şükela:  tümü | bugün
  • değerli dostlar, bazı arkadaşların gitmek gibi gayeleri var. bazı arkadaşlar da türkiye'de kalacaklar. bir kısmımız mecburiyetten kalacak, bir kısmımız da türkiye'de, dostlarıyla, aileleriyle, ait oldukları şehirlerde tamamlamak istiyorlar ömürlerini. bu ülkeyi her şeye rağmen seviyoruz.

    biliyorsunuz geçmiş yıllarda iran'ın da kültür sermayesinin büyük bir kısmı yurtdışına çıktı. bizim yaşadığımız bu süreçlere sevinenler de olacaktır.

    kısa vadeli çözümler önerecek değilim. uzun yılların yatırımıyla ülkeyi ele geçirmiş bir ideoloji, kısa vadeli çözümlerle alt edilemez.

    fakat yapılabilecek şeyler var. en önemli nokta orta vadeli çözümlere yatırım yapabilecek iradeyi gösterebilmektir. sonuçlarını hemen almayacağını bilmek, pes etmeden devam edebilmektir. hatta bu mücadeleyi yeni kuşaklara taşıyabilmektir. inanıyor musunuz?

    tek başımıza bir çözüm bulamayız. tek başımıza kazandığımız bir zafer de olmayacak. tek başına, ne yaptığınız kariyer, ne kazandığınız para bu ülkede bir anlam taşımıyor.

    bu bilinç çok önemli. kolektifin çıkarının bizim de çıkarımıza olacağını bilmemiz şart. o halde yüzümüzü başkalarına dönelim. bu şehir hayatında dağılmış, bencilleşmiş bireyler için çok zor bir şey söylüyorum. ama insan kendi gerçeğini bile başkalarının gözlerinde görür. her şeyden önce mecburuz. her şeyin başladığı yer zaten bu bencillik kültürü. bizleri mutsuz eden de bu.

    en temel meselelerden bir tanesi ekonomi. bu avm kültürü türkiye'nin mevcut kültür yapısını üretti. gün geçtikçe değerlerini tüketen bir toplum olmamızın nedeni bu avm kültürüdür. kitlelerin bir araya geldikleri meydanlar yerine, ibadethaneler yerine, kütüphaneler yerine, doğayı hatırlayabilecekleri parklar yerine bugün avmler var. inanın geçmişteki piknik kültürümüz bile daha değerliydi. daha ilişkisel bir hayatı getiriyordu.

    böyle bir düzenin nasıl sonuçları olabilir? elbette her şeyden çok paraya önem veren, metaya önem veren, dini imanı para olmuş bir toplum olacaktır sonuçları. hakikat paranın karşısında, gücün karşısında hiçbir şey olmaya başlarsa büyük felaketler yaşarız, yaşıyoruz da.

    benim önerim gerçekten bu ülkedeki faşizmin dayanağı olan bu avm kültürüne tam anlamıyla sırt çevirmek. bu kültür yok edilmeli. faşizm buradan başlıyor. görünmüyor belki bağlantılar ama inanın böyle. internette hakkında yazılmış onlarca tez var.

    bir diğer önerim gelecek nesillere daha çok yatırım yapmak. çocuklarımız cemaatlerin tarikatların eline düşünüyor. cebinizden çıkartacağınız bir 10 lira çok önemli. o 10 lira bir yurdun bir tuğlası olacaktır.

    bir kütüphaneye, bir kitap olacaktır. çocuklarımızın geleceğine sahip çıkan sivil toplum örgütlerine yatırım yapalım. bu belki de meydanlara çıkmak kadar değerli. öte yandan şimdi hemen yapabileceğiniz şeyler. paranız yoksa dakikalarınız var, saatleriniz var, emeğiniz var.

    çağdaş yaşamı destekleme vakfı'na, nesin vakfı'na, bu benzeri vakıflara yeniden dönelim yüzümüzü. vereceğiniz katkıları küçümsemeyin. eğer o vakıf değilse başka bir vakıf hiç önemli değil yeter ki bir tuğla koyalım.

    çocuklarımızı kazanalım. geleceği kazanalım. herkes zamanının bir kısmını ülkenin çocuklarına harcamayı bilsin. gidin yazılım öğretin o çocuklara, gençlere, bir bilen abileri toplumun gerçeklerini anlatsın, bir bilen müzik yapmayı öğretsin.

    bugünümüzü aceleyle, telaşla, plansız bir şekilde kurtarmak için çırpındıkça geleceğimizi de kaybediyoruz. birbirimize dönelim yüzümüzü. hep beraber kazanacağız geleceği.

    demek istediğim, bugün değil, yarın.
    doğru duyguların filizleneceği bir mekansallık.
    doğru duyguların filizlenebileceği bir üretim kültürü, bir ekonomi.
    doğru duyguların filizlenebileceği bir medya kültürü, imajlar kültürü.

    türkiye'de bu medya yapısı, bu avm ve tüketim kültürü bittiği gün her şey yeniden başlayacak. insanlar yeniden görmeye başlayacak.

    20 milyona yakın muhalif seçmen var. kaç avrupa ülkesi eder. artık gücünüzü kullanın. çözüm meydandan çok gücünüzü kullanmak. özellikle de tüketimden gelen gücünüzü.

    bu faşist sistemi besleyen, her kanal, her piyasaya, gücünüz ölçüsünde müdahale edin. dikkatli tüketin.
  • 20 milyona yakin muhalif secmenin de 1/4'u instagram,twitter,converse,facebook,iphone kullanicisi olarak adalet,devrim ve hak getiriyor bu aleme.

    kaldi mi elinde 15 milyon?

    2-3 milyon da fularli,sari sacli,ak sacli chp'li teyzeler.kaldi mi 12 milyon? hesaplayim mi daha?
  • baston olmayın adam olun
  • körler ülkesinde görmeyi başarma erdeminde bulunanlara verilecek önerilerdir.
  • ne yapın edin, o ötv'yi, kdv'yi vermeyin.

    alkole zam mı geldi? evde yap.
    sigaraya zam mı geldi? tütün sar.
    araba mı alacaksın? alma, akbil bas, becerebiliyorsan her gün yürü.
    yeme-içme? çok kolay, doğrudan üreticiden al. çiftçi akepeli mi? kolay hemşehrim; chp'lisi de var, mhp'lisi de var, hdp'lisi de var, hatta mlkp'lisi de var(ovacık belediyesi'nin bakliyat ürünleri).

    bunun dışında,

    esnaftan almayın, düzenli olarak büyük marketlerden alış verişinizi yapın.
    taksiye, minibüse binmeyin, toplu ulaşımı, über'i kullanın, arkadaşlarınızla benzin parasını paylaşın.
    tekstilde, elektronikte ve daha pek çok şeyde aliexpress'i kullanın(gerçi dolar da roket gibi), buradaki dükkanlar da ithal ediyor her şeyi, sonra 2-3 katına iteliyorlar.

    ne yapın edin, alın terinizinbu adamların cebine girmesini önleyin(olabildiğince tabii, adamlar bütün düzeni buna göre tasarlamışlar; biz çalışacağız, onlar yiyecek).

    ayrıca,

    geceleri dışarı çıkmak sakıncalı mı? tacizcisi, tecavüzcüsü mü var? birlikte dolaşın, daha sık bir araya gelin(a.k.a. örgütlü olun).
    yeni nesil ışid'li olsun diye mi yetiştiriliyor? gidin ücretsiz ders verin. ne biliyorsanız onun dersini verin, tanımasanız da birilerinin çocuklarını yetiştirin, onlara ışid'den, akepeden başka bir seçenek gösterin, zaten otomatik olarak onu seçeceklerdir.

    ne yapın edin, bir arada durun, zırnık koklatmayın, kimseyi harcatmayın. kürtçüsünü de kaptırmayın, ülkücüsünü de bu adamların kdv, ötv batağına. kaptırdıkça küçücük çocukarı istismar edecekler, kadınlara, erkeklere, eşeklere, damacanalara ve hatta rulmanlara tecavüz edecekler, madenlerde, inşaatlarda işçileri katledecekler, insanları diri diri yakacaklar.

    siz paranızı kaptırmazsanız, onlar da "ehönömi çoh eyi" diyemezler, birbirlerini yemek zorunda kalırlar.
  • taşşak geçin. her fırsatta hunharca taşşak geçin.
    öküzlerin öküzlüklerini, cahillerin cahilliklerini, bönlerin bönlüklerini dilinize dolayın. acımasızca dalga geçin. yaptıkları her yanlışı, her "kandırılışlarını" yüzlerine vurun. kazandıkları parayla sürdükleri sefanın onları adam yerine koymanız için yeterli olmadığını her an hissettirin. görgüsüzlüğün, ayılığın parayla örtülemeyeceğini kemiklerinde hissettirin.
  • bir an once muhalefetten vazgecmeleridir. eh, ne demis sair esref:

    devr-i istibdatta soz soylemek memnu idi,
    aglatirdi agzini acsan hukumet manani.
    devr-i hurriyetteyiz simdi, degisti kaide;
    soyletirler evvela, sonra sikerler anani.

    devr-i hurriyette ulkemiz malum; her seyi soylemek serbest, sonuclarina katlanabildiginiz muddetce...
  • ömrünü dediğiniz şey, insanın eline bir kez geçer. boşa harcamayın.
  • türkiye çukurundan güle oynaya gitmiş biri olarak söylüyorum, hayatınızdaki en doğru şeyi yapmak istiyorsanız ve altyapınız, dil bilginiz, mesleki durumunuz sağlamsa gidin.

    bu ön şartları taşıyorsanız türkiye'de yaşamanın mantıklı tek bir dayanağı dahi yok.

    şurada yaşayacağımız kaç sene. o da çomarların, sikik beyinli siyasilerin tafrasını çekmeye değmez. gidin, kendinize, zihninize güzel bir hayat kurun. emin olun en kötüsü çomaristan'ın en güzelinden iyidir.

    saygılar
  • bakın işte olay bu. arkadaşımız gitmiş ama ruhu burada. biz bilmiyor muyuz, gitmenin bir imkan olduğunu? fakat kalmayı seçmişiz. kalıyorsak, mücadele etmeliyiz. lütfen artık gölge etmeyiniz. sizlere yeni hayatlarınızda başalarılar, sağlıklar, mutluluklar. türkiye'de kalan insanlara umutsuzluk pompalamayınız. çünkü buna ihtiyacımız yok.