şükela:  tümü | bugün
  • bu terimi ilk defa sevdiğim youtube kanallarından birisi olan kurzgesagt-in a nutshell 'de duydum

    bu fikre, friedrich nietzsche, neyzen tevfik, ludwig andreas feuerbach, henry thomas buckle, max stirner, albert camus, arthur schopenhauer, jean-paul sartre ve herbert spencer gibi düşünürlerden öğrendiğim nihilizm'in üzerine konulan pembe bir tuğla demek yanlış olmaz.

    hazırladıkları videoda söylediklerini özetlemek gerekirse:

    insanın varoluşu hepimiz için korkutucu ve kafa karıştırıcı... birkaç yüzyıl önce kazandığımız bilincimizle kendimizi garip bir yerde bulduk.

    bizi bir varlığın yaratmış olduğu ve bizi izlediği düşüncesi işleri bizim için kolaylaştırıyordu. fakat kendimiz ve doğa hakkında daha fazla şey öğrendikçe bunların bizim için oluşmadığını öğrendik. ve evrenin merkezinde olmadığımızı anladık.

    evrenin büyüklüğünün bizim için yarattığı problem dışında muzdarip olduğumuz bir başka problem de ne kadar zamanımızın olduğu...

    eğer 100 yaşına kadar yaşayacak kadar şanslıysanız önünüzde 5200 hafta zamanınız var. bu süre çok gibi görünse de aslında evrenin zaman kosepti içinde hiç bile sayılmaz. her ne kadar öldükten sonra sonsuza kadar var olacağımız söylense de bundan emin olabilmemizin yolu yok. bu hayat bittiğinde sonsuza kadar ölü kalabiliriz.

    bu aslında çok korkutucu değil... eğer evrenin varoluşunun sizden önceki 13.17 milyar yılını hatırlamıyorsanız. siz öldükten sonra gelecek olan triloyonlarca yılın bir önemi olmayacak. bu zaman gözlerinizi açık kapatmanız kadar sürecek. ve şuanki bilgilerimize göre evrende bir gün ölecek bir daha değişmeyecek.

    bu gerçeklere daha optimist bir açıdan yaklaşmak mümkün...

    bu evrenin bizim için oluşmadığı su götürmez bir gerçek. ve bu gerçek sizi özgür kılabilir.

    eğer evren yok olacaksa, yaşadığınız tüm kötü anılarınız unutulacak, yaptığınız hatalar ve kötü şeyler hiçbir şey ifade etmeyecek. hayatımız aslında elimizde olan tek şey. eğer evrenin bir amacı yoksa biz ona bir amaç atfedebiliriz. ve bu hayatı güzel geçirmemek için hiç bir nedenimiz yok.

    tüm video için :
  • (bkz: oksimoron)
  • hayatımın şu anda içinde yaşadığım dönemidir.
  • doğası gereği her insanda olan bir bakış açısıdır. şöyleki, boş bir kağıdın ortasındaki küçük bir nokta etrafındaki koca boşluktan elbette ki öncelikli olarak ilgilimizi çekecektir. noktayı keşfetmek daha doğru bir ifadeyle noktayı kavrama süreci(keşfetme algısının önce geleceği kesin ve değiştirilemez bir süreç iken keşif sürecinin herkes için aynı olmayacağı hatta her bireyin böyle bi kavrayış aşamasına geçemeyebileceği de bilinmelidir.) tamamlandiktan sonra ister istemez noktanın nereden geldiği ve neden orada olduğu bir müddet sorgulanacaktır. bu arayışın bir sonuç vermediği anlaşıldıktan sonraki süreçte ise herkesin optimist bir bakış açısına sahip olacağı söylenebilir, bu bakış kullanılan nokta metaforunu geliştirerek onu bir çizgiye veyahut dünyanın en güzel resmine evirebilir. bu, optimistik bakışın sürerliliğinin herkes için farklı oldugunu ve bu sürecin kullanım amacının da farklılık gösterebildiğini gösterir.
    sonuç olarak uydurulmuş bu kavramın sadece nihilist bir anlayışla değil insanın bizatihi doğasına özgü olan, her insanda rastlanabilecek bir bakış açısıdır pek tabi noktanın gelişimini veyahut gelişim düşüncesini etkileyen hiçlik kavramı bu bakışa nihilist sıfatını iliştiriveriyor, betimliyor ve fazlaca kısıtlıyor.
  • hoştur ve tek gerçektir, ne yaparsanız yapın mutlak ölüm değişmeyecek, mümkün olduğu kadar hayatın tadını çıkarmak, diğer insanları üzmemeye çalışmak, yapabiliyorlarsanız bir şeyler üretmek, hayatlara pozifif dokunuşlar yapabilmek.

    kimseyi öldürmemek, incitmemek, en sevmediğinizin bile tek bir yaşam hakkı olduğunun bilincinde olmak.

    gözlerimi kapıyorum ve tüm evrenler yok oluyor. tüm saçmalıklar ve güzellikler.
  • hepimiz olucez havasinda etrafa aci aci gulumseyerek dans etmek.

    (bkz: hayatı tespih yapmışım sallıyormuşum)