şükela:  tümü | bugün soru sor
  • aynı zamanda organ bağışı konusunda belçika'nın uyguladığı politikadır. modelin geçerli olduğu yerlerde %90'ın üzerinde seyrediyor bağış.
  • bir, bana yaratanın verdikleri ile haram yiyecek, günah işleyecek, bana yazılacak.
    iki, ben gözsüz, kulaksız, böbreksiz öte dünyada ne yapacağım.
    kimse bu cahilliği aşmadan organ bağışını artıramaz.
    ülke başında bulunanlardan bir tanesinin, organ bağışına destek verdiğini gördünüz mü?
    kafa aynı şekile çalıştığı için mümkün değil.
    yine bağış işi ateistlere kaldı.

    edit: bir devlet büyüğü bağış yaptığını açıklasa, mesela başbakan. organ bağısında patlama yaşanır. hatta en yüksek orana ulaşabilir. çözüm bu.
  • güzel bir öneri. öldükten sonra organları toprakta nadasa bırakmanın bir alemi yok. verin gitsin. insanlar o kadar bencil ki, ölü bedenlerini bile başkasına bağışlamıyorlar. aha buraya yazıyorum. ben öldüğümde bedenimdeki organlar ihtiyaç sahiplerine verilsin. kalan kısım da bilimsel araştırmalarda kadavra olarak kullanılsın. bu kadar basit
  • kasksız motosiklet kullananlar, otomatik olarak organlarını bağışlamış sayılsın.

    bildiğiniz gibi bu mosiklet denilen alet iyidir hoştur da; beyin ölümü gerçekleştirip diğer organları kullanıma açmak konusunda da oldukça etkili birşey. bir de bir insan bunu kafasını korumadan kullanıyorsa; bu baya, "organlarımı bir an önce bağışlamak istiyorum" anlamına gelir.
  • türkiye için yaptırımı çok zor olan düzenlemedir.

    muhtemelen bu başlığın altına gelip dalga geçecek ya da triplerden triplere girip "olmaz öyle, rerererörörörö" diyecek insanlar için peşinen yazmak istediğim bir şey var.

    organ nakli olmazsa 1-2 sene içinde çok sıkıntılı bir sürece girecek biri olarak diyorum ki yarın sabah uyandığında sen de bir organ bağışına muhtaç olabilirsin.
    hayat...

    2 sene sonra gelen edit:

    nakil olarak tekrar sağlığıma kavuştum. tanımadığım birinden dünyanın en güzel hediyesini aldım. "organ bağışı hayat kurtarır" sözünün canlı bir kanıtıyım artık :)
  • bahsi geçen öneri bir nebze katkı sağlayacaktır ama yine de en iyisi organ mafyası olmayan ve organ bekleyen hastası da olmayan şeriatçı iran modelidir.

    özellikle şeriatçı olduğunu beliritiyorum ki hala ve hala ülkede ki organ bağışı yetersizliğini islam'a bağlayan hadsizler gidip bir araştırsın okusun.

    ek bilgi;

    organ nakli serbest ve isteyen istediğine organ verebiliyor, ve bu devlet kontrolünde yapılıyor.

    ve organ bağışlayan kişi yaşamının sonuna kadar devletin sağlık hizmetlerinden ücretsiz faydalanıyor ve sanırım bir miktar da devletten yardım alıyor.

    bundan dolayı organ nakli bekleyen insan iran da yok kadar.

    big in umuttepe'nin özel isteği.
  • türkiye'de organ bağışı için halen geçerli sistem opt-in denilen sistemdir. organı aktif olarak bağışlamak gerekmektedir. bağışlamak yetmemekte, beyin ölümü tanısı konmuş şahısların ailesinden de izin alınmaktadır. türkiye'de ailelerin onay oranı halen %20-25 arasındadır ve zaman zaman daha da düşmektedir (kaynak: organ nakil koordinatörleri derneği, 2013). yani siz organlarınızı bağışlasanız bile, aile %75 olasılıkla izin vermeyecektir. bu sistem avrupa'da da kullanılmakta ve örneğin almanya'da milyon nüfus başına 16 donör (16 pmp) elde edilmekteyken (http://en.wikipedia.org/wiki/organ_donation), türkiye'de bu oran son 10 yılda 3,5'tan 4.7'ye gelebilmiştir (kaynak: sağlık bakanlığı tedavi hizmetleri genel müdürlüğü, organ nakli şubesi, 2013). opt-out ise organların sahibinin öncelikle devlet olduğu mantığıyla işler, kabul etmeyen kendini organ bağışçılığından çıkarır. bunun uygulanması kimi ülkelerde aile onayını yine de gerektirirken (soft opt-out - tc sağlık bakanlığı bir süre önce bu sistemi getireceklerini dile getirmiş, sonradan geri çekmiştir), bazı ülkelerde ise siz kendinizi opt-out etmediyseniz ailenize sorulmasına gerek olmadan organlar alınabilmektedir (hard opt-out). soft opt-out modelinin en başarılı işlediği ülkeler arasında ispanya bulunmaktadır ki bağış oranı 34 pmp civarında gezinmektedir. yine aynı sistemi avusturya kullanarak 21 pmp gibi bir oran tutturmuş durumdadır. bu modelin türkiye'ye uygulanması teorik olarak mümkün olabilir, ancak aile onayının oranları değişmedikçe, yani toplumsal bilinç artırılmadıkça, beyin ölümünün ölüm olarak kabul edilmesinde -bizzat ilk tanıyı koyması gereken yoğun bakımcılar tarafından bile- zorluklar yaşandıkça sistemlerin değişmesi çok fazla bir işe yaramayacaktır.

    her hangi bir düzenlemenin organ bağışı sorununu ortadan kaldırılması için, öncelikle ailelerin -ve ilgili hekimlerin- beyin ölümünün ölüm olduğunu (koma değildir, koma saksıdaki bir çiçekle sembolize edilirken, beyin ölümü vazodaki bir çiçeğe benzetilmektedir) içselleştirilmesi gerekmekte ve toplumun da bilgilendirme, eğitim ve bilinçlendirme ile aile onay oranlarının artmasını sağlaması gerekmektedir.

    edit: ek olarak, opt-out yöntemi ingiltere tarafından ele alınıp incelenmiş ve bağışı artırma potansiyelinin çok yüksek olmayacağı sonucuna varılmıştır.
  • mantıklı, ancak etik olmayacak düzenleme. şimdi bunu yapsan yurdum insanının nerden haberi olacak nerden bilecek gidip başvurmayı falan, adam sırf üşendiği için yapmaz hatta. gönül ister ki organ bağışı bizde de %90lara çıksın, ama tıp etiği diye bir sorumluluğumuz da var kardeş.