şükela:  tümü | bugün
  • geçen gün başıma gelen hadise, insanlik edip hak yememek için gönderiyoruz geri gelmiyor, yahu aylik kart gitti ona mı yanarsin verdiğim paraya mi yanarsin, ulan ne oldu aldin da 1 ay sonra oda bitecek tekrar mi calacaksin pezevengin evladı al o kartı dür bük çıktığın yere sok.

    zaten ekmek aslanın midesinde durduk yere extra harcama çıktı.
  • kim çarptıya gitmiştir, geçmiş olsun.
  • her türlü hakkının ırzına geçilen yurdum insanının, "hak geçmesin" diye dürüst olma çabasının sonu.
    ekmek aslanın ağzındaysa, ekmeğinize sahip çıkın.

    bak yemek geç gelince, "ödemem" diyoruz.
    banka haksız bedel alırsa, itiraz edip geri istiyoruz.
    aldığın telefon bozuk çıkarsa, parasını istiyoruz.
    yani aldığın hizmetten memnun değilsen parasını ödemezsin.

    ama arkadaş ben bu istanbullunun afedersin hayvan muamelesi görürken para ödemek için yanıp tutuşmasını anlamıyorum.
    istanbul'da 60 dakika, 120 dakika gibi abuk aralıklarla çalışan otobüs hatları var.
    otobüsler zamanında gelmez.
    gelse bile çok dolu olur.
    havalandırması çalışmaz, kliması kaloriferi açılmaz.
    süspansiyonu bozuktur.
    taşıdığı yolcu yasal kapasitesinin en az %20-%30 üzerindedir.
    hala fi tarihinden araçlar seferdedir.
    üstüne utanmadan para isterler.
    sen ne verdin de ne istiyosun?

    ya adam kışın ortasında 60 dakika otobüs beklemiş.
    aradaki otobüsler gelmemiş, ne bir bilgilendirme ne bir ek sefer...
    3 sefer atlanmış.
    tek otobüste gelmeyen 3 otobüsü bekleyen yolcular birikmiş.
    garibim en arkadan zar zor biniyor. nefes alacak oksijeni geçtim hava molekülü kalmamış. atmosfer yok artık.
    "hak geçmesin" diye akbilini uzatıyor.

    arkadaşım senin haklarının ırzına geçmişler daha neyin derdindesin.
    ödemeyin şunlara para. binin eşşek gibi taşısınlar düzgün hizmet verene kadar.
    özellikle öho ve erguvanlara...
    bunlar ölü saatlerde çalışmak istemez.
    hemen arıza yazarlar.

    başımdan geçen bir mevzuyu anlatayım.
    evimin önünden geçen tek otobüs var.
    20 dakikada 1 geçmesi gerekiyor.
    bir saat bekledim bak.
    durakta araç var. "başka saatin arabası" olduğundan kalkmıyor.
    1 saat sonra kapısı açıldı.
    ben ve birkaç yolcu akbil basmayız dedik.
    "kardeş biz normalde 1 saat öncenin arabasına binecektik, ona binmişiz farz et" dedik.
    "işinizi düzgün yapın" dedik.
    sonuç. şoför kontakt kapattı gitmem dedi.
    peki diğer yolcular ne dedi.
    "milletin hakkına geçmeyin basın akbili".

    ee benim hakkım ne olacak?
    madem ekmek aslanın midesinde. ekmeğinize sahip çıkın.
  • şuan otobüste yine bir tartışma başladı, öğrenci kartını hiç etmişler kızcağızın.
  • içerisinde 30 tl yüklü akbil yerine 1.30 tl olarak geri geleni gördü bu gözler, iyilik yapacaksanız da kalkın kendiniz basın. klasik istanbul kart kullanıyorsanız boş akbil ile değiştiriyor bazı hırsızlar.
  • gurbete giden sevdiceğin yolunu gözlemek gibi geri gelmesi beklenendir.

    hiçbir zaman geri gelmez, fakat sen bunu bile bile gözünde yaş aylık akbilin yolunu inene kadar gözlersin.
  • eğer istanbulkart gönderildiyse, üzerinde resim vb. olmadığı için aynı kartın gelip gelmediğine dikkat edilmelidir. babam, akbil basması için kartını verdiği kişiden kartı geri alıyor. bir sonraki binişinde kartın kendisine ait olmadığını fark ediyor. haliyle içindeki 50 lira uçuyor. belki kasıtlıdır, belki değildir. bu mesaj da bir uyarıdır. dikkatli olmakta fayda var.
  • biraz önce 14r hattına orta kapıdan bindim. içerisinde 47 lira olan akbilimin yerine boş akbil elime geçmiştir.
    bunu diğer otobüse bindiğim zaman fark ettim, yazıklar olsun ne diyebilirim ki..
    oysa ki ben üç kuruş haftalikla zar zor akbili dolduruyorum bana günah değil mi ?
    daha hafta başındayım yok yere beni sıkıntıya soktular amk memleketinde yok yere.