şükela:  tümü | bugün soru sor
  • ruth bader gingsburg‘un cinsiyet eşitliği için verdiği mücadeleyi konu alan vizyondaki en gidilesi film.
    tüm kadınlar izlemeli,dur ya.aslında erkeklerin izlemeye daha çok ihtiyacı var.tüm erkekler izlemeli ve bir kadının yapabileceklerine,gücüne şahit olmalı.eğer bir erkek,cinsiyet eşitliğine inanırsa,emin olun kadınları özgürleştirdiği gibi erkekleri de özgürleştirir.

    --- spoiler ---

    izlediğim tüm filmler arasında en mükemmel aile gingburg çifti olabilir.martin’in kiki’ye olan aşkı,desteği ve aynı şekilde kiki’nin martin için yaptığı fedakarlıklar abartı bile gelecekken,hepsi gerçek.

    ruth’a yönelen “anayasada kadın kelimesi hiç geçmiyor” cevabına karşılık,ruth’un “özgürlük kelimesi de geçmiyor” cevabı...

    ve son sahne,gerçek kiki’nin merdivenleri çıkması ve ses kaydı.inanılmaz.tüm kadınlara ilham kaynağı olmalı.seni çok sevdim ruth.çok yaşa.

    ve martin,ruhun şad olsun.ne güzel adamsın sen.keşke erkekler seni örnek alsa.

    --- spoiler ---

    izleyin.
  • kadınların hukuk yoluyla haklarını tescil etmeleri üzerine nefis, son derece izlenesi, ders gibi bir film. özellikle hukukçular ve hukuk öğrencileri kaçırmamalı.
  • imdb puanı 5.6 olan fakat bunu asla ve asla hak etmediği gibi 10 üzerinden 10 verdiğim film. lütfen bu puana aldanıp önyargılı yaklaşmayın ve izleyin. sadece 918 kişi oy vermiş gerçi, çoğunun white straight male dediğimiz ayrıcalıklar içerisinde yaşayan aynı zamanda da sterotip olarak trump destekçisi butthurt kitle olduğunu düşünüyorum *

    --- spoiler ---

    öncelikle ginsburgler inanılmaz güzel bir aile. birbirlerine olan destekleri gözlerimi yaşartıyor. ve bütün bu gördüklerimizin uydurma olmadığını ve gerçeğe dayandığını bilmek beni fazlasıyla duygulandırdı.

    ruth ginsburg’ü daha önce tanımıyordum fakat keşke tanısaymışım! en son sahnede merdivenlerden çıkarken görünce arkaplanda da kendi sesini duyunca birkaç damla göz yaşı akmadı değil.

    --- spoiler ---

    evet bu kadın, bu aile ve bu film beni fazlasıyla etkiledi. dünyanın onlar gibi daha çok insana ihtiyacı var.

    alıntı yapıp bahsetmek istediğim çok fazla yer var fakat ruth ginsburg’ün bir röportajında söylediği şu sözün hem ilişkilerinin hem de birbirlerine olan desteğin çok güzel bir özeti olduğunu düşünüyorum: “he was the only young man i dated who cared that i had a brain.”

    ayrıca ilginç bir nokta olarak karısını destekleyen koca rolünden dolayı film en başta bütçe sıkıntısı yaşamış, kimse ekonomik olarak katkı yapıp finansman olmak istememiş çünkü karısını destekleyen koca “gerçekçi” bulunmamış. eşine daha fazla kızıp bağıran, davayı bırakmadığı takdirde boşanmakla tehdit eden bir karakter olduğu zaman finansal olarak destekleyeceklerini söylemişler. o kadar şaşırmadım ki. film de tam olarak bunu anlatıyor zaten.
  • uzun süredir izlediğim filmlerin içinde beni çok etkileyen bi film olarak hafızamda yer edecek. iyi durumda olan erkeğin, arkasında bi kadın vardır. cümlesinin kadın versiyonunu izlerken imrenmeden edemedim.

    bence kesinlikle izleyin, izlettirin.
  • mimi leder'in yöneteceği biyografik filmde armie hammer, justin theroux, felicity jones casttan bazı isimler.

    her eve imdb
  • bu christmas'ta sinemalarda!
  • ilgi çekici bir biyografik film. kadınları daha iyi anlamamızı sağlayacak, aynı zamanda günümüz kadın haklarının kullanılış biçimindeki “ukalalık” duygusunun kümülatif intikama dönüşümünü de açıklayacak bir film olmasını umuyorum.
  • filmden sonra, hukuk fakültesine kaydolmaya karar verdim. bir sekiz sene sonra saul goodman ayarında avukat olurum artık.

    bu arada bazı yerlerde, ne diyor bunlar dememe neden oldu, avukatlara saygım arttı. ancak hukuk, bariz mantık işiymiş, daha önce metinler metinler metinler diye göz korkuttu hep hukuk talebesi arkadaşlarım. metin var ama mantık da var, bize diğer yüzünü göstermişler.