şükela:  tümü | bugün
  • filmin en güzel sahnesi; yasmine hamdan
  • uygar şirin hakkında şöyle bir paragraf yazmış :

    “zaman çok acımasız” diyor jim jarmusch’un “only lovers left alive/sadece aşıklar hayatta kalır”ı. zamanın acımasızlığını en çok jarmusch’un, iyi adamı uyuz apartman yöneticisi kıvamında zengin bir yüksek-sanat sever, kötü adamları ise internetten şarkı indiren ve gece dışarı çıkıp “gürültülü müzikler” dinleyen gençler olan, modernist ve nostaljik bir film çekmesinden anlıyoruz. film bu iki özelliği o kadar ileri götürüyor ki iş iflas eden amerikan otomobil endüstrisine ağıt yakmaya kadar varıyor. her kelimesinin altını çizmek isterim: amerikan. otomobil. endüstrisi. dünyada ağıt yakılacak bir bu kalmıştı gerçekten. neyse ki sinema jarmusch gibi fırlama gençken emekli albaya dönüşerek yaşlananlardan ibaret değil.

    http://eksisinema.com/…defteri-no-3-filmekimi-2013/
  • kaç zamandır kendime telaffuz ettiğim bir şeyin tasdiki gibi gözüktü film. şehveti körelmiş, "medenileşmiş", ava çıkmayan-kanın iz sürücüsü değil müşterisi haline gelen, izole halde varlıklarını sürdüren vampirler birer "bilgi enflasyonu" biçimine bürünmüşler. öl(e)medikleri için can çekişircesine oyalanmaya girişmişler. böylece "yaşama" fiilinin ancak "sonluluk" ile efsun kazandığı ortaya çıkıyor; yaşama coşkusu belirli bir tamamlanmamışlık telaşı ile güç kazanabilir. adem zaten çoktan küskün ve bezgin bir ilk insana dönmüş, yüz yılların ondan alıp götürdüğü ise "şaşırma" olmuş. adem çoktan koku alma duyusunu yitirmiş...
  • jim jarmusch'un sana laflar hazırladım ulan insanoğlu diyerek çektiği film. bunu demeden çekeydi biz yine anlar, gider köşemizde utanırdık. belki aramızda intihar edenler de olurdu. lakin işbu entride old fart diye anacağım jarmusch dostumuz, sadece sevenlerin sağ çıktığı bu filmde o kadar çok parmak sallamış ki üzerimize (ki biz uzun zamandır hemfikiriz o konuların çoğunda) ister istemez bir hayal kırıklığı oluyor bünyede. her şey bir kenara filmde tilda swinton var. zaten elin iyi. neden paniğe kapılıp her şeyi açık açık söyleme derdine düşüyorsun ki old fart diyorum buradan kendisine. ayıptır, günahtır diyerek sözlerimi sonlandırıyorum. old fart'ın gençliğine ve tilda'ya sevgimden puan vermedim ben bu filme. pişman olacağım bir şey yapmak istemedim. konu komşu sorarsa da izlemedim diyorum.
  • zaman kaybı sadece. yok göndermeymiş, yok mistik havaymış, yok mesaj veriyormuş. konu olmadıktan sonra ne yapayım öyle filmi. şimdilik bu kadar. belki ilerde biraz daha eleştiririm.

    --- spoiler (konu) ---
    filmde toplam 4 vampir var. adam (tom hiddleston), eve (tilda swinton), eva (mia wasikowska) ve
    marlowe john hurt. filmin başında adam detroit'te, eve ise tanca'dadır. adam depresyona girmiş ve kendini öldürmek istemektedir. eve bunu fark eder eve adam'ın yanına gitmeye karar verir. gitmeden marlowe'un yanına uğrar ve iyi kalite kan alır. eve adam'ın yanına gelince gezip, içip sevişirler. sonra yanlarına bu eve'nin şımarık kardeşi eva gelir. mallıkta sınır tanımamaktadır. adam'ın evine gelip giden tedarikçiyi kanının son damlasına kadar içerek öldürür. sonra bu kızcağızı kapı dışarı ederler ve ortada kalan cesedi de bi asit kuyusuna atarlar. sonra ver elini tanca. stoklar tükenmiş, kansız kalmışlardır. hemen marlowe'un yanına koşarlar. geldiklerinde marlowe ölür. çaresizlik içinde ölümü beklerlerken karşılarına sevişen iki genç çıkar. tam kanlarını emmek için üzerlerine atlarken film biter.
    --- spoiler (konu) ---

    20-30 dk'da işlenecek konu yaya yaya 2 saat 3 dk da işlenmiş. hani bizim bayık türk dizilerindeki saatlerce bakışmalar, gereksiz cümleler. senarist -aynı zamanda yönetmen- abimiz sanırım bize özenmiş. uzun lafın kısası film baydıkça bayıyor. tamam yeter artık, daha fazla eleştirip de zamanımı harcayamam.

    edit: konu + ek eleştiri.
  • ilk izlenildiğinde sevilmese de arada açılıp anlamsızca izlenen, favoriler arasına alınabilen filmlerdendir.
    tuhaf bir çekiciliğe sahip.
  • jim jarmusch 'un en kötü filmi olmaya aday
  • emperyalizmden tutun da aç gözlülüğe kadar her konuyu değinmeden geçmemiştir.

    - insan kanının %82'si sudur.

    + su savaşı başladı mı? yoksa hâlâ petrolle mi devam ediyorlar?

    - evet, yeni başladılar. ancak iş işten geçtiği zaman farkına varıyorlar.
  • sinema kültürü olmayan kıroların anlayamayacağı bi' film.
  • jarmusch'un the limits of control'deki hassasiyetlerini anlatmaya devam ettiği filmidir.
    iki film aynı evrende yer alabilecek kadar paralel temalara sahiptir.