şükela:  tümü | bugün
  • abd ve rusya da olabilir. senelerdir bering boğazına... tamam tamam sustum.
  • ulkesinin insaat sektorunde en gelismis ulkeler ile yaristigini bilmeyenlerin begenmedigi ulkedir. muhtemelen kopru icin kullanilacak olan maddi destegin muhendisler tarafindan karsilanacagini sanmaktadir.
    edit:isbu entry su anda zo'de duruyor. bunu zo'ye gonderenlere kapak olsun diye su link'i veriyorum.
  • serbest piyasa ve ihale usulu hakkında bi sik bilmeyen ileride yap-sat yaparak kendi işinin patronu olma hayalleriyle yanan yeni mezun insaat muhendisinin dramına konu olan ülkedir.
    not: bu entry avrupanın en yüksek gokdeleni olacak olan ve muteahhitligini bir türk firmanin yapmis oldugu binanin santiyesinden yazilmistir.
  • "madem insanlar maymundan geliyor neden şimdiki maymunlar insan olmuyor", ayarında bir argümanla çıkıp bir de en beğenilenlere girmek nedir sorusunun cevabıdır. "okulda okurken biriktir harçlıklarından çıkışta kap japonların elinden olm" fikrinin geçmemesine şaşırdığım bir tarzla yazılmış entryi en beğenilenlere sokmak mükemmel bir iş.(bkz: fatih 21 yaşında istanbul'u fethetmiş ya sen)
  • gazaltı kaynak makinesini boğaz gibi rüzgarlı bir alanda kullanmaya çabalayan mühendislere sahip bir ülke için son derece normaldir.
  • işletme ile mühendislik bilimleri arasında ki ayrımı yapamayan ülke vatandaşlarınca söylenen tümce.
  • zamanında aziz nesin bu konuya çok güzel değinmiş;
    http://www.youtube.com/watch?v=hvhtoir8kuu
  • herhangi bir makinayı, kendi bireysel/ sosyal ihtiyaçlarının, ekonomik süreçlerinin gereği ve sonucu olarak dahi, üretememiş bir toplumun tam da bu nedenle yaşamaya mahkum olduğu hal.

    makina üretemeden, değil boğaz köprüsü, kendi başınıza dikiş iğnesi dahi yapamazsınız. tc'nin ya da benzer durumdaki yığınla devletin sorunu esasında makina üretememek ve sonuç olarak da hemen hiçbir alanda üretemiyor olmaktır.

    yıllar önce, kazı yapmaya meraklı bir arkadaşım, bir mağara tabanını eşelerken tesadüfen eline gelen bir kaç, çok küçük metal parçayı göstermişti, bana. çok ince metal borular idi bunlar. öyle ki içlerinden ancak çok ama çok ince metal teller geçebilirdi, "-ermeni metal işçilerinin el ürünü parçalar bunlar" , demişti.

    ... bu eşyaların nerede ise yüzyıllar öncesinden kalma olduğunu da eklemişti sözlerine. ve ben ( fizikçi bir kürt ) ya da o ( ısparta'lı en hasından bir türk, kimyager ) o metal "boruların" ne işe yaradığını veya neden yapıldığını anlamıyorduk. ben hala da anlamış değilim ya!.. siz bir de bu boruların yapımında kullanılan makinaları ve o makinaları yapan makinaları düşünün!

    ...sorun şu: bu toplum hala bu incelikte metal işlemeyi ve metalden alet edevat elde etmeyi bilmiyor.

    makina üretemeyen bir toplum, çağın gerektirdiği insanı da yetiştiremeyen kısaca hemen her anlamda çağın gerisinde kalan toplumdur. an itibarı ile organize sanayi bölgelerinde ya da daha gelişkin özel fabrikalarda ikame bilgi ve tekniklerle makina yapabiliyor olmanız o makinayı üretebiliyor olduğunuz anlamına gelmiyor. zira bu, sadece üretmiyor olmakla ilgili değil ondan daha ağır sonuçları olacak şekilde manifaktür üretimi kaçırmış olmanızla ilgilidir. bu üretimi yapabilmiş toplumlar ( ingiliz,fransız ,alman, vs. ) " fabrikatör mühendis", başka deyişle devrimci burjuvazi çıkarabilmiş toplumlardır.

    halen bir otomobil yapabilmeyi politika haline getirip ukde kabul eden siyasi lider/ler/in varlığı, bunu yapmaktan ya da boğaz köprüsünü yapma teknik kapasite ve becerisinden ne kadar uzak olunduğunun da kanıtıdır.

    bu duruma ilişkin olarak yığınla tarihi-sosyal suç ya da suçlu yazılabilir... en belirgini de kitle katliamları, mübadele ve tehcir gibi rutin dışı yollar ile yerleşik hayatın, üretimin en becerikli toplumlarını bu topraklarda yok etmiş olmaktır.