şükela:  tümü | bugün
  • 20. yüzyıl başında ilk kez guillaume apollinaire'in kullandığı, robert delaunay'ın uygulamaya geçirdiği terim. kübist akım içinde sayılır. (bkz: eşzamanlılık)
    "renk kuramlarının, betimsel olmayan salt soyut renk uyumlarına dönüştürülmesi"**.

    (bkz: francis picabia)
    (bkz: fernand leger)
  • orfizm (nadiren orfikizm) eski yunanistan'da gizemli bir mitolojik din. mitik orpheus'un kurduğu söylenir. orpheus hadesin yer altı dünyasına gitmiş ve dönmüştü.

    birçok din gibi orfikler de öteki dünya hakkında vaatler verirler.

    bazı tarihçilerin bu din hakkında görüş ayrımı vardır. hades'in dünyasına gidip de geri dönmeleri ve bu durumda öteki dünyanın avantajlarını savunmaları, erken hristiyanlığı etkilemiş olabilir.
  • orfizmin mythosu şöyledir : başlangıçta khronos (zaman) evreni yarattı. evrenden tanrı phanes doğdu. hem erkek hem dişi olan phanes, nyks'i (gece) doğurdu; onunla birleşerek gaia (toprak), uranos (gök), kronos'u (titan) dünyaya getirdi. kronos'un oğlu zeus, phanes'i yutarak dünya egemenliğini ele geçirdi. zeus kızı persephone - demeter ile birleşip dionysos-zagreus'u yarattı. dionysos-zagreus, titanlar tarafından parçalandı, yutuldu. bunun üzerine zeus, yıldırımlarının alevleriyle titanları mahvetti. ama titanların külünden insan soyu vücuda geldi. insan soyundan titanların kötü, yutulmuş dionysos çocuğun tanrısal iyi huyları birleşti. athena, parçalanan çocuğun yüreğini kurtarmıştı, zeus bu yüreği yedi, sonra da dionysos-lyseus'u (kurtarıcı) yarattı.
    insandaki tanrısal ruh, bedende (soma) bir mezarda (sema) gibi hapistir, öte dünyaya kavuşmaya çabalar. dionysik taraf, titanik unsurlardan temizlenmek ister. bunun için de ruh, günahından temizlenmek üzere, birçok vücutlarda dolaşır. arınma, dürüst bir yaşayış, canlıların verdikleri besinlerden (et, yumurta) el çekiş sayesinde olacaktır. iyileri mutlu bir öte dünya bekler, kötülerse ölüler hakiminin karşısına çıkacaklar, tartaros bataklığına götürüleceklerdir.
  • orpheus, efsanevi bir yunan ozanıdır. gerçekten böyle biri yaşamış mı bilinmiyor.adı orpheus efsanesiyle bilinir. rivayete göre çok yetenekli, son derece güzel sözler söyleyen bir ozandır. karısına da çok aşıktır. beraber mutlu bir hayat sürmektedirler. bir gün karısı ölür. orpheus, bu acıya dayanamaz ve divane olur. çok acıklı, iç yakan şiirler yazmaya,söylemeye başlar. tanrılar bu duruma daha fazla dayanamayıp onu yanlarına alırlar. karısını ona geri vereceklerini ama karısı arkada kendi önce sadece çıkıp gitmesini şart koşarlar. ne olursa olsun asla dönüp arkasına bakmaması gerektiğini söylerler. o da söz verir. sıra bunu yerine getirmeye geldiğinde, insanı merak duygusuna yenilerek karısının gerçekten arkasında olup olmadığını görmek için arkasına dönüp bakar. ve karısını görür. bu aynı zamanda onu son görüşü olmuştur. bir daha onu sonsuza dek göremeyecektir. sözünü tutmadığı için tanrılar onu kovarlar. bu yüzden tanrıların dışladıklarına '' orfik'' denir.

    orfik tarikatlarda ana unsur beden-ruh,kadın-erkek vs ilişkileridir. pisagor'un beden-ruh üzerinde durması bununla ilgilidir. kadını da kabul eden, onun da düşüneceğini varsayan ilk tarikattır. ayrıca kolektif yaşamı esas alan ilk felsefe okuludur. oraya gelen herkes, herşeyini kapıda bırakır.

    islam'da da bu tür tarikatler vardır. örneğin; hurufiler.ebcet hesabını en mükemmel şekilde kullanan bu tarikattır. çok ünlü filozofları vardır. (bkz: muhiddin-i arabi)
  • soyut kübizm akımı.

    favori resmim.
  • geçmişte yaşayıp yaşamadığını kesin olarak bilinmeyen orpheus yunan dünyasının en eski şairlerinden biri olarak kabul edilmektedir. söylediği şiirlerle vahşi hayvanların sakinleştiği, doğanın huzur bulduğu ve cansız varlıkların dahi büyülendiği efsanesi anlatılagelmiştir.

    kendisinden geriye kalan öğretisi ezoterik bir öğreti olarak tasnif edilmiştir. öğretinin temel felsefesinde ruhun ölümsüzlüğü ve bu dünyanın önemsizliği yer almaktadır. elzem olan ölümden sonraki dünyadır ve asıl başlangıç da budur. ruhun huzur bulabilmesi için metansomatoz (ruhun farklı bedenlerde var olması) ile kendini arındırması gerekmektedir. huzur bulamayan ruhlar hades'e gittiklerinde büyük acılar çekecek ve farklı bir bedende tekrar dünyaya gönderilecektir. zira ancak kendini arındırabilen ruhlar altın soylu olur ve huzura erişirler.

    bu öğretinin müritlerinin et yemeleri, intihar etmeleri ve bazı bakliyat türlerini yemeleri kesinlikle yasaktır.

    bu öğretinin müritleri platon tarafından sapkın kişiler olarak tanımlanmışlardır.
  • 20. yüzyıl başında yaşam tarzlarındaki çeşitlilik sanata da yansımış; yeni gerçekliği ifade etmeye çalışan sanatçılar birbirlerinden çok farklı yöntemlere başvurarak birbirine paralel yeni üsluplar geliştirmişlerdir. bu durum sanatta birbirini takip eden, birbirinden etkilenen ya da birbirinin içinden doğan akımların değil, farklı yöndeki akımların ortaya çıkmasında etken olmuştur. orfizm de bunlardan biridir.