şükela:  tümü | bugün
  • önsözü kitaba başlarken okurken önsözde yazılanlara muhalif bir tavır geliştirmenin ardından kitaba vakıf olduktan sonra önsöze söyleyecek birkaç sözün olması hali.
  • basılan birçok kitapta önsöz ile sonsöz kavramlarının karıştırılması yüzünden daha nitelikli bir okuma amacıyla yapılması gereken eylem
  • (bkz: kitabın sonunu okumak) dan daha lame bir eylem değildir..
  • kitap bittikten sonra bile "ne diyo lan bu düdük makarnası" diyenlere tavsiye edieln eylem..
  • gazeteyi magazin haberlerinin yer aldığı sayfalardan veya spor sayfalarından okumaya başladıktan sonra ilk sayfasına bakmaya benzeyen eylem.
  • kallavi büyüklükte olan önsözlerde anlamlı bir hareket; zira böyle önsözlerde ilk birkaç sayfadan sonra kitabı parça parça inceleme/yorumlamaya geçiliyor sıkça. daha kitabı okumamışken kısa özetini ve üstüne detaylı incelemesini okumak da çok şey ifade etmiyor. özet ile incelemeyi birbirinden ayırıp inceleme kısmını sonsöz yapma inceliğini daha sık gösterseler keşke.
  • oğuz atay'ın tehlikeli oyunlar adlı eserini okuyorsanız mezkûr eylemi kesinlikle yapmalısınız yoksa ağır spoiler yiyorsunuz. okumayan ama okumayı düşünenlerin dikkatine. ben ettim, siz etmeyin. önsöz pişmanlıktır.
  • alışkanlıktır.

    okuyacağım kitabın fragmanı gibi gelir bana önsözü. fragman kimisinde heyecan uyandırabilir; bende yalnızca sürprizi kaçıyor hissi yaratıyor sadece.
    kitap bitince okurum önsözü. eğer gerekliyse, kitabı yeniden okurum.
  • özellikle önsözü neden yazması gerektiğini bilmeyenlerin yazdığı önsözler için mutlaka yapılması gerekendir. celâl üstel çevirisi ile bir kitap okuyacaksanız kesinlikle önce önsözü okumamalısınız mesela. çünkü kitapla ilgili bütün spoilerları veriyor her seferinde. hatta aldous huxley kendi kitabında bile bunu yapıyor. bunun gibi önsözler aslında sonsöz olmalıdır. kitabı okumamış birine kitapta olacaklardan bahsetmek ve olayları incelemek neden önsözde yapılıyor, bunu düşünmüyorlar.