şükela:  tümü | bugün
  • turkiye cumhuriyeti devleti'nin resmi makamlari nezdinde ileride gecmesi icin hemfikir olundugu sinyalleri alinan, bilhassa tusiad ve tmmob gibi sivil toplum kuruluslarinin calisma programlarinda yerini alan ve sekiz yillik kesintisiz egitim programina, lise egitim/ogretim surecinin de dahil edilmesinden mutevellit egitim.

    gorunen o ki, turkiye icin yeni bir zengin, katilimci polemiklerin yasanacagi gelisme ve odak konusu.
    zira, "sekiz yillik zorunlu/kesintisiz egitim" bile altyapisinin tam anlami ile hazir olmamasindan dogan guclukler nedeni ile agir aksak devam etmektedir. halen getirileri ve gotuleri bir tartisma konusudur.

    sahsi kanaatim, turkiye'de, bu yonde yapilacak calisma, tasarim ve planlama icin zamanlamanin uygun olmadigi bicimindedir. cun ki, halihazirda egitim icin gerekli tesislerin azligi, yetersizligi ve uzman/yetkin ogretmen kadrosu aciginin bulunmasi, mufredatlarin fi tarihinden kalmis olmasina ragmen hala revize edilmemis olmasi gibi ana basliklar halinde ifade edilebilecek gerekceleri vardir. detaylardaki sorunlarina deginmek bile sayfalarca metin yazmaya esdegerdir.

    demem o ki, memeleketimizde zorunlu/kesintiz egitim icin bicilen sekiz yillik surec tam anlami ile cagdas/medeni/muasir bir toplum icin yeterli degildir. avrupa'nin bircok ulkesinde birakiniz 8 yili, adamlar okul oncesi egitimle birlikte bu isi 15 yila kadar yaymislardir. (bizde de metropol kentelerde boylesi bir fiiliyat, kisilerin insiyatifinde olmak sureti ile pratikte mevcuttur, o ayri) buna ragmen altyapi calismalari baslatilmadan, gozardi edilerek yapilacak calismalar sadece taslak uzerinde kalabilmesi mumkun olu dogan bir fikir olur.
  • hükümetin eğitim sistemi için getireceği yeni teklif, 12 yıl zounlu eğitim başlığı ile özeltenebilir. ancak her işte olduğu gibi, burada da bir bit yeniği var. haberlere göre önerilecek sistem şöyleymiş:
    4 yıl ilkokul+ 4 yıl ortaokul+4 yıl lise.
    bu sistemin bügünkünden farkı, eğitimin kesintili olması. yani ilkokulda 4 yılını bitiren çocuk, 4 yıllık ortaokula devam edecek. bu da imam hatiplere giriş yaşının yeniden 10 yaş civarına inmesi demek.

    konu ile ilgili iki haber:
    radikal
    başlık: 4. sınıftan sonra 'imam hatip'e vize
    http://www.radikal.com.tr/…05.01.2012&categoryid=77

    cnnturk
    başlık:zorunlu eğitim 12 yıla çıkıyor!
    http://www.cnnturk.com/…cikiyor/643382.0/index.html
  • 28 şubat döneminin "kesintisiz 8 yıllık eğitim" rezilliğinin kalkmasına vesile olacak uygulama.

    hatırlanacağı üzere, imam-hatip liselerini kapatmaya cesaret edemeyen bir grup cahil, bu yönde tâlî bir çözüm olarak kesintisiz 8 yıllık eğitimi getirerek, zaten çok iyi durumda olmayan türkiye eğitim sistemini tamamen perişan etmişti.

    7 yıl eğitim veren cânım anadolu liseleri gümlemiş, meslek liseleri iflas etmiş; afrika'daki bir kaç istisna ülke dışında kimsenin uygulamadığı garip bir eğitim uygulaması başlamıştı.

    zararın neresinden dönülse, kârdır.
  • anadolu liseleri ve ortaokul mantığı geri gelecekse, ortaokullarda da öğrenciler yata yata geçemeyecekse varsın imam hatiplere de gitsin öğrenciler. bence 8 yıllık rezil eğitimi imam hatiplere öğrenci gitmesin diye tercih edenlerin okullara ve yetişen nesile şöyle bir bakması gerekir.
  • 4+4+4 eğitim sistemi. iyi de burdaki tek dert 10 yaşında ihl'ye gidilir mi yani? bu imamhatiplerin önünü nasıl keseriz derdinden eğitim sistemi daha kötü olamayacak kadar bir sürü gencin aleyhine döndü. bir ülkede eğitim sistemi nasıl olup da, ihl'lerin önünü nasıl açarız-nasıl kaparız konusuna bu denli bağımlı kılınabilir. ne biçim bir kafa-zihniyet bu.

    filler tepişir çimenler ezilir olayı tam manasıyla.

    bir kere dön bak arkadaş, bir kere dön bak. ortalıkta işsizlikten kırılan üniversite mezunu sayısına bir bak. iki senede bir sınav sistemi değiştirmenin sonuçlarına bak. eskiden lise mezunu olan öğretmen olabilecek, hemşire olabilecek yetkinlikteyken, şimdi öss'de çıkmayacak -o da ygs mi oldu neyse işte- tek bir kelimeyi sokmuyor beynine. çoluğun çocuğun beyni, şıklara sığdırılmış hap bilgilerle yığın yığın dolu. ama bu bilgileri nereye nasıl perçinleyecek bi haber. yöntem yok, kuram yok, mantık yok. hiçbir halt yok. üniversiteye gidince sudan çıkma balık. e akademide de bir yere kadar. çoğunluğun seviyesi neyse o kadar verilebilir. insan kendisini geliştirmeye, bir nebze olsun kafa çalıştırmaya, kendi kafasını bulmaya, binbir çaba emekle, iç çatışma ve kavgayla, yırtına yırtına 30'una doğru filan erişebiliyor. o da bilinçli bir gençse eğer. bunun sebebi eğitim sistemi başka bir şey değil. bu arada da önümüze konmayan zorluk, engel-çengel kalmıyor. özgür düşünce yok. eskiden ideoloji sahibi olmak, iyi kötü, lisede başlayan bir şeymiş. lisede insanlar gençlik heyecanıyla da olsa, seslerini çıkarma irade ve gücüne sahipmiş. şimdi sümüklerimizi yalıyoruz daha. dershaneden alıp eve evden dershaneye. bu arada gelişme sadece tipte. iş giyinip kuşanmaya, sürünüp boyanmaya gelince, tv'de ne giysem yarışmalarına katılmaya gelince 18 çok ileri bir yaş. ama cumhurbaşkanının adını bilmek açısından henüz çok erken.

    4+4+4 müş. istersen 7 üssü 5 olsun. kafa değişmedikten sonra.
  • liseli sayısını artıracaktır. korkunç olan bu.
  • ikea egitim modeli. ayrintilarina gelince, bütünü parcalayip servis ediyorsunuz, müsteriniz aldigi egitimleri kendi cv sinde birlestirerek hayatinin uygun gördügü yerine monte ediyor. kimileri toplam sever 12 demek hosuna gider, kimileri 3x4 diyerek zorlu okul yollarini resmeder, kimileri 4+4+4 diyerek tren yapar. haaaa bu arada aklima gelmisken mesleki egitimin canina okumus bir ülkede 28 yil egitim de verseniz bi halt olmaz.
  • tamamlayanın sıfatının yine "lise mezunu" olarak kalacağı sistem olacaktır.

    5+3+3+4+2+4 şeklinde 21 yıl okuyup da "doktor" titrini aldıktan sonra halen iş bulabilmek ümidiyle işkur'a kayıt yaptıran vatandaşlar var bu ülkede. zorunlusu zorunsuzu fark yapmıyor, karın doyurmuyor anacığım.
  • eğitim-öğretim'in bugünkü sistemle uygulanacak olması durumunda - ilköğretim+ ortaöğretim olacak şekilde- meslek edindirmeden/edinmeden geçen süreye fazladan 1 ( bir ) yıl ekleyecek düzenleme.

    dünya'da hemen her bakımdan gelişmiş olan sanayi- ve sanayi ötesi- toplumlar, "halk hizmetçisi devlet" anlayışı sayesinde daha orta-öğretim bitmeden çocuğun-gencin mesleki yetenek alanını tespit etmekte ve bu doğrultuda yetiştirilmesini sağlamaktadır.

    üniversite okuyarak edinilecek bir yetenek yoktur. mesleki ilgi / bilgi ve eğitim öğrenim ilköğretim basamağından başlanarak verilir. akademik süreç, üretime yönelik olarak edinilmiş eğitimin daha nitelikli hale getirilmesi için gereklidir.

    ananın, babanın, velinin, yakınların, inanç ve etnik değer yükleyebilecek sosyal çevrenin başından- ve etki alanından- çocuğu alıp devlet denetimi ve kontrolünde tutmak; resmi ideoloji doğrultusunda eğitilmiş bireyler yetiştirmek amaçlı bir eğitim sistemidir bizimki. bu eğitim-öğretim anlayışı üretime yönelik olmak ya da bireyi donanımlı hale getirmek gibi bir hedeften kesinlikle çok uzaktır.

    ...özel okulların ( daha açık söyleyim fetullahçı okulların ) resmi devlet okullarından genelde daha başarılı olmasının nedeni budur.

    kemalist ( ve ittihatçı ) eğitim- öğretim sistemi için artık deniz bitti.

    1. cumhuriyete dair resmi ideolojinin dibe vurmasında ve mütedeyyin siyasi çizginin seçim başarısında, devlet denetimi- resmi ideoloji pompalama anlamında- dışında kalacak şekilde eğitilen genç neslin artık rol çalmaya başlamış olmasının etkisi çok büyüktür. yani artık ittihatçı türevi ( chp-mhp ve ilh...) siyasetin hiçbir şekilde bir siyasal seçim zaferi mümkün değildir.

    tren çoktan kaçtı... paçası tutuşan* onca üst düzey sivil-asker bürokratın yeni gelinin yaptığı gibi "habire" darbe planlıyor oluşu bu gerçeği çok önceden görmüş olmalarındandır.
  • geçilmesi halinde eğitimi şu anda bulunan durumdan daha kötüye götürecek dayatma.

    neden mi?

    birincisi atalarımız söylemiş, "zorla güzellik olmaz". siz ne kadar dayatırsanız dayatın, okumak istemeyen bir öğrenciyi okulda tutarak, okumak isteyenlere zarar vermekten başka bir şey yapamazsınız.

    ikincisi, ülkemizde mesleki eğitim şu anda içler acısı haldedir. mesleki eğitime şu anda kesinlikle iyi öğrenciler gelmemektedir. kalbur altı öğrencilere en iyi eğitimi verseniz de, bir fabrikanın vs.'nin sorumluluğunu bu mezunlar taşıyamazlar. somut bir örnek vermek gerekirse, şu anda memleketteki tüm meslek liselerinin bilişim bölümleri(sınavla öğrenci alanlar da dahil), mesleki yeterlilikleri taşımayan öğrenciler mezun etmektedirler. dört işlemi sorunsuz yapamayan öğrenciden programcı da olmaz, donanımcı da olmaz.

    üçüncüsü, okumak istemeyen "eşek kadar" lise öğrencilerini okulda zorla tutmak, kontrolü mümkün olmayan disiplin sorunlarına neden olacaktır. zorunlu 12 yıllık eğitime geçildikten sonra liselerde kan gövdeyi götürecektir. tarihe not düşmek adına bunu da belirtmek gerek.

    dördüncüsü, okulların altyapıları kesinlikle bu geçiş için müsait değildir. altyapı olmadan 12 yıllık zorunlu eğitime geçilmesi, sınıf mevcutlarının en az iki katına çıkması demektir.