şükela:  tümü | bugün
  • büyük türk önderi atatürk'ün çanakkale savaşında her iki taraftan da kaybedilen yüz binlerle ilgili sarfettiği cümle. savaşta ikiyüz elli bin civarında yabancı'nın anadolu topraklarına, ege'ye gömülmesi üzerine söylenmiştir, mustafa kemal'in ne kadar insancıl bir lider olduğunu gösterir.

    sadece laf olsun diye söylenmemiştir, şu anda da durum böyledir; çanakkale toprakları hala kırmızıdır. isteyenler anzak mezarlıklarını görmeye gidebilirler. elbette ki böyle bir şeyi tarihin en büyük çıkarmalarından birine karşı koymayı başarmış, bununla birlikte yüz binlerce askerini kaybetmiş, "çanakkale geçilmez"* lafını hafızalara kazımış bir ulusun, tarihi savaşlarla geçmiş bir ulusun liderinden duymak ayrıca güzeldir.

    fakat şu sıralar dünya'nın sahne olduğu en acı verici olay olan ikinci körfez savaşı'na pek çoğumuzun bakışı bu değil. malesef bazıları bağdat bombalandığında, "adamlar yapmış, muhteşem olmuş yeni füzeler" demekte, bazıları da bir amerikan helikopteri düşünce yedi asker ölünce "oh geberin, allah belanızı versin" demekte.

    fakat bu durumun tek sorumlusu bizler değiliz, saddam'ın onbir eylül sonrasında amerikalıların afganistanla ilgili yaptıkları açıklamalara verdiği karşılık belki de en güzeliydi: "artık batı dünya'sı kan dökerek bir yere varamayacaklarını anlamalı". o zaman amerikalılar şu diyalogları pek seviyorlardı:

    -onbir eylül hakkında ne düşünüyorsunuz, bize ne söylemek istersiniz?
    -b52

    onları pek mutlu ediyordu bunlar gelin görün ki, şu anki savaşta bu küstahlık cezasını yüreklerde buluyor, hiç insancıl olmasa da amerikalıların ölümü ezilen kişilere, uluslara haz veriyor.

    yanılmıyorsam kanada'lı bir yetkilinin dile getirdiği: "bu manzaralar hiçbir müslümanın hafızasından silinmeyecek" sözü de amerika'nın bundan sonra nelerle karşılaşacağını bir nebze olsun aydınlatmıştır sanırım.
  • atatürk'ün 1934 yılındaki anzak kutlamaları için gönderdiği vurucu mesajın içindeki bir cümle. mesaj şu şekildedir:

    "bu memleketin topraklarında kanlarını döken ingiliz, fransız, avustralyalı,yeni zelandalı, hintli kahramanlar! burada, dost bir vatanın toprağındasınız. huzur ve sükun içinde uyuyunuz. sizler, mehmetçiklerle yanyana koyun koyunasınız.

    uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! gözyaşlarınızı dindiriniz. evlatlarınız bizim bağrımızdadır. huzur içindedirler ve rahat uyuyacaklardır. onlar bu toprakta canlarını verdikten sonra, artık bizim de evlatlarımız olmuşlardır.”

    "bu nasıl bir hümanizma anlayışıdır" diye sordurur, insanın ağlayası gelir.
  • g w bush tipi liderlerin bir odaya kapatilip 1 yil boyunca ezberletilmesi gereken soylemdir bu. i$e yarar mi? yaramasa da zevk verir*.
  • ''kahramanlara övgü'' olarak da bilinir.. ingilizce ve türkçesi yanılmıyorsam aşağı satırlardaki gibidir :

    "those heroes that shed their blood and lost their lives! you are now lying in the soil of a friendly country therefore rest in pecae. there is no difference between the johnnies and mehmet's to us where they lie side here in this country of ours. you, the mothers!
    who sent their sons from far away countries wipe away your tears.
    your sons are now lying in our bosom and are in peace after having lost their lives on this land they have become our sons as well."

    "bu memleketin toprakları üzerinde
    kanlarını döken kahramanlar!
    burada dost bir vatanın toprağındasınız. huzur ve sükun içinde uyuyunuz.
    sizler mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız.
    uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! göz yaşlarınızı dindiriniz!
    evlatlarınız bizim bağrımızdadır. huzur içindedirler ve huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır.
    onlar, bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır."

    kemal atatürk
  • okurken tüylerimin diken diken olmasını sağlayan söylemdir .
  • mustafa kemal`in, yalnizca cok buyuk bir taktisyen;bir asker ve devlet adami olmadigini, ayni zamanda e$siz bir insanlik anlayi$i ve hayat felsefesinin de oldugunu gosteren soz.
  • new york’ta, hemen hepsi farklı ülkeden olan 8 – 9 kişi oturuyorduk. isveç’li bir çocuk, para kolleksiyonu yaptığını söyleyince, herkes kendi ülkesinin parasını çıkartıp hatıra olarak verdi. ben de bizim ytl’lerden birini verince, isveçli çocuk atatürk fotoğrafını gösterip “bu adam kim?” diye sordu.

    “mustafa kemal” dedim. “türkiye’nin kurucu babası”.

    ben bunu söyleyince, aramızda bir avustralya’lı “mustafa kemal’i biliyorum ben” dedi, “gelibolu’daki adam o”

    insanlar “mustafa kemal kim? gelibolu ne?” diye sorunca, avustralya’lı çocuk iki dakikada çanakkale savaşı’nın özetini geçti. sonra da, internetten mustafa kemal’in bu sözlerini okudu.

    birkaç saniyelik derin bir sessizlik oldu. amerikalı bir kızın gözlerinin dolduğunu gördüm.
  • her okuduğumda tüylerimi diken diken eden ulu önder mustafa kemal atatürk'ün müthiş sözü. istemsizce bir titreme getirir bana.

    "bu memleketin toprakları üzerinde
    kanlarını döken kahramanlar!
    burada dost bir vatanın toprağındasınız. huzur ve sükun içinde uyuyunuz.
    sizler mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız.
    uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! göz yaşlarınızı dindiriniz!
    evlatlarınız bizim bağrımızdadır. huzur içindedirler ve huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır.
    onlar, bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır."

    atatürk'ün felsefesini anlatan sözlerden biridir ayrıca.
  • bir insanı tanımanın sadece onu görmekten oluşmadığını en iyi anlatan sözlerdir bunlar .her okunduğunda insana özünü hatırlatır. ne büyük bir mlletin torunları olduğunu hatırlatır. (bkz: beni anlamak demek mutlaka yüzümü görmek değildir)