şükela:  tümü | bugün soru sor
  • ister bilsin ister bilmesin kendini onsuz eksik hissetmek, yanında olmadığı her anda hep onu düşünmek.
  • dokuzsuz ve sekizsiz yapamayanlar da vardır ama onsuz yapamamak daha mühimdir. çünkü on en çok kullandığımız sayısal sistemin tabanıdır. dokuz tabanlı sayı sistemsiz ya da sekiz tabanlı sayı sistemsiz gayet tabi yapılabilir bir çok şey ama onsuz asla.

    (bkz: onluk sayı sistemi)
    (bkz: mecaz anlamayan insan)
  • - bu şehir onsuz yaşanmaz oldu sami abi!

    +doğalgazı mı kestiler?

    - ama abi...

    +nası yaşanmaz oldu ya otobüsler mi çalışmıyo, elektrikler mi gitti?

    (bkz: cihan ceylan)
  • yok öyle bir şey demek istiyorum öncelikle en ukala tavrımı takınarak.
    bir kere şunu kabullenelim; bu dünyada teksin. etrafın insan da kaynasa, sevgilin de olsa, ailen seni şımartıp poh poh perisi de yapsa teksin yani. ünlü türk düşünürü mazhar abimiz ne demiş: yalnızlık ömür boyu.bence çokta güzel demiş, böyle tokat gibi.annen olur yada gözünden sakındığın yavrun olur kaybettiğin onu anlarım bak, onlarsız yapamaz insan. ama sana değer vermeyen arkasına bakmadan çekip giden biri için nedir bu kendinden vazgeçme hali işte bunu anlayamam.
  • 11 veriyim abime

    saldırmayınız..
  • her iki türlü de olmayan durum. vurduğum kendimi köye,hayatım boyunca yapamadığım şeyi yapıp kendi kendimi idare etmeye çalışıyorum. bu hayatta her insanın kendi için yaşadığını öğretti bana. şuan yapamıyor olabilirim, bir gün yapacağıma eminim. o gün geldiğinde ben kazanacağım
  • (bkz: o'nsuz yaşayamayanlara tavsiyeler)

    kendinizi tanımlayın, güçlü yönlerinizin farkına varın, kusurlarınızı kucaklayın ve kendi değerinizi kendiniz oluşturun.

    ilişki esnasında gördüğünüz o’nun becerilerini , başarılarını içeren durumlara bağlılınızı bir kenara bırakın. o olsaydı böyle olmazdı/olurdu demeyin. artık tek başınıza başaracağınıza inanın.

    her insan aslında kendi pusulasını elinde taşır. elinizdeki pusulayı kenara bırakıp o’nun yönüne gitmeyin.

    kendinizi acınılası bir insan olarak görmekten vazgeçin. siz kurban değilsiniz.

    gözünüzde büyüttüğünüz acıların, bağımlılığın aslında sıradan bir eski sevgili sendromu olduğunun farkına varın.

    ilişkimiz o kadarda kötü değildi fikrini kafanızdan atın ; kötü ilişkilerde çiftler birbirini anlayamaz duygu iletişimi kuramaz, hayata aynı pencerelerden bakamaz. ilişkiyi kötü yapan şeyler yalnızca somut şeyler değildir.

    duygularınızın sesini dinleyin ve onları ifade etmeye gayret gösterin. moralinizin berbat olduğu hissettiğiniz anlarda ”ben iyiyim”, ”az sonra geçicek biliyorum da arada böyle oluyor.” gibi seyler demek yerine ”onunla ilişkimin bitmiş olması beni üzüyor.” ”bir daha hiç göremeyecek olmak beni kaygılandırdı.” gibi detaylandıran ve tanımlandıran sözler kullanın. duygularınızı ifade etmemeniz onları yaşamadığınız anlamına gelmez, yaşayıp maskelemeniz ise sizi iyi hissettirmez. duyguları ifade etmeyle iletişim başlıyor, rahatlıyor ve sağlıklı düşünmeye başlıyorsunuz.

    yaşadıklarınızı ve hislerinizi yakın gördüğünüz ve sizi anlayacağını bildiğiniz insanlarla paylaşın. bu kişilerden destek almak tahmininizden daha yararlı olacaktır. biten bir ilişkinin ardından gelen olumsuz duyguların ne kadar olağan olduğu tartışılamaz. bu olumsuz duygular da; o’nsuz yaşamaya alışma içerisinde bir süreçtir, bir süre daha sürebilir ve bu süreç devam ederken, duygusal bağımız bulunan yakınlarımızın duygusal ve manevi desteğini almak bizi daha güçlü hissettirir.

    yalnızken nasıl mutlu ve aktif bir hayat yaşayabileceğinizi öğrenin. küçük şeylere takılmayın ve anı yaşayın. şuana kadar ne olduysa oldu yaşadıklarınızı yaşantı zenginliği olarak görün yaptığınız hataları düşünüp üzülmek yerine; karşınıza çıkan fırsatları değerlendirin. ve bolca gülümseyin…