şükela:  tümü | bugün
  • sözlükçü bunun nefis hakaretamiz bir tabir olarak düşünülüyor olsa gerek, her yerde çünkü. ziyadesiyle de 'kaliteli' bir hakaret olduğu düşünüldüğünden tutuluyor olduğunu düşünüyorum. çok entel, iğrenç.

    onun omurgasızlığı, bunun omurgasızlığı... naptın şimdi kaliteni mi artırdın?

    bunu normal hayatında birisinden duyduğun zaman kaçıncı nesilsin falan de, hemen cevap verir. ben esnaf ruhlu olduğum için direk küfür ediyorum, beni böyle tanıyamazsın.
  • son zamanlarda sözlüğün en favori kelimelerinden. sağcısı, solcusu, ateisti, dincisi, herkes pek bir sevdi bu kelimeyi. senin sevmediğin biri veya kurum, sevmediğin bir eylem mi yaptı, daya hemen "... omurgasızlığı" başlığını, doldursunlar altını. hakikaten sevimsiz bir kelime. başka bir şey bulun.
  • omurgasız hayvana benzeme durumu, yılanlık bir nevi.
  • "omurgasızlık" hakaret olarak nitelendirilmediği için, hakaret etmek isteyip de edemediğimiz kişilere "omurgasız" demek, kendi başına aslında bir omurgasızlık örneği midir?

    sınıfçak tartışınız.
  • hakaret etmek isteyip de istemediğiniz bir insanı, omurgasızlık ile itham etmek, kendi başına bir omurgasızlık değildir. alâkası da yoktur.

    omurgasızlık, fikir ve hareketlerinde tutarsızlık gösteren kimseleri betimlemekte kullanılırken; bir kimseye kaçamak yollardan hakaret etmek tutarsız yahut çelişkili bir eylem değildir, yalnızca adı üstünde kaçamaktır.

    ama tabii "sürüngen" anlamında kullananlar var, hoş değil.
  • (bkz: utanamayanlar)
  • ilginç bir hakaret. omurgasız hayvanların birçok duruma uyum sağlayabilmesi ile ilişkilendiriliyor sanırım. ama bu uyum sağlama özelliği neden kötü onu anlayamıyorum. en zor koşullara bile uyum sağlamak, hayatta kalabilmek bence gayet olumlu bir özelliktir. birçok omurgalı türü dünya üzerinden silinip gitmiştir. ama omurgasızlar öyle mi? omurgasızlık olsa olsa bir iltifat olur bence. aslolan hayatta kalmaktır. mezarda, yaşarken ne kadar dik durduğunuzun bir önemi yoktur. omurgasızlar birer birer istediklerini ele geçirirken; omurgalılar, eğilmeden bükülmeden dik duranların elinde ne var peki?
  • şaşırtacak bir şekilde gg kapsamına alınmış kelime.
    küfrün biri bin para iken bu kelimeye yapılan muamele düşündürücü.
  • bilindiği üzere omurga, omur adı verilen 33-34 kemikten müteşekkil bir yapıdır. wiki'nin söylediğine göre bu omur denen bileşenler kafatasının hemen altından başlayıp kuyruk sokumuna dek uzanırlar böyle normalde.

    şimdi bu tanıma göre 33 değil de 25 omuru olan bir insan omurgasız olarak tanımlanabilmektedir. peki ya bahse konu kişinin hiç "omur"u yoksa?

    işte burda devreye omursuzluk olgusu girmektedir.

    bazı çevrelerce omursuzluk, omurgasızlıktan bile daha feci, daha acınası bir durum olarak tanımlanmaktadır.

    aldığım duyumlara göre örneklerine oldukça sık rastlanan bahse konu türün habitatını bulma çalışmalarında son aşamaya gelinmiş.

    heyecanla bekliyoruz.

    not: kaynağı belirtmeye gerek duymuyorum.