şükela:  tümü | bugün
  • du$unce tarihi adinda fena olmayan bir kitaba sahip ki$ilik .
  • ekonomi sözlüğü, felsefe sözlüğü, inanç sözlüğü gibi bir sürü sözlük yazmıştır bu amca.
  • adam yazmi$ aferim de dizin kismini hic tutturamami$. aradigin bir$eyi bulmak zor. sonra tesadufen rastlayabiliyorsunuz.
  • george politzer'in türkiye subesi. su anlamda: felsefe ile yeni ilgilenmeye niyetlenmis birisi hata eder de bu adamlarla baslarsa, felsefenin ne ve filozoflarin kimler oldugu hakkinda ipe sapa gelmez yorumlari** genel gecer, felsefe aleminde kabul edilen seyler zannedebilir. adam felsefe ansiklopedisi yerine "marksist felsefe ansiklopedisi" olarak yazsa yazdiklarini -eh bi derece. gerci o zaman bile heidegger, husserl, nietzsche, albert camus (daha gider bu) hakkinda yazdiklari (hakaret üzerine hakaret) ansiklopedi konseptinin limitini asar bence ya...
  • hikayeci felsefe ve bilim anlayışının türkiye şubesi.
  • bu insan bir felsefe sözlügü yazmistir.
    aslinda felsefe sözlügü yerine 'felsefeye marksist bir bakis' olsaydi, hic bir sorun olmayacakti belki. pek cok yazar yazdigi esere kendi öznelliginden bir kuple taraf iceri sarkitir. türkiyenin en iyisi ve yurt disinda cevrilmis, felsefede okuyan inanlarin odevlerinin kaynagi olmasindan dolayi butun felsefe hocalarinin nefret ettigi macit gökberk dahi yanli yazmistir. aksi imkansizdir. lakin, bu yanli yazmak degil, marksizm ekseninde felsefi kavramlari incelemektir. bambaska bir sey olmustur. örneklendireyim hemen;

    varolusculuk: anamalci üretim düzeninin dünya capindaki büyük bunalimyillarinda(1930'larda) bu bunalimin burjuvakafasindaki yansimasindan olu$mu$tur. ..... . . danimarkali gizemci soeren aabye kierkegaard (1813-1855)'in dinsel gizemsel varsayimlarina yapismislar ve bu abuksubuklardan elbirligiyle bir moda felsefe olusturmaya calismislardir. ..

    daha da ilginc bir ayrinti vardir bu sozlukte. cok ilginctir, marksizm konusu islenmemistir. bunun da yaninda, karl marx'a gonderme yaparken ismini hic bir zaman zikretmez. soyle der, ünlü bir diyalekticinin belirttigi gibi. marx'i peygamberlestirip putlastirmistir. bütün kavramlari materyalizm veya diyalektik materyalizm dogrultusunda aciklayacaksin, marksizmi ve marx'i anmaktan kacinacaksin. boyle bir mantigin adini da koyabilmis degilim. eytisimsel ozdekcilik* ile anlatilan tamamen marx-engels'in oznel dusunceleriyken adini vermekten kacinacaksin.

    tarafli olmasi, bazi isimlerin gecmemesi gibi ayrintilarin disinda güzel bir sozluktur. lakin, okur kandirilmistir. felsefe sozlugu degildir. kisisel olarak iceride bulunan fikirlerin pek coguna katilsam da nesnel acidan yanlis ve hatali bir sözlügün yazaridir kendileri.
  • çok çalışkan biri oldugunu, teslim etmemiz gereken düşünür.
    fakat antimatter de isbetle belirttiği gibi, felsefe öğrenmek için orhan hançerlioğlu okumak, bahtsız bir başlangıçtır.
    (tıpkı klasik türk musıkisini merak edip de nevzat atlığ, dinlemek gibi!)
    hazret bana oğuz atay'ın günlüğündeki "türk aydını" tipolojisini hatırlatır. "halktan ayrılmak için konuştukları kelimeleri bile değiştiren zümreler." (hafıza-i beşer; elbet şaşar... mealen buna benzer birşey söyler rahmetli!)
    ancak tüm bu olumsuzluklar, gerek hançerlioğlu ve gerekse atlığ'daki azmi görmemezlikten gelmemize sebep olmamalı. unutmamak lazımdır ki, bu insanlara duyulan tepki bile eser verdikleri dallardaki ilerlemeye sebep olmuştur.
  • roman da yazmıştır. hatta bunları toplu romanları olarak iki cilt halinde bastırmıştır. bütün kahramanlarının adının ali olduğu, ali adlı bir romanı bunların en ünlülerindendir.

    edit: karacan yayınları tarafından 1981'de basılan bütün romanları'nin birinci cildi karanlık dünya, büyük balıklar, oyun ve ekilmemiş topraklar adlı romanlarını, ikinci cildi ise ali, kutu kutu içinde, yedinci gün ve bordamıza vuran deniz adlı romanlarını ihtiva eder.

    aslında kitapların boyutu gözönünde bulundurulduğunda bunlara bütün romancıkları veya bütün uzun öyküleri de denebilir. sırıtmaz.
  • felsefe sözlüğü ortaokul zamanımda felsefi terimler konusunda hap niyetine fikirler edinmek adına epey bi idare etti. orjinal bir eser değil biliyorum ama sezarın hakkı sezara, materyalizm, idealizm, töz, tin hep ondan öğrendik. öyküleri içinse (bkz: zaman kaybı)