şükela:  tümü | bugün
  • nekibu'nun, üzerinde teknik bir sınavda iki cümle arasında kullandığı ve daha önce de defalarca kullanmış olmasına rağmen nedense o andan itibaren kilitlendiği bir konudur...
    "iki eli doluyken insan hala nasıl yazabilir?"
    güvenilir bir kaynaktan alınan bilgiler, nekibu'yu bu konuda yeterli derecede doyumsatmıştır...
    "insanların tümünde olan, ancak farkedilmeyen üçüncü el devreye girer bu durumda. telepatik el deriz buna halk arasında. duymamış olman da hiç garip değil, ben de duymadım bu kavramı. halk bilmeden konuşuyor işte. bu el genelde göbek deliğinde saklı olarak yaşamını sürdürür. on the other hand demeden de çıkmaz. kızılötesi bir el olduğu için ortaya çıktığında da sadece huzurlu insanlar görebilir. kişi bir elinde konuyu tutup diğer eliyle yazısını yazarken the other hand hiç farkettirmeden ortaya çıkar ve düşmeden tutar diğer konuyu. çok yararlıdır ancakgörünmez olduğu için yeterli ilgiyi görememiştir. gelecek on yıl içinde yapacağım şeyler arasında the other hand geliştirme ve saygınlaştırma bakanlığı kurmak da var..."
    ve böylece bir karanlık köşe daha aydınlanır...
  • michel camilo'nun süper şarkısı..
    snl girişinde çalan şarkı bu galiba yada benzeri..
    neyse, sonuçta süper..
  • konuşma dilinde kullandigim icin ana dili ingilizce olan bir arkadasimdan laf yememe sebep olan kullanisli kalip.
  • insanda bazen gerginlik yaratan kalıp. bir makale veya kitap okurken on the one hand kalıbından sonra kendisini göremeyince strese giriyorum ve acaba on the other hand nerede diye aramaya başlıyorum. iki cümle sonra karşıma çıkarsa ne mutlu. ama yarım sayfa sonra çıkması veya hiç çıkmaması insanı geriyor.
  • tanım: in a way that is different from the first thing you mentioned
  • amerikan cumhurbaşkanlarına tek kollu danışman arattıran sözcükler.
    hikaye bu ya , şimdilik dünya hakimi gibi gözüken, devasa güçlere sahip amerika'nın başkanları bir sorun çıktığında, sorunun halledilmesi için bir çözüm önerdiğinde, danışmanlarından görüş alır. danışmanları büyük bir saygı ile, başkanın fikirlerinin ne kadar iyi ve güzel olduğunu ifade ettikten sonra, ''on the other hand'' konuyu diğer yönlerdende ifade edince başkanın görüşlerinin ne kadar sığ ve yetersiz olduğu olayın veya sorunun bütün boyutlarını kapsamadığı ortaya çıkar. dünyada hiç kimse herşeyi bilemez. bilirim diyenler kendini ve çevresini kandırır.
    sonuçta sorun danışmanlarında yardımı ile bütün veçheleri ile ele alıp kolektif aklın yardımı ile sağlıklı bir çözüm üretilir.
    amerikan sisteminin gücü budur.
    ancak bu amerikan başkanlarını kişisel olarak tatmin etmez. insanın fıtratına uygun olarak kendi fikrinden başka fikir istemez.
    bu durumda kendini tatmin etmek isteyen amerikan başkanı, gazetelere tek kollu başkan danışmanı aranıyor, diye ilan verir.
    çok komik değil mi? ama gerçek hiç kimse kendi fikrinden daha üstün bir fikir görmek istemez. işte bu yüzden bir çok ülke yöneticilerin, olayı tam kavrayamayan ham fikirlerini alkışlayan, dalkavuklar yüzünden felakete uğramıştır.
    tarihimize bakarsak yıldırım beyazıt'ın vezirleri, beyazıt'ı timurla çatışmaktan vaz geçirebilseydi. . osmanlı fetret devrini yaşamayacaktı.
    enver paşanın danışmanları onu yeterince bilgilendirebilseydi. osmanlı imparatorluğu 1.dünya savaşına girmeyecek. savaş sonrası felaketleri yaşamayacaktık.
    yurt dışından örnek verirsek, şayet danışmanları hitlerin rusya'ya saldırmasına engel olabilseydi. bu gün dünya tarihi bambaşka şekilenecekti. rus batağı alman ulusunun felaketi oldu.
    bir yöneticinin danışmanları ne kadar kaliteli ise doğru politikalar uygulaması o kadar olasıdır.
    bunun tersi olarak danışmanları ne kadar şakşakçı eyamcı ve evet efendimci ise yönetimde hata yapması kaçınılmazdır.
    bunun bedelini de yönetilen halk öder.biz öderiz.