şükela:  tümü | bugün
  • pinhani grubunun türkülerden oluşan yeni albümü. sinan kaynakçızaten yalnız türküler projesinde albümde de bir kısmını söylediği türküleri seslendiriyorlardı. grup konserlerde de bolca türküye yer veriyordu. şimdi sırf türkülerden oluşan bir albüm çıkardılar. bence gayet güzel yorumlamışlar türküleri. tekrar tekrar dinlenilesi bir albüm olmuş

    https://m.youtube.com/…lqef08u7xyttd664mrzrqrhsggkx
  • beğendiğim albüm. en sevdiğim parça ise bülbülüm altın kafeste oldu. çok içten söylenmiş.
  • pinhani' nin yeni albümü.

    bulunan türküler ise şöyle;

    ağlama yar ağlama
    bülbülüm altın kafeste
    hüseynik
    zülüf dökülmüş yüze
    meclisinde mail oldum
    ti trihas to yefir (fikrim yok)
    drama köprüsü
    uzun kavak ne gidersin engine
    batum türküsü
    harmandalı

    her zaman için en sevdiğim (bkz: meclisinde mail oldum)'dur.
  • çıkacağını önceden bilmeyeni, öğrenince ufaktan yerinden sıçratan albüm. her ne yapılıyorsa bırakılıp dinlenesi.
  • konser performansı olarak kalması gereken işlerden bana göre.
    drama köprüsü ve harmandalı dışında elle tutulur bir düzenleme göremedim kendi adıma.
    artık geleneksel denilebilecek anadolu rock, 50. yılında hala çok daha yeni ve değerli.
  • pinhani'nin olmamış olan derleme albümü.

    her şeyden önce altyapılar çok kötü. pinhani gibi akustik gitar uzmanı bir gruptan grup abdal tarzı bir şeyler beklerdim lakin arabesk ve anadolu rock karışımı tarzı bir şeyler yapmışlar, o da hiç olmamış. hele o yer yer arabeske kaçtıkları yerde dişlerimi sıkarak dinledim. ayrıca hüseynik'ten çıktım (albümde "hüseynik" olarak geçiyor) gibi bir elazığ türküsüne tulum eklemek kimin fikriydi?

    ikincisi, sinan kaynakçı hiç kusura bakmasın, bazı yerlerde resmen vokal yetersizliği var. sesi -gırtlağı- yetmemiş.

    yaptığı en akıllıca iş batum türküsü'nde karadeniz aksanını minimum düzeyde tutmuş, bir iki kelime var. keşke onları da aksansız söyleseydi.

    özellikle bülbülüm altın kafeste ve hüseynik o kadar kötüydü ki erkan oğur - ismail hakkı demircioğlu ve erdal erzincan versiyonlarını dinleyerek fabrika ayarlarıma dönme ihtiyacı hissettim.

    bu çalışmayı muhakkak ki sevenler var ama benim gibi erdal erzincan, musa eroğlu, arif sağ, ismail hakkı demircioğlu bağlamalarıyla büyümüş birisi için katlanılabilir bir albüm değil. hele vokaller. ah o vokaller!
  • pinhani'nin teorik olarak mükemmel ama pratikte vasat diyebileceğimiz son albümü olmuş efenim. neden teoride mükemmel diyorum; çünkü parça seçimleri ve icra kısmı gayet doyurabilecek nitelikte olabilecek iken teknik nedenler yüzünden not kırmak zorunda kaldım bi' dinleyici olarak.

    albüm başlığına yine de adamlar için iki güzelleme yapalım da motive olsunlar diye uğruyoruz, şu yüzyılda eleştirdiğimiz işlere bak arkadaş...

    şimdi şu altyapı işiyle başlayalım; tabi vatandaşın altyapıdan kastı kayıt ise kısmen doğruluk payı var. belirtmeliyim ki iphone x ve sennheiser ie 800 ile parçaları dinledim ve bazı enstrümanlarda belirgin bi' derinlik problemi var. örneğin ağlama yar ağlama'da çalan cümbüş'ün geldiği kanal bariz kötü. muhtemelen hücum kayıt alsanız bile daha iyi bi' sonuç ortaya çıkardı yani. tonmaister denen şapşiğin bok yemesi işler de olabilir, kaydın alındığı mikrofonla da ilintili olabilir bilemedim lakin yakışmamış, bariz bi' berraklık yoksunu iş olmuş. davullar billur gibi olmasa da net iletilirken cümbüş sıvamış. arada da reyiz detone olmuş, mavi yazma derken aralarda kıpraşmış filan, sağlık olsun. huseynik yine teorik olarak çok daha iyi bi' iş olarak çıkabilecek iken kaydın azizliğine uğramış. bi' de huseynik zor makamdır cancağızım, zorlamış seni.

    harici, benim albüme dair en beğendiğim kısım harmandalı projesi olmuş. oğlum groove girip ska yürüyüp balkanik çıkmak nedir lan? kim yazdı, kimin aklına geldi bilemiyorum lakin sadece bu parçadaki kayıt harici performansınız için önünüzde saygıyla eğiliyorum. bu arada, lan!!!?? o trompet mikrotonal mi yoksa bana mı öyle geldi bilemedim ve ton çok keyifliydi.

    hasılı denecek bişi yok, emeklerine sağlık.

    edit: teknik imkansızlıklar yüzünden flac gönderemeyeceğime göre en iyi ihtimalle spotify'da 320 bit bi' parçada derinlik nasıl olmalı, berraklık nedir bu vesileyle örnekleme yapabilirim. serkan çağrı'nın mori icrasında ondan fazla enstrümanın uyumunu, kaydın temizliğini ayırt edebilirsin. ne demek, rica ederim. *
  • albümde en beğendiğim türkü zülüf dökülmüş yüze oldu.

    ama bu albüm olmasaydı da bu türküler bir şey kaybetmezmiş. pinhani’ye ne kazandırmış ya da kazandıracak onu pek bilemiyorum.
  • sinan kaynakçı'nın sesi albümdeki parçalara hiç gitmemiş adeta kulak tırmalıyor. albümde bulunan parçalardan bazılarını henüz çok bilinmeyen minor empire adlı gruptan dinlemenizi salık veriyorum.