şükela:  tümü | bugün
  • hayat devam ediyor.
    ozlemek devam ediyor, baska baska vucutlarda ve belki de baska baska yuzlerde, gozlerde, dudaklarda, sozlerde...

    durumlar degisiyor -hayat devam ederken; kimileri buyuyor, kimisi seviniyor kavusurken, kimileri cogaliyor, kimileri eksiliyor, hastaliklari oluyor, kimileri evleniyor, kimileri doguyor ve kimileri oluyor...

    kimileri artiyor. nasildi? bir lisan bir insan iki lisan iki..

    kimileri fena halde sosyal oluyor fark etmeden. asosyal neydi? fark etmek neydi?
    uykun geldi mi? yok degilmi? herkesinki gelirdi.

    velhasil 'yandi bitti kul oldu'.
  • bugun tezek kokularindan hemen sonra o bos tarlalari gecerken fark ettigim martilar ve kuzular vardi. tuhafti?

    sirf koy kokusu alayim diye cam acikti. hava buz gibiydi.
    bir de yagmurlar sevgili b. hani nasil biliyor musun? agustosun sicaginda yagan o saganaktandi. aklimdaydin. aklimdasin.

    ama lades diyen kim?
  • insan ne kadar cocuk yasta olmasa da ne kadar cocukca davrandigini babasini kaybettiginde anlayabiliyor.
  • yağmura çarpacağım ben, gözlerimi kör etsin diye yürüyeceğim kış'ın üzerine üzerine! zarif hatalar yapmayacağım artık! hatta kaba aşklara, lüzumsuz adımlar sallayacağım! yaşayacağım ben, sen üzül! öleceğim bir de, sen ne halt edersen et!
  • ... sen nasilsin? niye hic aramadin sormadin ki? biz dargin miydik? yoksa zamanla yeni insanlar taniya taniya eskileri unuttuk mu?
  • şu anda yüzüne gerçekten söylemek istediğim hiçbir şeyi söyleyemiyorum ve biliyorum ki hiçbir zaman da söyleyemeyeceğim. o yüzden hiç okuyamayacağın mektuplar yazmak sana içimdeki bu düğümü çözer belki biraz.

    bugün onlarca yüzlerce hikaye dinledim, çoğu kısa zamanda öleceğini ima etmek için anlatılmış şeylerdi. hepsini gerçekten dinledim birinde belki mutlu bir son vardır, biri diğerinden acısız, biri diğerinden daha uzun ömürlüdür belki diye. hiçbirinde umut yoktu. boş boş baktım insanların gözlerine. her bir kelimede bir boğum daha arttı boğazımda.

    aylardır sesini duymadan tek bir gün geçirmedim abim. gerçek abim olsan bu kadar sevemez, bu kadar koruyamaz, bu kadar ilgilenemezdin benimle. o kadar çok şey borçluyum ki sana, o kadar güzel şeyler öğrettin ki bana, en çok da hala bu kadar temiz kalabilen birinin varlığını gösterdin. şimdi gözlerimin önünde erimeye başladın ve ben hiçbir şey yapamıyorum. sana sarılıp aglayamiyorum bile.

    güçlü durmak gerekiyormuş, bir şey bilmemen gerekiyormuş, moralin bozulmamalıymış. ama ben çok yalnızım. sana anlatamadığım bu dertle nasıl tek başıma boğuşacağım?

    şimdi arıyorsun ya o telefon şenleniyor. sesini duyuyorum ya içimi sadece o anda huzur kaplıyor. nolur gitme bir yere. emekli olup beni her gün işe sen bırakacaksın daha, söz verdin. ne olur gitme...