şükela:  tümü | bugün
  • kemer'de 19. yüzyıl dutch mimarisine uygun yapılmış odalara sahip olan yeni bir theme otel. amsterdam yakınlarındaki volendam kasabasına benzetip adını orange county koymaları çok absürd olmuş. http://www.orangecounty.nl/foto.html adresinden yüzme havuzunun nasıl da binaların önünden akan kanallara benzetildiği görülebilir. anlaşılıyor ki, bu otelin sahipleri hollandali. peki o zaman başka bir soru, neden hollandalı biri tatil yapmak için başka bir ülkeye gelir de kendi mimari özelliklerini taşıyan bir yerde kalmak ister? vatan hasreti mi? içinde yel değirmeni falan bile var galiba. binalar da aslında çok şirin duruyor gerçekten. ama o zaman niye adı orange county? ortalıkta portakal ağacı falan da pek görünmüyor fotoğraflarda....
  • dekor olarak " amsterdam in kemer "dogrudur ama ırk olarak bakıldıgı vakit " moscow in kemer " daha yerinde bir tanim olacaktir bu otel icin.
    edit: hayır coffee shop yoktur burada.
  • muhteşem bir mimariye sahip olmasına rağmen, kalitesiz ve lezzetsiz yemeklere, asık suratlı ve bezmiş personele sahip otel.
  • mimarisi dışında elle tutulur hiçbir yanı olmayan otel. ne içkisi içki, ne yemeği yemek. 3 gün kaldım 2 yaz önce biraz da mecburiyetten.

    özellikle azerbaycan'daki hemcinslerimize burayı nasıl anlattıklarını merak ediyorum tur şirketlerinin. '' of süper otel abicim bolca hatun var '' diye gazlıyorlar diye tahmin ediyorum. ulan hayatımda ilk defa bu ayarda bir otelde sürüler halinde gezen, zamparalığa yeni boyutlar getiren, günde elli kere milli marş söyleyen adamlar gördüm. o otelde yabancı hatun olacağıma, seda sayan'ın bilmemkaçıncı kocası olurum daha iyi. 1 kız düşünün, peşinden 30 adam geliyor bağıra bağıra. şaka gibi lan.

    sorduk soruşturduk, bizim döneme has değilmiş olanlar. sıklıkla görülen şeylermiş otelde. aman diyeyim sakın aileyle gitmeyin. zamparalık yapıcam diye hiç gitmeyin. hatun başına 89 erkek falan düşüyor.

    (bkz: orange county resort abazan)
  • 1 gün kalacakken mecburen iki gün kalıp illallah dediğimiz otel. mimarisi tematik, amsterdam hesabı yapmışlar; iki bloğun arasında havuzuydu kaydırağıydı denize kadar öyle gidiyor gayet hoş ama bende araya kısılmış gibi bir etki yaptı. fiyatı sağlam, epey pahalı. normalde iki erkek bile bir arada almayız diyorlar ancak otelde kim varsa tanıyan, belli ki epey süredir orda olan erkek gruplar var? hiçbirinin yanında bir tane kız göremezsiniz; diskoda zorla dans ettikleri hariç. ki onlar da kaçıyorlar durumu görünce. gruplar halinde ellerinde bayraklı azeri erkekler var? ne yapıyorsunuz abicim bayrak yumurta topuk ayakkabı şort uzun çorap. hoş kombinasyon.

    bu arada hayatımızda hiç yapmadığımız şeyi yaptık ses tonunda azara kayan otel restoranı görevlisi bir arkadaşa azarın öyle olmayacağını da gösterdik üslubunca abartmadan.

    sahil kısmına çok girmişler, neredeyse 10 metre syok sahil genişliği. beğenmedim. zaten hep bir darlık hissi var mimarisinden ötürü; onu körüklemiş bu tutumları.

    diyeceğim odur ki boşverin derim; gitmeyin. ne yaptıkları belli değil. verdiğiniz paraya değmez.
  • adamına göre muamele yapan otel..
  • hakkında okuduğum kötü yorumlara inat, iyi izlenimler elde etmek için gittim ama maalesef kötüler iyileri bastırdı. kazanan gene ekşi sözlük oldu.

    1) dakika sıfır gol bir. otel 4 yıldızlıdır nazarımda. sebebi ise kapalı havuzunu uzun bir süreliğine kapatmaları... arkadaş o yıldızın biri kapalı havuzdan falan gelmiyor muydu? ben, eşimin güneşle arası olmadığı için, tatilin önemli bir kısmını kapalı havuzda geçirmek istiyordum. şimdi ben ne diyeyim? kaldığım odanın günlüğü kişi başı 290 tl'ydi, 4 yıldızlı otel için çok değil mi bir söyleyin hele... onu geçtim, bir bilgilendirme yaptın mı? bir duyurun falan var mı sitende? yok. ben bir hafta önce özellikle sitene baktım bir aksaklık var mı diye, göremedim. görsem rezervasyonu iptal ederdim.

    2) otel mülteci kampı modunda. en azından ağustos döneminde böyle. yemek yiyeceğin masa bulmak için 4-5 dakika dolanıyorsun. yemekte ızgara mı çıktı, ızgarayı almak için 5-10 dakikalık sıralara girmen lazım. daha da komiği, waffle almak için 25 dakika bekledim :)) lan üstüne para verseler hiçbir şey için 25 dakika beklemem ama sinirlendim, hırs yaptım falan filan... kapalı havuz kapalı... açık havuz? şezlongda yer bulmak için sabah 9'da gidip havlu falan atman lazım, saat 10dan sonra gidersen sana açık havuzda da yer yok. turistler de bizden görmüş heralde, kahvaltıya giderken havuzun oraya havluyu bırakıyor basıyor gidiyor. o da biliyor bu işi yapmazsa açık havuza giremeyecek. her neyse...

    3) kişi başı 290 tl olan odanın banyosunda/küvetinde duş perdesi var la. valla bak. bildiğin duş perdesi ahahah. all inclusive konseptinin en iyilerini de gördüm, en kötülerini de ama ilk kez bu yaz bir duş perdesiyle karşılaşıyorum. devlet misafirhanelerinde bile duş perdelerini kaldırıyolar kuzum bu nedir? duş perdeleri de mi amsterdam'dan ilham? ha bir de banyoya gider yapmamış şeker şeyler, perdeyle birlikte çok güzel gidiyor tavsiye ederim. duştan sıçrayan suların göllediği bir banyoda tatlı tatlı duşunu alıyorsun. ilk işim bunu ankarada denemek olacak.

    4) lüzumsuz tek tük sıkıntı; asansörlerin içinde tse'nin 22/08/2012 tarihli "tehlikeli ve yasaktır. kullanmayın" damgası var (http://i49.tinypic.com/5x8i2s.jpg). odada klima direk yatağın üzerine üflüyor yönünü değiştiremiyorsun, bu yüzden klima kapalı uyumak gerekiyor. "geç kahvaltı", kaliteli malzemeyle sunulmasına rağmen misafirhane kahvaltısı içeriğinde. unutmadan bir de ikinci günü, "ben bilmemne müdürü kaya, sıkıntı yaşadığınız bir sorun varsa bana ulaşın birlikte kahve içerek konuşuruz" türünden ıslak imzalı bir mektup aldık. yukarıdaki sorunlarımızı kendisine maille bildirdik ama galiba beyefendi bizimle kahve içmek istemedi :) şirin bir halka ilişkici işte.

    iyi şeyler:
    estetik açıdan, otelden etkilenip kapısının önünde hatıra fotosu çektirenler ne görüyorsa içeride de öyle. bakım zamanı gelmiş noktaları olsa da genel olarak dış görünüme tam not verilir. bugün tatil fotolarına baktım, meşhur değirmeninin bulunduğu, değişik açılardan çektiğimiz 30-35 tane resim var. renk uyumu gerçekten takdire şayan.

    yemekleri içinse notlarım: kahvaltı:6.5 öğlen:5 akşam:8.5 atıştırmalar:8

    ben bu otelde yetkili biri olsam, o öğlen yemeklerini hazırlayanı tenha köşede kıstırırım. hele akşamı hazırlayanla aynı kişiyse daha da pis yaparım. o ne özensizliktir öyle be?? ana yemeklerin abukluğunu geçtim, salata bardaki bir çok üründe beklemiş sebze tadı alıyosun. yorumunu okuyucuya bırakıyorum.
  • dıştan 3 içeriden yok ebesinin amsterdamı olan çakma da olsa hoş bi mimarisi olan yürü allah yürü bitmeyen enine değil boyuna olan otel. otel elemanları gıcıkımsı doğrudur ama karşılamadaki rus ablalara laf yok. yemekler çok ta kötü değil tatlılarda sıkıntı büyük. bedava içkileri çok kötü. rusu bol olan kalınabilitesi, eğlencesi çok olan otel . şiddetle tavsiye edilir.
  • eşimle kaldığım ve özetle çok eğlendiğimiz otel. biz çok keyif aldık. içkileri iyiydi, yemekleri de fena değildi. ortamda bolca güzel rus kızı vardı. artık eşim de bana katılıp kız kesmeye başladı öyle diyim:) güzel partiler, gündüz eğlenceleri vs.

    sanırım bu tür otel ziyaretlerinizde kitle çok önemli oluyor. otelde bizden başka neredeyse türk/ortadoğulu yoktu. sanki yurt dışına çıkmış gibi olduk...keyifli oldu...ama eğer yüzlerce azeri/iranlı arasında kalsaydık yorumlar ne olurdu bilemiyorum...sanırım otellerin artık müşteri kompozisyonları konusunda da çalışmaları gerekiyor.
  • 23-29 eylül tarihleri arasında kaldığım otel.

    uzun süredir hakkında entry girilmemiş olduğunu görünce uzun uzadıya yazmak istedim.

    baştan özet: gidip kalın.

    otelin mimarisi hakkında zaten tüm bilgiyi web sitesinden, instagramdan ve diğer yerlerden görebilirsiniz. biz saat 16.00 gibi giriş yaptık. kendi içerisinde otoparkı mevcut ve sağolsunlar ücretsiz vale hizmeti veriyorlar. kapıda kızlar karşıladı ve orta bölümdeki koltuklarda check in işlemlerimizi halletti.

    deniz tarafı odalardan yer ayarlamıştık. oda numaraları 1000-2000-3000-4000 şeklinde gidiyor ve sonu 100-300 arası olan odalar ana restoranın hemen üzerinde yer alırken 400-500 aralığındaki odalar denize daha yakın konumda bulunuyor. biz 4200lü odalarda olduğumuzdan balkondan tüm mimari havuzlar ve denizi görüyorduk. ama ağırlıklı olarak deniz manzarası isteyenler sonu 500lü odalardan yer talep etsinler.

    odalar temiz, yataklar ekstra geniş ve kasası envai çeşit eşyayı alacak kadar büyük. banyo malzemeleri ve içi dolu minibar günlük tazeleniyor. oda sigara içilmeyen olduğundan koku vs yoktu. klima ve aydınlatma yeterli. hijyenik açıdan rahatsız edici bir detay yoktu.

    otelde nehir gibi akan 3 havuz var. etraflarında yeteri miktarda şezlong mevcut. havuz içindeki şezlonglar güzel dursa da esas konaklama değirmen yanındaki yatak biçiminde şezlonglar. o kadar rahatlar ki. tüm gün orada durabilirsiniz. ama yer kapmak adına sabahtan havlu koymak şart. deniz tarafında sahil ve iskelede de bol miktarda şezlong bulunmakta. orada da iskeledekiler güzel duruyor.

    havuzlar partikül olarak temiz dursa da üzerinde güneş yağı katmanını görmek rahatsız edici. bu nedenle havuz partisi dışında en fazla 3 defa girmişimdir. o da 4-5 dakikayı geçmemek kaydıyla. havuzların mimarisi güzel ve 2 tane kaydırak ile keyifli vakit geçirebilirsiniz. yeteri miktarda duş ve plaj terlikleriniz için terlik duşu yer alıyor. ücretli pavillionlar yer alıyor. bu localarda 30 dolardan 750 dolara kadar seçenekler mevcut.

    otelde yeşil alan yok. bunun yerine upuzun koridorlar sokaklar ve dükkanlar mevcut. ama buralarda bulunan ağaçlar o kadar nizami ki sizi ferahlatıyor. zaten ağaçlık resort yapmıyoruz diğer detaylarla insanları memnun edelim anlayışı hakim. masaların düzeninden büfelere dükkanlardan çeşitliliğe kadar amsterdam sokaklarında gibisiniz.

    ultra her şey dahil konseptli olduğundan semirene kadar yemek çıkartıyorlar. rixoslar dahil çok otele gitmişimdir ama buradaki çeşitlilik ve çeşitlerin lezzetli olması gerçeği beğenimi kazandı. dana, koyun, hindi, tavuk ve balık çeşitleri bu 6 gün içerisinde fazlasıyla çıktı. türlü kebaplar, salatalar, çorbalar, sebzeler, güveç yemekleri, farklı mezeler, turtalar, sütlü şerbetli ve kremalı tatlılar derken uzun uğraşlar verdikleri belli. şefle konuştuğumda stajyerler dahil yaklaşık 70 kişilik bir ekiple hazırlanıyoruz dedi. uğraşıya bakınca hak verdim. bu tip bir otelde iskender çıktığında ne kadar lezzetli olabilir dersiniz ve seviyeyi baydöner hd iskender çıtasında tutarsa iyidir dersiniz. oysa kaldığım süre boyunca gerçekten pidesinin çıtırından domates sosuna ve tereyağına kadar iddialı iskender sundular. şaşırdım mı? evet. sabah, öğle ve akşam yemekleri ile kilo almanız garanti. tabii sosyal sorumluluk notu: yemeyeceğiniz şeyi tabağınıza almayın kardeşim. tabakta dünyanın ziyanı oluyor, elimden gelse hepsini toplar kediye köpeğe verirdim.

    otelin her noktasında sıcak soğuk içecekler mevcut. hatta pastanede limonlu portakallı ve naneli olmak üzere detoks sularına yer veriliyor. pastane demişken kekleri güzel ama diğerleri vasat. bu da normal. kaldığım süre boyunca 3 kez çok iyi diyebileceğim pasta yaptılar ayrı konu. mozaik pastası, feast'inkinden daha iyiydi.

    alkollü içecekler olarak her şey dahilde brendiden roma, rakıdan votkaya kadar seçenekler mevcut. gilbey's, havana club, efe, efes markalarını kullanmalarının yanı sıra başka ürünler de bulunuyor. bu tip yerlerde kokteyl kafasında olduğumdan kendi ölçülerimde tariflerimi hazırlattım. sağolsunlar olabildiğince yakın yaptılar. beğendim.

    gazlı içecekler pepsi, fruko, yedigün. soda ve su sırma. ayran eker. kahve nescafe alegria. çaylar doğadan, aromalı çaylar oralet marka.

    otelde 85 ve 90 derecelik sauna ile 45 derecelik buhar odası bulunuyor. kapalı havuzu uzun ve büyük. 2 farklı fitness salonu var. bir adet hamamı mevcut ve büyük. bunun dışında spa masajları yapılacak kabinler yer alıyor.

    nargile sunuluyor fiyatı 20 dolar olduğundan vermek istemedim. evde yapıyorum kardeşim ne 20 doları dediğimde usulca peki dedi nargileci.

    gelelim eğlenceye. adamlar resmen iddialı bu konuda. hatta öyleki yandaki otellere laf atıyorlar alenen. toplam 15 günlük her biri farklı gruplardan oluşan program hazırlanmış. saat 21.00de ana sahne yani amsterdam arenada yer alıyorlar ve yaklaşık 50 dk sürüyor. biz oradayken michael jackson gecesi( 4 farklı mj karakteri ve kliplerini orijinal kıyafetler ile hazırladılar, seyirciler ayakta alkışladı), columbia salsa ve ego show adlı gösteriler vardı. her gece farklı bir program ve ekip kullanmaları iyiydi. 22.00 ile 00.00 arasında iskelede partiler düzenliyorlar. burada infernoda aura clubda görev alan dansçı kızlar sahnede dans ediyor. ortam sıcak ve hareketli. 00.00 ile 02.00 arasında da yer altı diskosunda şovlar devam ediyor.

    kaldığımız sürece 2 defa köpük ve baloncuk partisi yapıldı ve ikisinde de eğlencenin dozu tavan yaptı. her parti sonrası şampanya patlatmaları da yine görsel şöleni destekliyordu.

    son gün saat 12.00de check out yaptıktan sonra bize farklı birer bileklik vererek havlu kartları ile beraber alkol hariç akşam yemeğine kadar her şeyden yararlanabileceğimizi söylediklerinde bir kez daha bravo dedim. neticede otel tıklım tıklım dolu ama alan geniş olduğundan sıkmıyor. sokak düzeni nevizade gibi olduğundan göze hitap ediyor.

    hava eylülde nefis ve antalyanın en iyi zamanı bence. klimayı çok az kullandık.

    son olarak müşteri olarak ruslar ve iranlılar ağırlıktaydı ama israil alman ve biraz da kazak turist gördüm. özellikle iranlılar aile olarak geldiğinden pek bir sorun yok ama kazaklar biraz hayvanlık yapıyor bakışlarıyla. neyse ki az sayıda olduklarından olsa olsa "denk" geliyorsunuz.

    tüm personele özverisinden ötürü teşekkür ederim. ne sofrada kirli bir tabak ne yerde bir çöp görmedim. arı gibiler. inşallah maaşları iyidir. bunu hak ediyorlar.