şükela:  tümü | bugün
  • kocaeli üniversitesi tıp fakültesi halk sağlığı anabilim dalı başkanı. 2002 yılından beri profesör. gata 85 çıkışlı, epidemiler konusunda ihtisası var. yığınla yerli ve yabancı kaynağa gönderdiği makalelerin yanında, özellikle dilovası/kanser yuvası bölgesinde endüstriyel kirliliğe bağlı hastalıklara ve ölümlere dair tomar tomar araştırması mevcut.

    türk tabipler birliğinde aktif görevi var.
  • muazzam olcude saygi duydugum bir bilimadamidir. haberi okudugumda kan beynime sicradi dersem yalan olmaz:

    "yapılan açıklama sonrası onur hamzaoğlu, büyükşehir belediye başkanı ve dilovası belediye başkanı tarafından, kocaeli cumhuriyet savcılığı’na şikayet edildi. şikayet gerekçesi ise hamzaoğlu’nun "kan ve dışkıları bırakın, doğum yapıp çocuk emziren annelerin sütünde bile çinko, demir, alüminyum, kurşun, kadmiyum tespit ettik, tehlike büyük” demecini basın yoluyla paylaşması ve bu nedenle halkı paniğe süreklemesi olarak iddaa edildi. savcılık da hazırladığı dosyayı, söz konusu fiilin incelenmesi amacıyla kocaeli üniversitesi rektörlüğü’ne gönderdi. üniversite izin verdiği takdirde prof. dr. hamzaoğlu, tck’nin 213. maddesi uyarınca 2 ila 4 yıl arasında hapis istemiyle yargılanacak."

    http://haber.sol.org.tr/…za-kampanyasi-haberi-42579

    bu ulkede vicdanini butun kisisel cikarlarinin onune koyan, muhtemelen cok az insandan biridir onur hoca.

    onur hamzaoglu'na destek icin acilan sayfayi hazirlayanlar soyleyecek soz birakmamis:

    "bir tarafta siyasi ve ekonomik çıkarları insan sağlığının üstünde tutanlar var, diğer tarafta toplum sağlığı, onurlu bilim insanları ve onur hamzaoğlu var.

    bizim tarafımız belli.
    dilovası halkı canımızdır.
    prof. dr. onur hamzaoğlu onurumuzdur.
    onur hamzaoğlu’nun kılına bile dokundurtmayız.
    analarımızın sütüne, bebelerimizin kakasına sahip çıkıyoruz."

    herkesi onur hoca'ya yapilan bu haksizliga karsi cikmaya, ve kendisine destek olmaya davet ediyorum. imzanizi esirgemeyin lutfen:

    http://www.onurumuzusavunuyoruz.org/
  • kocaeli universitesi'nin bu duruma kesinlikle sessiz kalmamasi gerekir. sorusturmaya izin vermek bir yana, boyle bir konunun gundeme getirilmis olmasi dahi en sert ifadelerle elestirilmelidir. dusunebiliyor musunuz? hoca kamu sagligini tehdit eden bir durum var diye bilimsel arastirmasinin sonuclarini aciklamis, yetkililer nasil tedbir almamiz gerekir diye dusunmek yerine kalkmis adamin yargilanmasini istemisler.

    yuh!!
  • bir ozan guven degildir.

    daha dogrusu, bir ozan guven'in sarhos halde kufretmesi kadar muhim bir hadise degildir onur hoca'nin halk sagligini ilgilendiren bir konuyla ilgili uyarilarindan dolayi baskiya maruz kalmasi hadisesi. zira ozan guven'e verilen destegin zerresi, (en azindan) bu duzlemde*, onur hoca icin (en azindan) henuz gosterilmis degildir.

    hayir, olabilecek en kiskirtici basligi actik, bir ozan guven'in "dalyarak"inin yuzde biri kadar tepki alamadik kardesim! hakikaten ilginc.

    (bkz: halkın sağlığı tehlikede diyen profesöre hapis)

    hamis:

    amaninbe uyardi simdi, bu yukaridaki basligin neredeyse aynisi zaten uc gun once acilmis:
    (bkz: dilovası kanser yapıyor diyen doktoru hapse atmak)
  • bilenler bilir, kocaeli'de yaşayan herkes, ama herkes, dilovası'nda yüksek oranda kirlilik olduğunu, orada yaşayanların bundan etkilendiklerini, kanser vakalarının sıklığını, hatta körfez'in ya da kocaeli'nin de dilovası'ndan çok da farklı olmadığını bilir. vali bilir, belediye başkanı bilir, üniversiteler bilir, devletin tüm kurumları bilir, gazeteciler bilir, sokaktaki adam hayli hayli bilir. dilovası ile ya da kocaeli ile ilgili olarak şimdiye kadar sürü sepet bilimsel araştırma yapılmıştır, hepsinde de hangi kirletici olursa olsun sonuçlar gayet yüksektir. bütün bunlar gizli filan da değildir, herkes her yerde bunları söyler, yerel gazeteciler sık sık yazar, hocalar çıkar her ortamda bunları söylerler filan. kısası yani onur hoca'nın dediği şeylerin kocaeli'de haber değeri bile yoktur, herkes zaten bilmektedir.

    bunları devlet de bilir, ancak uzun yıllardır hiçbir ciddi önlem alınmaz, devlet dilovası'ndaki büyük sanayicilerle dalaşamaz pek, sanayiciler etkilidir, bir kaç sene önce sanayi bakanı'nın dilovası ile ilgili yapacağı toplantıyı bile iptal ettirmişlikleri vardır, borularını öttürürler. dahası istanbul'u fabrikalardan arındırma ve 2023'te bilmem kaç milyar dolarlık ihracat hedefi ayağına bu bölgede halen sürü sepet yeni fabrikalar kurulmakta, yeni limanlar açılmakta ve zaten kirlilik olarak uçmuş bir bölgenin hepten canına okunmak istenmektedir. şu an dilovası'nın kuzeyinde, neredeyse dilovası'nın iki katı büyüklüğünde makine ve kimya organize sanayi bölgeleri yapılmaktadır. kocaeli genelinde toplam 11 yeni osb açılmış durumdadır ve yeni fabrikaları beklemektedir. kısacası kirlilik ve sağlık etkileri bakımından kocaeli'nin de, dilovası'nın da şimdiki durumu karanlık, geleceği ise daha da karanlıktır.

    peki, herkesin öteden beri bildiği, söylediği şeyleri söyleyen onur hoca'ya bu yapılan nedir? açıkçası siyasi kimliği dışında bir şey bulamıyorum. onur hoca, her yerde açıkça söyler zaten, solcudur, komünisttir, duruşu sağlamdır, adam gibi adamdır. ve sanıyorum sırf bu yüzden üzerine gidilmekte ve sindirilmeye çalışılmaktadır. kendisini azcık da olsa tanıyanlar zaten bu tür şeylere pabuç bırakmayacağını bilirler. ona destek olmak ise insanlık görevimizdir.
  • kendisiyle bundan bes sene evvel karaburun'daki bir konferans vesilesiyle tanismistim. eksik olmasin, benim fikri mulkiyet haklari uzerine olan sunumumu dinlemis ve daha sonra sunumum hakkinda yorum yaparak birkac guzel soz de soylemisti [o sunumu ben simdi dinlesem nasil yorum yapardim acaba?]. benim ilk sunumumdu o. ve henuz onur hoca'yi tanimiyordum, adini bile duymamistim. cok da heyecanliydim, densiz denecek kadar da genctim. "o beyefendi gayet guzel konustu; neydi adiniz?" falan diye sordugumu hatirliyorum. hic bozmamisti mutevaziligini. aklima geldikce utanctan yuzum kizariyor :) her ne ise. onur hocayi o zamandan beri takip ederim. turk tabipleri birligi'nin memleketin en degerli (muhalif) kurumlarindan biri olmasinda emegi coktur. tabii ki onur hoca bu aciklamalari yaparken isin siyasi boyutunu da ihmal etmemistir. ve siyaset onur hoca ve onur hoca gibileri icin bir sebep degil, bir sonuctur: "meselemiz insandir. insan sagligidir. iste bu yuzden siyaset yapmali" derler. dedigim gibi, bilimadamliginin yani sira boyle bir siyasi durusa sahip olmasindan dolayi kendisini "mukaddes" bir insan addederim.

    kendisine destek icin acilan web sayfasinda eylem takvimi aciklanmis, aynen aktariyorum:

    prof. dr. onur hamzaoğlu’na destek amacıyla planlanan eylem takvimi:

    1) 26 mayıs 2011 saat 11.00’de izmir tabip odası’nda basın toplantısı

    düzenleyenler ve destekleyenler:

    izmir tabip odası

    ses izmir şubesi

    eğitim sen izmir 3 no’lu şube

    üniversite konseyleri derneği

    “onur’umuzu savunuyoruz” metni imzacıları

    2) 28 mayıs 2011 saat 11.00’de dilovası organize sanayi bölgesi’nde kitlesel basın açıklaması

    düzenleyenler ve destekleyenler:

    ttb

    ses genel merkezi

    kocaeli, istanbul, ankara ve izmir ses ve eğitim sen şubeleri ile tabip odaları

    üniversite konseyleri derneği

    “onur’umuzu savunuyoruz” metni imzacıları

    (kocaeli, istanbul, ankara ve izmir’den dilovası’na ulaşım bilgileri daha sonra ilân edilecektir)

    3) 28 mayıs 2011 saat 13.00’de ankara tabip odası’nda basın toplantısı

    düzenleyenler ve destekleyenler:

    ttb

    ankara tabip odası

    “onur’umuzu savunuyoruz” metni imzacıları

    4) mahkemeye toplu katılım

    i. 31 mayıs 2011’de prof. dr. onur hamzaoğlu’nun kocaeli belediyesine açtığı davanın görülmesi esnasında mahkemeye gidilerek destek verilecektir.

    ii. mahkeme sonrasında “akademik özgürlük ve toplumsal sorumluluklar” başlıklı bir forum düzenlenecektir. forumun program, yer ve saati daha sonra ilân edilecek

    düzenleyenler:

    ses kocaeli şubesi

    eğitim sen kocaeli şubesi

    kocaeli tabip odası

    tmmob kocaeli ikk

    http://www.onurumuzusavunuyoruz.org/…d=48&itemid=56