şükela:  tümü | bugün
  • muhtemelen yakın tarihte yeniden ciddi bir sinema uyarlaması yapılacak olan operasyondur. tahmin işte, çünkü ww2 konusu terkedilemez ve bu konu çok müsait.

    neyse bu operasyonun günümüz için ders niteliğinde bazı ayrıntıları var. öncelikle üretilen hayali kimlik önemli. adı major william martin. yani türkçe'deki hasan uyar, ahmet öztürk gibi. en çok bulunan isim ve soyaddan seçilmiştir. çünkü alman istihbaratı'nın bu kimliği araştıracağı biliniyordu. william martin karakteri oluşturulurken, kimliğin çocukluğu, gençliği, gittiği okullar, kütüphane kartı, not karneleri, bir nişanlısı, banka hesapları, kredi kayıtları vesaire pek çok detay resmi kayıtları dahil üretilmiştir. yani kağıt üzerinde gerçekten de varedilmiştir.

    tıpkı düşünüldüğü gibi abwehr(alman istihbarat servisi) imkanları ölçüsünde kimliği araştırmış, aslında önceleri pek inanmadıkları william martin ve hikayesine bulgular sürekli olarak destekleyince inanmışlardır. yani operasyonun asıl değerli kısmı william martin'in cesedini ispanya sahillerine bırakmak değil öncesindeki kimlik yaratma çalışmasıdır.

    günümüz için değerli saydığım ve hayatımda da kullandığım detay şu. hiçbir kimlik kusursuz değildir. ingiliz istihbaratı william martin kimliğini oluştururken iki görüş arasında kaldı. ya kimliği kusursuz, her şeyi zamanlı ve eksiksiz kuracaklardı, ya da kasıtlı boşluklar bırakacaklardı. onlar boşluk bırakmayı tercih ettiler. örneğin william martin'in üzerindeki izin kartı'nı süresi geçmiştir. düşünün, önünüzde ceset ve elinizde william martin'in üzerinden çıkanlar var. izin kartı süresi geçmiş bir adam mı daha inandırıcı, yoksa geçmemiş mi? bunu gibi elinizde belki 10 adet detay var. mükemmel olursa mı inandırıcı, eksikleri olursa mı?

    psikoloji bilimi göstermiştir ki eksiklikler kimliği inandırıcı kılar.

    şöyle bağlayalım,

    1945 mayıs'ında savaş bitip, özellikle üst düzey nazi subayları sahte kimlikler ile almanya'dan kaçmaya çalışırken, ingiliz ve amerikan kolluk kuvvetleri en çok "hiçbir eksik belgesi olmayan", sorulan her soruyu, istenen her bilgiyi "mükemmel ve çelişkisiz biçimde veren" kişileri araştırmışlardır. tüm belgelerini ve tezgahlarını mükemmel hazırlayan nazi uyanıkları da birer birer yakayı ele vermişlerdir.
  • efendim, ingiliz istihbaratının harikulade operasyonlarından biridir. bir filmi hak ettiği görüşüne ben de katılıyorum.

    2. dünya savaşı, malum-u aliniz, birçok istihbarat, propaganda ve dezenformasyon operasyonuna da sahne olmuştu. sözgelimi, "phoney war" denen, almanya'nın polonya'yı işgalinden belçika üzerinden fransa'yı işgal etmesine kadar geçen çatışması düşük süreçte, fransız savaş karşıtları "neden danzig için ölelim?" diye protestolar düzenliyorlardı. bu savaş karşıtı hareketin, kan emici, savaşın müsebbibi nazi almanyası tarafından fonlandığı ortaya çıkacaktı. yahut stalin'in meşhur büyük temizliği süresince, alman istihbaratı ile sovyetler işbirliği yapmış, stalin'in talebiyle alman istihbaratı çeşitli sovyet generallerinin kendilerine çalıştığını söyleyen sahte belgeler üretip yakalatmıştı. hele sonraları, sovyetlerden alınan paraları kullanan alman ajanlarının da başına türlü işler gelmiş, paraların işaretlendiği böyle keşfedilmişti.

    düşmanın yanlış hedefi vurması için karton ve balondan ordular, gemiler ve hatta şehirler yapılmış, dünyayı kasıp kavuran savaşta istihbarat birimlerinin kafası harıl harıl bu işlere çalışmıştı.

    kıyma operasyonu, yahut operation mincemeat da böyle bir kafa mesaisinin sonucuydu ve oldukça yaratıcıydı. önce ingilizler, ispanyolların eline düşen bilgilerin almanların eline düştüğünü keşfettiler. düşmanı, ona bir takım bilgileri ulaştırıp, düşmanın kendisinin elde ettiğini sanması suretiyle yanıltacak yollar aramaya başladılar; zira ilk çıkarma sicilya'ya yapılacaktı ve naziler çıkarmanın sardinya ve yunanistan'a yapılacağına inanırlarsa binlerce askeri oraya yığacaklar, sicilya çıkarması çok daha kolay gerçekleşecekti.

    çözüm bulundu. evsiz bir adamın cesedini buldular. (en zor şeylerden biri bu cesedi bulmaktı) ona bir kimlik yarattılar: william martin. yüzbaşı martin, geçici olarak binbaşılığa terfi etmiş, donanma için çalışan bir subaydı. ceplerine babasından mektup, sevgilisinden mektuplar ve resim (aslında ingiliz istihbarat servisindeki bir sekreterin fotoğrafı), tiyatro biletleri, banka ihbarları doldurdular. normal görünmesi için bayağı çaba sarf ettiler, almanların sızdığına emin oldukları hatlardan yaptıkları yazışmalarda martin'den bahsettiler. beline bir kayışla bağlanmış bir evrak çantası eklediler sonra, çantada da yayımlanacak bir kitapçık için önemli bir komutandan istenen bilgiler ve ona hitaben mektuplar vardı. inandırıcı olması için konsepti böyle kurmuşlardı; almanların eline geçecek belgede "yunanistan'a çıkarma yapacağız" yazmayacaktı, "şu yunanistan hazırlıkları yüzünden iş yavaşladı" yahut "sardinya'da sardalya yiyeceğiz yakında" gibi ifadeler geçecekti.

    mektubun içine tek bir kirpik koydular. ve william martin'i denizaltı ile endülüs'ün batı kıyılarında denize bıraktılar. nitekim ispanyollar cesedi buldu, bir uçak kazası kurbanı olduğunu düşünüp belgelerine baktılar. ispanya'daki alman askeri istihbaratı (abwehr) mensupları belgelere ulaşmak için baskı yaparlarken, ingiliz birimleri de ispanyollar tarafından bilgilendirildi. otopsiye giren ingiliz temsilci, ceset kokusundan şikayet ederek bir an önce bitmesi için baskı yaptı ve kayıtlara boğulma olarak geçti. daha sonra almanların kırdığına emin olduğu bir kriptoyla merkeze yüzbaşı martin'in öldüğünü ve çok önemli bir evrak çantasının almanların eline geçmesinden endişe duyduğunu söyleyen bir mesaj çekti.

    yüzbaşı martin için taziye ilanları çıktı, defin işlemi esnasında resmi tören yapıldı.

    mesajı da kıran almanlar, büyük bir balık yakaladıklarından emin olup, nihayet belgeleri ele geçirdiler. mektupları kurutup okudular, sonra tekrar ıslatıp zarfa koydular. belgeler daha sonra ispanyollar eliyle ingilizlere teslim edildi. ingiliz istihbaratçılar kirpiğin düşmüş olduğunu görerek, okunduğuna emin oldular.

    hitler sardinya ve yunanistan tahkimatlarını güçlendirdi. müttefikler sicilya'ya çıkarma yaparken hitler hala yunanistan'a çıkarma yapılacağından emindi. kandırıldıklarını anladıklarında iş işten geçmişti.

    tıpkı normandiya çıkarmasının yerini saklamak ve almanların başka noktaları tutmasını sağlamak için yapılan operasyonlar gibi, operation mincemeat binlerce müttefik askerinin hayatını kurtardı denebilir.
  • murat yetkin'in meraklısı için casuslar kitabı adlı son kitabında dakika dakika anlatılan dudak uçuklatan operasyon. evsiz bir adamının ölümünün ikinci dünya savaşı'nın bütün çehresini değiştirmesi gibi ironik bir özelliği var. başlıkta daha önce de belirtildiği gibi filminin çekilmemiş olması büyük eksiklik.
  • aslında filmi çekilmiştir bu operasyonun... ha yukarıdaki entrylerde daha eli yüzü düzgün günümüz sinematografisi teknolojisi ile çekilmesi kastediliyorsa ki başlığı açanın "muhtemelen yakın tarihte yeniden ciddi bir sinema uyarlaması yapılacak olan operasyondur." sözleri ile bunu kastettiğini kestirmek pekala mümkün... ama diğer iki sözlük kullanıcı bu sözleri hiç filminin çekilmediğine yorarak operasyona ilişkin fikir yürütmeleri de bir enteresan olmuş ya da olmamıştır...*

    (bkz: the man who never was)
  • sinema uyarlamasının başrolüne colin firth'ün geldiği operasyon. filmin yönetmeliğini john madden yapacak.

    https://twitter.com/…niz/status/1125737533936230403
  • ian fleming'in donanma istihbaratında görev yaptığı dönemde bizzat planladığı ilginç bir yanıltma operasyonudur. fleming bu operasyondan önceki son 3 yıl içinde 51 adet benzer istihbarat hamlesi önermiş, daha sonra bu planlardan bazılarını yazacağı james bond romanlarında kullanmış. ewen montagu ve charles cholmondeley adlı iki donanma istihbarat görevlisi de operasyonu hayata geçirneyi başarmışlar.

    bu operasyonda kullanılan cesedin sahibi de son derece talihsiz bir hayat yaşamış olan glyndwr micheal adındaki galli bir evsizdir. küçük yaşta babası intihar eder, bir süre sonra annesini kaybeder. kısa bir dönem bahçıvanlık yaparak geçimini sağlamaya çalışır ama dikiş tutturamayınca londra'ya gelip sokaklarda yaşamaya başlar. ölüm nedeni fare zehiridir. tahminlere göre, fareleri yakalamak için üzerine zehir sürülen ekmeklerden birini yediği için zehirlenmiş.

    william martin için oluşturulan sahte kimlik kartında kullanmak üzere cesedi makyajla toparlayıp fotoğrafını çekmek isterler ama sonuç istedikleri gibi olmaz. bunun üzerine ona benzeyen birini aramaya başlarlar, şansları da yaver gider. bir donanma subayını ufak bir kaç dokunuşla benzetip fotoğrafını çekmeyi başarırlar.
    william martin için oluşturulan sahte kimlik kartında kullanmak üzere cesedi makyajla toparlayıp fotoğrafını çekmek isterler ama sonuç istedikleri gibi olmaz. bunun üzerine ona benzeyen birini aramaya başlarlar, şansları da yaver gider. bir donanma subayını ufak bir kaç dokunuşla benzetip fotoğrafını çekmeyi başarırlar.

    ayrıca william martin karakterinin inandırıcı olması için oluşturulan hikayede pam adındaki sahte nişanlının fotoğrafı kullanılan genç kadın, mi5 ve mi6 sekreterleri arasında eğlence amaçlı yapıldığı söylenen bir güzellik yarışmasında birinci seçilen sekreterdir aslında.

    martin'in cüzdanına yerleştirilen ve bu sahte nişanlıdan gelmiş gibi görünen aşk mektupları, bizzat mi5'ın en kıdemli sekreteri ve en kıdemli bekarı * tarafından yazılmış. yine bu romantik aşk hikayesini daha da inandırıcı kılmak için william martin adına londra'daki bir mağazadan 30 bin pound değerinde bir yüzük alınmış ve makbuzu cesedin üzerine yerleştirilmiş.

    bbc; on yıllar sonra bu operasyonda görev alan iki sekreteri de bulup röportaj yapmıştı. sahte nişanlı pam olarak fotoğrafı kullanılan sekreter, tekerlekli sandalyede hayatını idam ettiren tonton bir teyzeydi. sahte aşk mektuplarını yazan sekreterin de olayları anlatırken gözleri hala parlıyordu.

    son olarak; bu operasyonda kullanılan ceset için ispanya huelva'da görkemli bir mezar yapılmıştır ve üzerinde ''bir insanın ülkesi için ölmesi ne kadar da uygun ve güzel'' anlamına gelen latince bir ibare yer alır. yine galler'deki memleketinde kendisi için bir başka anıt yapılmıştır ve üzerinde galce ''the man who never was'' yazmaktadır.

    bu arada her ne kadar bir filme konu olsa da; operasyonun tüm detayları 1996 yılına kadar gizli kalmış, sonrasında da kamuya açıklanan belgelerin arasında keşfedilmeyi beklerken bir araştırmacının dikkatini çekince ortaya çıkmış.