şükela:  tümü | bugün
  • vaktinde tifildik, bunu dinlerkene gayet hip, cok havali, cool idik.
    dansedilable
  • hong kongda 3 geceye bedeldir.
    (bkz: ne geceydi be)
  • gelmiş geçmiş en baba westend müzikallerinden chess'in overtürüdür aslında. soğuk savaş döneminde abd ve rusya'nın bankok'ta yapacağı satranç turnuvası ile ilgilidir. ilk önce oryantal bir perküsif giriş vardır. en nihayetinde crescendo ile burası aniden sona erer ve sağlam kick'li bir ritm girer ve murray head amcamız alır eline mikrofonu.

    "it's really such a pity to be lookin' at the board (and) not lookin' at the city".

    şöyle daşşaklı bir ses sisteminin ortasına oturup tadı çıkarılacak şarkılardandır. ama orada bitmez. hemen ikinci perde overtürü merano'ya geçilir, ikinci bir orgazm daha yaşanır.

    chess'ten çıkan tek hittir. ama aslında chess'ten çıkması gereken hit her zaman şu olmuştur kanımca: (bkz: nobody s on nobody s side)
  • chess muzikali icin benny andersson, tim rice, björn ulvaeus
    tarafından yazilmis ve murray head tarafindan seslendirilmis sarkidir.

    sozlerini de yazayim tam olsun:

    the american:
    bangkok, oriental setting
    and the city don't know that the city is getting
    the creme de la creme of the chess world in a
    show with everything but yul brynner

    time flies -- doesn't seem a minute
    since the tirolean spa had the chess boys in it
    all change -- don't you know that when you
    play at this level there's no ordinary venue

    it's iceland --
    or the philippines --
    or hastings -- or --
    or this place!

    company:
    one night in bangkok and the world's your oyster
    the bars are temples but the pearls ain't free
    you'll find a god in every golden cloister
    and if you're lucky then the god's a she
    i can feel an angel sliding up to me

    the american:
    one town's very like another
    when your head's down over your pieces, brother

    company:
    it's a drag, it's a bore, it's really such a pity
    to be looking at the board, not looking at the city

    the american:

    whaddya mean? ya seen one crowded, polluted, stinking town
    --

    company:
    tea, girls, warm, sweet
    some are set up in the somerset maugham suite

    the american:
    get thai'd! you're talking to a tourist
    whose every move's among the purest
    i get my kicks above the waistline, sunshine

    company:
    one night in bangkok makes a hard man humble
    not much between despair and ecstasy
    one night in bangkok and the tough guys tumble
    can't be too careful with your company
    i can feel the devil walking next to me

    the american:
    siam's gonna be the witness
    to the ultimate test of cerebral fitness
    this grips me more than would a
    muddy old river or reclining buddha

    and thank god i'm only watching the game --
    controlling it --

    i don't see you guys rating
    the kind of mate i'm contemplating
    i'd let you watch, i would invite you
    but the queens we use would not excite you

    so you better go back to your bars, your temples,
    your massage
    parlours --

    company:
    one night in bangkok and the world's your oyster
    the bars are temples but the pearls ain't free
    you'll find a god in every golden cloister
    a little flesh, a little history
    i can feel an angel sliding up to me

    one night in bangkok makes a hard man humble
    not much between despair and ecstasy
    one night in bangkok and the tough guys tumble
    can't be too careful with your company
    i can feel the devil walking next to me.

    okudugumuzu anladik mi?
    1) benny andersson ve bjorn ulvaus abba'nin ortasindaki "b" 'ler. sarkiyi ilk defa dinlediginizde bile akliniza ve dilinize yapismasi ondan.
    2) chess muzikalini hic duymamis bircok kisi var, ama bu sarkiyi *mirildanamayacak kimse yok.
  • paris te geçirilecek 10 geceye degisilmez.
  • dikkatli dinlendiğinde gösterişsiz ama çok yerinde kullanılmış slap'li slide'lı bas partisyonlarına sahip olduğu anlaşılan, ilkokul günlerimizin kıymeti sonradan anlaşılan şarkısı.
  • sonradan uzak doğulu steve vai bu parçayı yorumlamadan edememiş. fire garden albümünde mevcut.
  • mark knight'in devil walking adli sarkisinda gayet horca kullandigi sample'lariyla ne kadar yaslandigimizi gozumuze soktugu ancak gunumuz gencligine de en iyi seklilde gosterdigi 84'ten kalma murray head sarkisi
  • the hangover part 2'da mike tyson'ın anıra anıra söylediği parça. orijinali kadar sanatsal değil tabi ama feci yaran cinsten.

    http://www.youtube.com/watch?v=hjeogjesndq
hesabın var mı? giriş yap