şükela:  tümü | bugün
  • adetin amca oglu, ananenin baldizi, torenin bacanagi.
  • (bkz: örfî idare)
  • küçükbaş hayvanlardan insan derisine çizik batma vb. yollarla bulaşan viral bir hastalık. genelde elllerde, parmaklarda görülür. kontagioz püstüler dermatit veya ektima kontagiozum adıyla da bilinir. doğrudan hayvanlardan bulaşabildiği gibi et, yün gibi enfekte ürünlerden de bulaşabilir. ilkbahar ve yaz aylarında hayvanlarda epidemiler yapan hastalık bu dönemlerde insanlarda da sık görülürken ülkemizde ayrıca kurban bayramları sonrası da epidemiler yapar. soliter papül şeklinde ortaya çıkan lezyonlar kanamalı, ıslak , sızıntılı ve kaşıntılı olabilir. nadiren yüz, burun delikleri, dil. göz kapağı ve perianal mukozada görülür. lezyonlar 5-6 haftada spontan ve sikatris bırakmadan iyileşirler. lezyonun tanınması kendiliğinden iyileşeceğinin bilinmesi gereksiz müdahalelerden ve tedavilerden kaçınılması açısından önemlidir.
    insanlarda bu kadar masumken yavru küçükbaş havyanların ağız çevresinde çıkan ağrılı lezyonlar beslenmeye engel olup kilo kaybı ve ölüme dahi neden olabilir.
    insandan insana geçmez. en çok kasap, çoban , çiftçi ve veterinerlerde görülür.
  • arapça a*- r*- f*kökünden türemiş türkçe isim.
    enteresandır; örf kelimesi irfan kelimesi ile aynı kökten olmasına rağmen iki kelime neredeyse farklı mânâları çağrıştırmaktadır.
    irfan, kültürün; erdemli, anlamlı, yüce yönünü işaretlemektedir. örf ise nötr bir kavramdır; hatta bir çok kez menfî hususlar mevzubahis edildiğinde kullanılır.
  • eyco'ya ayıp olacak ama benim bildiğim örf en kanlı ve yüksek adet'lerle mümkün ve gerçek oluyor. hatta öyle bir noktaya geliyon ki hadiseyi doğal, nötr ve kimi zaman kişisel alan ile sınırlı sanabiliyorsun. işin ilginci rasyonel olma iddiasından, uhrevi takılma arzusuna kadar her türlü yapının altından bir örfi bütünleyici çıkabiliyor. o sbepten anarşist tayfa (en azından bir dönem anarşistleri) örf mörf'den öyle tiksiniyorlar ki yıkalım, yakalım gitsin diyorlar. tabi bu da örflerimizde, adetlerimizde olan bir şey. ironisi de o sanırım.
  • toplumun genelinin kabul ettiği, benimsediği ve yerine getirdiği uygulamalardır.
  • (bkz: #31290985)
  • osmanlı hukuk dilinde işkence veya idam için kullanılan kelime.
  • kuran'da geçen örf kelimesi, maalesef bazıları tarafından toplumun geleneğine uygun davranmak olarak anlaşılıyor. bu konuda okuduğum bir yazıda çok güzel bahsedilmiş.

    alıntıdır:

    arapça ‘uygun olan’ anlamına gelen bu kelime türkçe’de bambaşka bir anlamda kullanılmaktadır. türkçe’de ise yasalarla belirlenmeyen, halkın kendiliğinden uyduğu gelenek anlamında kullanılmaktadır. arapça ‘örf’ kelimesi kuran çevirilerinde aynen türkçeye aktarıldığında ayetin vermek istediği anlamda da ciddi kaymalar olmaktadır.

    içinizden birine ölüm geldiğinde, eğer bir hayır bırakacaksa, üzerinize yazılan şudur: ana-babaya, akrabaya, örfe uygun vasiyette bulunmak. takva sahiplerini üstüne bir hak olarak…
    2 – bakara suresi – 180

    yukarıdaki ayette görüleceği gibi inananlara uygun bir biçimde ölmeden önce vasiyet etmeleri tavsiye edilmektedir. kuran’a göre din ile ilgili olarak neyin ‘uygun’ olduğunu nasıl davranmanın ‘uygun’ olduğunu yine kuran ayetlerinden öğreniriz. arapça ‘örf’ kelimesi türkçe kuran çevirisine aynen aktarıldığında ise ‘örf’ kelimesinin türkçedeki kullanımı nedeniyle, allah’ın inananlara kuran ayetlerinden bağımsız belirli bir dönemde ve coğrafyadaki bir topluluğun alışkanlıklarına göre davranılmasını emrettiği gibi bir durum anlaşılır. bu durum hem ayetin gerçek anlamına uygun değildir hem de kuran’daki başka bazı ayetler ile çelişkili bir durum oluşturur. çünkü kuran’da bahsedilen pek çok geçmiş kavimde peygamberlerin o kavmin dinle çelişen örf, adet ve geleneklerine karşı çıktığı ve onları yıkmaya çalıştığı görülür.