinde gelen mesaj üzerine açılıp dinlenmiştir.
    (bkz: o kendini biliyor)
  • kıyıda köşede keşfedilmeyi bekleyen ne şarkılar olduğunu gösteren şarkıdır bana. eğer yıllar sonra hâlâ bir loser olursam marşım olacaktır kendisi.

    buradan buyrunuz.
  • sahibinden ihtiyaçtan albümünde yer alan çok güzel bir barış manço şarkısı. albüm 1988 yılında, yani barış manço 45 yaşındayken yayınlanmıştır. sanki barış abi bu şarkıyı bu kadar genç yaşta yazarak aramızdan erken ayrılacağının haberini vermiştir. bu şarkı, barış manço'nun müzisyenliğinin yanında ne kadar iyi bir şair olduğunun da kanıtıdır aynı zamanda.