şükela:  tümü | bugün
  • işletme mastırına başlayana kadar sadece yasadışı amaçlı kurulabileceğini düşündüğüm şey.. öyle bi neslin çocuklarıyız ki.. biraz da salak olunca..
  • takım ve ekip çalışması gibi, organize olmak, sayısız insanı tek vücut haline getirmek, amaçlara aynı veriyle daha kısa sürede varabilmeyi amaçlamak...

    aslen ise işin bokunu çıkarmak. zaten var olan ama uygulanamayan bir şeyi kağıt üzerinde uygulanmasının gerektiğini gösterip onun olmasını beklemek. adına da örgüt demek.. üzerinde dersler verilir bir de ülkemin üniversitelerinde. aslında olmadığına inanılan örgüt değildir, kızılan ise öğrenerek zaten var olan bir şeyi değiştiremeyeceğin o 'şey'leri öğretmeye çalışması, dillendirmesidir insanların. dersin bir konusudur örgüt kültürü.. misal, her örgütün her bir tekil birey gibi her aile ve her ülkenin genel adabı gibi bir kültürü olduğu öğretilir. bu içten çelimsiz boş ama dışından alev alev yanan 'örgüt kültürü' hakkında bilgi sahibi olma durumu gencimizi şişirir, belli uzuvları sırf bu bilgi gücünden otürü tavan yapar, klüpler oluşturur, kendi çapında örgüt filan yapar, kendini topluma, hizmete filan adar hiçbir şey yapamazsa..
    sonuç mu? 3 kişinin çalıştığı bir dükkana girersin. herkesin rolünün belli olduğunu görürsün, çayları ahmet yapar, bardakları şerife yıkar, patrona süleyman yavşar. dükkanın içinde bir kardeşlik havası sezersin, öyle ki hanım var bayan var dinlenmeden beraber bel altı espri yapılır topyekün gülünür, küfürler normal bir hal alır günlük konuşmalarda, yeri geldiğinde de deniz kıyısında modern bir restoranda mum ışığında yemek yer bu üçlü yine bayan faktörüyle, yani tıpkı okulda öğretilen gibi.. bir kültür vardır o 3 kişilik iş alanında. kendiliğinden oluşan bu kültürün adı örgüt kültürüdür. işin pis kısmı ise bu 3 kişiden 3 ünün de düz lise mezunu olmasıdır. örgüt kelimesini 'terör' den ayrı kullanamayan insanların var olduğu bu mekanda, öğretilme gereği duymaksızın en alasından bir kültür oluşmuştur. ve sonraki fark ise bu adamların sektöre senden asgari bi 4 sene önce girmelerinin verdiği avantajdır..

    örgüt, kendisinin varlığından haberdar olan kişilerce oluşturulmaya başlandığı vakit doğuştan itici olur. örgütün, bilinse de bilinmese de, orda 'örgüt' diye bir şeyin olmasının gerektiğini bilen biri tarafından yürütüldüğü çok az örgüt vardır günümüzde. bu gücü içinde taşıyan ender sayıda kişi ise 'liderlik' koltuklarında oturur bunların.
  • 1980 sonrası türkiye'sinin insanlarının algısına "kötü" imgesi yerleştirilen kelime. oysa ki bir amaç uğruna biraraya gelmiş insanları temsil eder bu kelime. her şirket veya üniversite de bir örgüttür. akademik yazım dilinde halen bolca kullanılan bir kelimedir. günlük hayatta bu kelimeyi duyup da sizinle dalga geçen ve sizin yasadışı iş yaptığınızı düşünen biri varsa oradan koşar adımlarla uzaklaşıp hayatınıza kaldığı yerden devam edebilirsiniz.
  • aşağıdaki gibi kullanılması durumunda anlam karmaşası yaratan kelimedir:
    (bkz: kpmg örgütü)
    (bkz: deloitte örgütü)
    (bkz: pwc örgütü)
    (bkz: eny örgütü)

    baş denetçi, elebaşı falandır.
  • sevan nişanyan kelimenini etimolojisi ile ilgili şöyle demiş:

    --- spoiler ---

    ? fr organisation sözcüğünden serbest çağrışım yoluyla türetilip güneş dil teorisi uyarınca ttü ör- fiiliyle irtibatlandırılmıştır. +git ekinin veya ada eklenen +it ekinin işlevi belirsizdir.

    --- spoiler ---

    http://www.nisanyansozluk.com/?k=örgüt
  • (bkz: #25792028)
  • ülkemizde ileri demokrasi diktasını uygulamada kullanılan enstrümanlardan birinin jokeridir.

    geçmiş yıllarda yapılan yasal düzenlemelerle de bu kapsamdan terör veya suç örgütüne dönüşmek çocuk oyuncağından kolay hale gelmiştir.
    ergenekon, şike, izmir bu kapsama alınıp sürüm sürümdürülürken, hrant dink cinayeti mesekla örgütlü suç olarak görülmemiştir.

    işin komik yanı, bizler bu düzenlemeler yapılırken hedefte pkk ve oluşumlarının olduğunu/olacağını düşünmüştük.
    oysa şimdi en ufak bir oluşumu bile örgüt halinde değerlendirip suçla ilişkilendiren ve peşine düşen bir adli yapımız var.

    (ara: suç örgütü)

    (ara: terör örgütü)
  • iki sevgili arasında yaşanan anarşiyi hiç bir örgüt üstlenmez.
  • cezası arttırılmak istenen kaka çocuk bireylerin otomatikman dahil edildiği oluşum.
  • 'örgüt' mantığını kavramadan anlaşılamayacak oluşum.

    bir terör örgütü ya da marksist, radikal islamcı gibi bir ideoloji üzerine kurulu örgütlerdeki insanların yaptıkları şeyler, en basit tabirle normal şeyler değildir. sıradan bir insan için 'ölümüne' herhangi bir şey için savaşmak çok çok zordur. bunun da en temel nedeni 'kaybedecek şeylerinin' olmasıdır. bunları da aile, para, kurulu düzeni, rahatı gibi değerler olarak sıralayabiliriz. işte bir örgüt, bünyesinde barındırdığı insanları insandan teröriste dönüştürürken bu değerleri yok etmelidir. bunun içinse akademiler kurar*, kitaplar okutur ve en önemlisi ise yeni bir 'aile' oluşturur. bunu sol örgütler yoldaş kavramıyla radikal islamcı kesimler din kardeşçiliğiyle, faşist örgütler ise ırkdaşlıkla yapar. liste örgütün çeşidine göre daha da uzayabilir tabi ama asıl mantık örgüt mensubunun ailesiyle bağını yok edip yerine ona yeni bir aile olarak örgütü sunmaktır. bunu da ona üst bir kimlik olarak dava arkadaşlığını sunarak ve mevcut ailesini aşağılayarak* yapar. bu tip eğitimler ve oluşturulan 'yeni kişilik'lerle artık örgüte giren insan bir terörist olur. bundan sonrasında ise insanın yapamayacağı şeyleri yapabilen yeni bir varlık vardır elinizde: terörist. kaybedeceği bir şeyi olmayan ama içinde bulunduğu örgüt ideolojisinin egemen olması için gerektiğinde canını verebilecek bir varlık. çünkü kaybedeceği bir şeyi yoktur ama örgütü emellerine ulaştırabilirse sahip olduğu ideolojinin egemen hale gelmesiyle kazanacağı bir şey vardır; hayalini kurduğu dünya. bu nedenle pkk'yı kimse kandil'de aramasın. pkk, akademilerdedir. kandil'dekileri değiştiremezsin.

    bu örgüt mekanizmasını pkk odaklı anlattım ama sen bu şablonu alıp türkiye devleti'ne de oturtabilirsin. gönüllü olarak doğu'ya gidip şehit olan askerin şehit olma macerası da aynıdır. bahsettiğim değerlerini içinde bulunduğu örgüt olan devletin kendisine sunduğu yeni kimlik sonucu unutuyor. artık o asker olmuş oluyor. kaybedecek bir şeyi yok. ama devletin kendisine sunduğu düşmanı yok edebilirse ülkesinin refaha kavuşacağına dair bir hayali var, kazanmayı umut ettiği.