şükela:  tümü | bugün soru sor
  • henüz emekleme aşamasında olsa da (beyin bu olm, kolay mı bu kadar çözmek) gelecekte tarihe damga vuracak bir bilim dalı kanımca. boston'daki massachusetts institute of technology (mit), herkesin anlayabilmesi için konuyla ilgili güzel bir animasyon hazırlamış;

    http://www.wired.com/…cience (blog - wired science)
  • (bkz: opsin)
  • geliştiricisi olan ve stanford üniversitesi'nde calisan karl deisseroth'a mutlaka nobel ödülünü getirecektir. benim tahminim 5-10 yil icinde bunun gerceklesecegi yonunde...
  • insandaki biyolojik saati istediğimiz zaman sıfırlayıp, istediğimiz zamana ayarlayabileceğimizi iddia eden ve bununla ilgili somut delili olan bir bilim dalı.

    buradan

    düşünsenize, mevsime bağlı depresyon ya da gece-gündüz çalışma saatleri artık sorun olmayabilir.
  • bu sene de nobel ödülü verilmemiş olan daha çok neuroscience alanında kullanılan yöntem.
  • kabaca ışıkla beyne müdahale etmek diye adlandırabileceğimiz biyolojik yöntem.

    nazikçesi ise şöyle oluyor; opsin adı verilen ve üzerlerine ışık düşürüldüğü zaman belirli iyonların hücre zarının diğer tarafına geçmesini sağlayan proteini, özel virüslerle (bu işin en zor kısmı bu özel virüsleri üretebilmek) beynin istenilen bölgesine aktarılması ve dışarıdan kontrol edilebilen fiber optik bağlantılı diyot teknolojiyle istenilen ışık renginde proteinleri aktive etmek üzerine kurulmuş düzenek. bu düzenek sayesinde beyinde istenilen bölge istenilen süre zarfında uyarılabiliyor.

    bir örnekle anlatmak gerekirse columbia üniversitesinde yapılan susama deneyi yeterli olacaktır. deneyde hipotalamus içinde keşfedilen iki farklı sinir hücresi grubuyla çalışılıyor. birinci grup ışık ile uyarıldığında hayvan patlarcasına su içmeye yönelirken ikinci grup uyarıldığında hayvan uzun süre susuzluk çekmiş ise bile sudan kaçınıyor ve su içmiyor.

    bu da ilerisi için şu demek oluyor; depresyonda mısın, ver abine mavi ışığı.. hoop geçmiş olsun, sen yabancı değilsin 25 lira versen tamamdır kardeşim.
  • optik ve genetik bilimlerinin birlikte kullanıldığı bilim dalı. genel olarak alglerdeki ışığa duyarlı membran proteinlerini hayvan hücrelerinde sentezleterek belli dalga boyunda hücreleri aktive/deaktive edebiliyorlar. bir nevi elektrik düğmesi gibi. tabi daha ileri çalışmalarda vardır ama benim teknikle alakalı okuduğum makaleler daha çok bu yöntemi tanıtıyordu.
    kullanılan membran proteinleri aslında hücre kanallarını oluşturan proteinler. bu kanallar hücrenin madde alışverişini sağlıyor. mesela sodyum kanalları gibi. tabi bu alanda alglerden aldıkları kanal proteinleri belirli dalga boyundaki ışığa duyarlı. o dalga boyunda ışık gelince aktive olup açılıyorlar. işığı kapatınca deaktive oluyorlar.

    şimdi gelelim bunlarla deney nasıl oluyor. mesela fare beynindeki nöron hücrelerine bu kanalları ifade ettiriyorlar. daha sonra o alana fiberoptik kablo ile erişim sağlıyorlar. daha sonra kanal proteinin çalışacağı dalga boyunda ışığı bu kablo aracılığıyla yolluyorlar. böylelikle kanalı istedikleri zaman açıp kapayabiliyorlar. nörondaki madde geçişi, farede davranış değişikliğine sebep oluyor.

    karl deisseroth nobel'i alana kadar bekleyeceğiz.
  • koç üniversitesine kurmakta olduğum, kesin nobel ödülü alacağına inandığım yöntem.
    (bkz: edward boyden)
    (bkz: karl deisseroth)
    (bkz: peter hegemann)
  • koç üniversitesi'nde alper kiraz tarafından farelerde yapılacak deneyde kullanılmak üzere bir stimüle aracı yaptığım alan. vaat ettikleriyle oldukça önemli, üstelik halen çok yeni. hani diyorlar ya herşey bulunmuş diye. alın size keşfedilmemiş yeni bir kıta.