şükela:  tümü | bugün
  • ing. "temeline dayandırılarak, olması nedeniyle, -e dayanarak, gerekçesiyle" anlamlarına gelen bir bağlaç.

    örnek cümle 1: the song was banned on the grounds that it might increase racial tension.(ırkçı gerilimi artırabileceğinden dolayı şarkı yasaklandı.)

    örnek cümle 2: the case was dismissed on the grounds that there was not enough evidence.(yeterince delil olmadığından dolayı dava düşürüldü.)
  • ing. gerekçesiyle anlamına gelen kalıp.

    örnek olarak; they rejected the application on the grounds that there were missing documents.