şükela:  tümü | bugün
  • eylül 1990'da doğmuş biri olarak an itibariyle içinde bulunduğum kümenin insanlarıdır. on bin gün! 27 yıl ve 5 ay. hayat denen şey o kadar da abartılacak bir şey değilmiş. aldatmalar ve aldanmalar. genellikle kendi kendini aldatmalardan ibaret şeyler...
    iki kez ölümcül hastalık geçirdim bugüne kadar. yakın arkadaşlarımdan değil ama tanıdığım bir çok arkadaşımdan gencecik ölenler oldu. çoğu da "üniversite bitiricez, adam olucaz" derken hem de. bazen dönüp bakıyorum onlara.

    mesela elif'e. öyle güzel gülen bir kardeşimdi ki. hayatımda ilk defa yurt dışına çıkarken yanımda oturuyordu ve bu yolculuk onun da ilk uçakla seyahatiydi. uçak heathrow havalimanına inmek için havada üç kere tur atmıştı da elif'ciğim, canım güzeller güzeli kardeşim, korkudan elimi tutmuştu. sonra koç üniversite'sini kazanmıştı da, daha birinci sınıftı öldüğünde.
    benim hikayemse ölümle sonuçlanmadı. ben iki kere de kurtuldum miyokarditten. şimdi düşünüyorum da keşke hiç kurtulamasaydım. evet çok bencilce bu istek biliyorum, annemin ve babamın tek çocuğuyum. ama ben yine onlara hem acıyorum hem de çok kızgınım. çünkü beni bu dünyanın temiz bir yer olduğuna inandırdılar. oysa bu dünya hiç de öyle tertemiz bir yer değilmiş. yaşadıkça öğrendim ki insan, kendini açık açık ortaya koyduğu insanlar tarafından çiğ çiğ yenilebilirmiş her şeyiyle. azıcık bir acziyet gösterdiği an kimseler adaletten, samimiyetten ve sevgiden söz etmezmiş.
    hayatım boyunca elimi en samimi şekilde tutan (annem ve babam hariç) elif ünalmış kardeşimmiş. rahmet olsun ona. keşke benim ömrüm senin olsaydı be elif'im. keşke...