şükela:  tümü | bugün
  • kızıl saçlı, inceciktir.
    bakışları şehladır ya da aklımda öyle kalmıştır. aslında bakmamıştır bile. belki göz ucuyla bakmıştır, o yüzden gözleri şehla kalmıştır bellekte...
    musluklarından su akmayan, belki tesisatı bile olmayan bir evde ailesi ve kardeşleriyle yaşardı.
    valinin çam ağaçlarıyla perdelenmiş, yüksek duvarlı, üç katlı köşkünün yanındaki küçücük, teneke çatılı kondusundan elinde bir su güğümleriyle çıkar, yüz metre ötedeki bir çeşmeden su alırdı.
    onun su yolunu bizim okul yolumuz keserdi.
    alışılmamış açık kızıl saçları, ince, yanık tenli, kusursuz yüzü, hem kendi yoksul kaderine hem yolunu ister istemez kesen benim gibi sersem lisesi çocuklara kayıtsız yüz ifadesiyle göz alıcı silueti, çiviyle kazınmış gibi belleğimde durur.
    ve ara sıra bulunduğu konumdan kopar, o kayıtsız ve kusursuz yürüyüşüyle bir elinde su kabı, diğer elinde küçük kardeşinin eli, önümden geçip gider.
    bunca yıl sonra hayalimde bile adını sormaya utanıyorum. sanki o orta halli bir çiftçinin kızı, ben teneke konduda yaşayan yoksul çocuktum. güzelliğin böylesine saf hali, iradeyi kilitleyeni bir daha karşıma çıkmadı.