şükela:  tümü | bugün
  • hani cem yılmazın bir karikatür kitabı var.kitabın arkasında çizerin özgeçmişi gibi bir şey mevcut.yanlış hatırlamıyorsam 20 yaşına kadar boş; "buraya kadar hiçbir şey olmamıştır!" diyerekten.daha sonra devam ediyor; bu yıl bmw aldı, şu yıl audi tt aldı, şundan aldı, bundan aldı gibisinden...

    şimdi bana esin kaynağı olan durum budur.şimdi 20 yaşımın içerisindeyim.ve sordum az önce kendime; acaba gerçekten şimdiye kadar hiçbir şey olmamış olması mümkün mü?70'lerden olan cem yılmaz'da böyle bir kanı hakimse, biz 80'lilerin daha da hiç olmamız bitabii mümkün.işte daha sağlıklı tahililler yapmak için geçmişime zoom yapma zaruretini gördüm:

    oral dönem*

    ıngaa ıngaaaa...*

    anal dönem*

    uğvaa eğöeüva...

    evet, harbiden buraya kadar bir bochum olmamış.3 yıl gitti, kaldı geriye 17...filmimizi oynatalım bakalım:

    fallik dönem*

    -sen bana göster, ben de sana göstereyim tamam mı?
    +tamam...
    -al o zaman**
    +lüpp..
    -hımmm.

    evet, ucundan aksiyonlara girmeye başladık bile.hiçlikten terfi mi ediyoruz yoksa?

    ergenlik

    ve kuş cik cik dedi...

    -ulan geberiyorum şu kıza!gidip teklif mi etsem?ama nasıl etsem...sen bana göst...lan ne diyorum ben?en iyisi arkadaşı yollayayım, ben de gideyim bir kuytuya saklanayım o esnada.ohhh misss...

    lise

    yaşam olgusunun ilk kez sorgulanması..yalnızlığın batmaya başlaması ve ilk aşk acısı...

    -pardon.....biraz konuşabilir miyiz?
    -hayır!
    -...**

    ilk sigara, ilk puro, ilk alkol...

    dershane

    matematik 10 net, 14 net, 20 net, 25 net, 32 net, 36 net, 39 net.

    -össde koyacam çocuğu nihahaha!!

    öss

    küfretmek istemiyorum.

    istanbul üniversitesi

    -nerede lan bu kumkapı?

    gerçekten de pek bir şey olmamış gibi.hem bunların hiçbiri özgeçmişe yazılacak türden vukuatler değil ki.geçti gitti 20 yıl...mamafih hayatın bana öğrettiği bir şeyler var yine de; yaşasın geriye kalan yıllarım!!
  • bir günde haybeye geçtiği fark edilebilen, ben her şeyi yanlış öğrenmişim denilebilen yıllardır bazen.
  • yaşamdan ne beklendiğine bağlı olarak "buraya kadar hiçbir şey olmamış" kanısına varılabilecek yıllar.
    ilk 20 yıl herşeyden önce ilklerin yıllarıdır. daha ne olsun. ilk kez ağlarsın, ilk kez gülersin, ilk kez dayak yersin, ilk kez aşık olur, ilk kez unutur, ilk kez unulursun ve daha nicesi. eğer bütün bunlara rağmen "buraya kadar hiçbir şey olmadı" denebiliyorsa, bundan sonrasından da bir hayır beklememek gerekir. sonraki yıllarda ilk 20 yıl kadar mutluluk olabileceğini sanmıyorum. ilk 20 yılımda bahçeden portakal çalıp mutlu olabiliyordum, şimdiki mutluluklar için çok daha fazla çaba gerekiyor. ama insan bir kere yorulmuş oluyor.
  • belki de gercekten omrun ilk 20 yili eri$kinlerin dunyasinda hic ya$anmami$ gibi oldugu icin hemen hepsi ilk 20 yillarinda bir yerlere donmek ister.
    cogumuz icin sorumlulugun hic ya da cok az oldugu o donemin guzellikleri saymakla bitmese de, o donemi ya$ayan genclerimizle, ergenlik donemini yeni bitirmi$ ve attraksiyona girmek icin can atan pre-eri$kinlerimiz bir turlu geri donup o guzellikleri goremez.

    aslinda hayatin ilk 20 yili bo$ gecmi$ olmanin aksine, hayatin geri kalani icin atilan temeldir. ki$inin karakterinin olu$up, oturmaya ba$ladigi yillardir. o 20 yili nasil gecirirsen, cevren sana ne getirir, senden ne gotururse, sen ozunde neysen, ailenden ne gorduysen, o hayatinin temelini olu$turan betonun harcini olu$turur. eger o temel saglamsa, hayatinin geri kalanindaki guclukleri daha kolay kar$ilar, daha efendi, daha mutlu biri olarak gecirirsin.
    yok o 20 yil sirf "lay lay lom"larla ile gectiyse, ya da hicbir hazirligin olmadan "yuru ya kulum" efektine tabi tutulduysan "x ya$inda y aldim, hede oldum hodo oldum" diye ortalarda gezinir ya da hayatin yukunu ta$iyamayan temellerinin uzerine cokuverirsin.

    o nedenle hayatin ilk 20 yili en onemli donemidir, her ne kadar "bo$" gibi gozukse de, gercek doluluk ondadir. hayat hormonlarinizin degil, aklinizin gosterdigi yoldadir.
  • kendimizi içimizde değil başkalarında ve başka şeylerde arıyarak sarfettiğimiz mahmurluk dönemi.asla bitmeyeceğini sandığımız her gün yeni bişey öğrenme yılları.(bazen de beyhude (bkz: eğitim öğretim) süresini kapsayan zaman dilimi.).
    gençken ; hayat forward tuşunun ; orta yaş bunalımından sonra hayat rewind tuşu nun icadını beklediğimiz; tahminen benzeri tuşların icadı halinde loop ta çalıştırcağımız ; ilkel tarihçemizin başlangıcı,miladı.
    (bkz: millat benimle var)
    (bkz: tarih benimle var)
  • yaşamın daha sonraki dönemlerinin nasıl geçeceğinin belirlendiği yılllar...
  • olgunlasma donemidir.insanın kisiligi buyuk olcude bu donemde sekillenir. bu donemde yasadıkları,yasadıklarından aldıkları ders ona ilerde nasıl hareket edecegi konusunda buyuk ogutler verir. degisik durumda yasadıgı degisik hisler,icine girdigi ruhsal durumlar ilerideki hissiyatını etkiler.dogrularını ve yanlıslarını bu donemde buyuk olcude tecrube eder,ogrenir vs vs... ancak yine de tam gelismesini saglamaz.kisi 20 yasına geldiginde olgun insan olmayacak kadar kucuk,cocuk olamayacak kadar buyuktur,arada kalmıstır.daha yasayacagı,ogrenecegi cok sey vardır.
  • temel atma, açılış yapma yıllarıdır.
    her an'ı anılır.
  • para sıkıntısı olmadan aileyle olsun, arkadaşlarla olsun, sevdicekle olsun gezip içme, yiyip sıçma yıllarıdır. hayatın çılgın atan bölümüdür.
  • 0-5 yaş : ye, iç, yat, oyun ve hayat budur.
    5-10 yaş: okul ve bok püsür ödev, oyun, tv.
    10-15 yaş: bu memeler niye buyuyor? o çocuk bana aşık, galiba evlenecegiz.
    15-20 yaş: lise, öss,ilk sevisme, aşk yaraları, ilk maaş, evden soyutlanma.