şükela:  tümü | bugün
  • "bana aşık olsun istedim" diye devam eden bir lale müldür dizesi./mucizesi
  • ona kotu bir sey olsun istedim.
    öldü iyi mi!
  • çaresizliğin dizeleri aslında. o kadar çıkmazda kalmış ki "hayırlısı" diyememiş. diyemez de zaten insan. birine aşıkken, birini severken nasıl desin?

    en güzel bedduayı etmiş. ben de diliyorum şu an.

    "ona kötü bir şey olsun istedim.
    bana aşık olsun istedim."
  • ilk duyduğumda ağzımla burnumun yer değiştirdiği, beni darma duman eden dizeler.. meğer benim demek istediklerimi söylemiş bu kadın, asıl bu zamana kadar ben içimde biriktirmişim de o patlamış gibi.

    esasen en çokta;

    bir masalın ağzını kapat ve yat
    geniş odalarda. bir oksijen çadırında. burası en hoşuma giden yeri.
  • birinin başına en kötü gelebilecek şeyin sizin kadar büyük bir dert olmasını dilersiniz işte, onun dizeleri bu.

    öyle seversiniz ki onun sürekli yanı başınızda olmasını dilersiniz. size aşık olsun ki gerçek olsun bu.

    ben de diledim ve "ona kötü bir şey olsun istedim"...
  • ona kötü bir şey olsun istedim. bana aşık olsun istedim.

    karnıma yumruk yesem de böyle hissettirirdi. şimdi karnımda ölü kelebekler var, şimdi değil epeydir aslında. çaktırmadan ben de ediyorum bedduayı aslına bakarsan...
  • bir insanın, bir diğeri için dileyebileceği en naif şer hissi.
  • “seni bir gün en yakının ele verirse eğer,öğren susmasını ve ağlamamasını.
    bir kavanozun içinde mavi bir gül
    yetiştir her gün daha çok yaşayan.
    bir masalın ağzını kapat ve yat
    geniş odalarda. bir oksijen çadırında.
    ona kötü bir şey olsun istedim.
    bana aşık olsun istedim.”

    sevgiyi, sevebilmeyi dark side'a geçirmiş bir kadının dizeleriymiş.
    benim gibi çaresizliği tat, severken sevilme, elin böğründe öylece kalasın demek bu resmen.

    içi yana yana onun da acıdan kıvranmasını istemiş. böyle bir temenninin hedefindeki adam sevmese bile başka bir şey yapmıştır kesin. bu sadece karşılıksızlıkla açıklanamayacak bir şey. bu kadar kolay değildir, sanmıyorum.

    ben "kadın"ın böyle bağıra bağıra, parçalaya parçalaya sevebileceğini bilmezdim. erkek üzülürdü hep. kavuşamazdı, yakıp yıkmak isterdi her şeyi. bir kadının da böyle kanaya kanaya sevmesi üzücüymüş meğer.

    ne diyebilirim ki ?
    bu raddede sevebildiklerini bilmezdim doğrusu. hep bir açık mavilik olur onların aşkında da sevgisinde de diye düşünürdüm.
    utandım.